USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

13 Mayıs 2026 17:46

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 17:44

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 17:44

Güncelleme Tarihi:

13 Mayıs 2026 17:46

Anadolu'nun gizemli şehri: Yeri yıllarca sır olarak kaldı, 1842'te Türkiye'de bulundu

Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde, Dalyan Deltası'nın labirent benzeri sazlıkları arasında yükselen Kaunos Antik Kenti, Anadolu'nun en özgün ve gizemli duraklarından biri. Hem UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki veriler hem de 60. yılına giren kazı çalışmalarından elde edilen güncel bilgiler, bu kentin neden "eşsiz" olduğunu söylüyor.

Anadolu'nun gizemli şehri: Yeri yıllarca sır olarak kaldı, 1842'te Türkiye'de bulundu

UNESCO kayıtlarına göre Kaunoslular, kendilerine özgü dilleri, gelenekleri ve inançlarıyla Anadolu'nun yerli bir halkıydı. Likya yazılarında Ksibde, çevre şehirlerin yazıtlarında ise Kbid olarak anılan bu medeniyet alfabelerindeki özgün harflerle Karya ve Likya arasında kendilerine özgü bir kültürel ada oluşturmuşlardı. Pers istilasına (Xanthos ile birlikte) iki şehirden biri olmaları, onların bağımsızlıklarına olan düşkünlüklerinin bir kanıtı.

Bilim dünyası Kaunos'un varlığını antik metinlerden biliyordu ancak şehrin tam konumu yüzyıllarca bir sır olarak kaldı. UNESCO'ya göre bu gizem, 1842 yılında İngiliz arkeolog Hoskyn'in şehri keşfetmesiyle çözüldü.

Antik çağda Akdeniz'in en stratejik ticaret limanlarından biri olan kent, iki limana sahipti: Güneydeki Küçük Kale limanı ve bugün Sülüklü Göl olarak bilinen iç liman. Ancak Dalyan Çayı'nın getirdiği alüvyonlar, kentin denizle bağını keserek limanları doldurdu. Bu coğrafi değişim kenti yoksullaştırsa da, 15. yüzyıldaki sıtma salgınıyla tamamen terk edilene kadar önemini korudu.

UNESCO, Kaunos'un gizemleri ve ilkleri için çok saydı not paylaşıyor. Bazıları şöyle:

"Yer yer 4 metre genişliğe ulaşan Kaunos şehir surları, harç kullanılmadan birbirine geçirilmiş yontulmuş taşlardan oluşmaktadır. İnşa edildikleri bölgenin dik topoğrafyası göz önüne alındığında, taşların bu kadar yüksek ve dik dağa nasıl taşındığı ve hangi teknolojinin kullanıldığı hala bir gizemdir."

"En görkemli kaya oyma mezarlar Kaunos'ta bulunurken, bunlar Kaunos'un yakınındaki diğer antik kentlerde de görülmektedir; bu da bu geleneğin Kaunos'tan yayıldığı fikrini ortaya koymaktadır."

"Bu şehir, dünyanın sadece bu bölgesinde yaşamış ve kendine özgü bir dili olan bir medeniyetin kanıtıdır."

"Balıklar Dağı'nın kireçtaşı dik yamacına oyulmuş kaya mezarları, güneybatı yönünde yedi farklı alanda gruplandırılmıştır. 167 mezar arasında en önemlileri Tapınak Cepheli olanlardır. Kaunos'a özgü bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle bu mezar türüne "Kaunos Tarzı Kaya Mezarları" adı verilmiştir."

"Üst terasın zirvesinde yer alan, 13,75 metre çapında, yuvarlak ve üç katlı bir yapı olan Ölçüm Platformu, üst kat dairesini 22,50 metrelik 16 sektöre bölen geometrik ağa bakıldığında, Augustus Dönemi'nin ünlü mimarı Vitvüvius'un kitabında bahsettiği rüzgar ölçüm platformu olduğu anlaşılıyor.

Sokakların ve yolların rüzgar yönlerine göre konumlandırılması için kullanıldığı bilinen bu yapı, arkeolojide de bir ilk olma özelliğini taşıyor."

Ölçüm Platformu kentin cadde ve sokaklarının rüzgar yönüne göre kurulduğunu kanıtlayan, arkeoloji dünyasındaki ilk somut belgedir.

Kaunos, antik çağda önemli bir tuz üretim merkeziydi ve burada üretilen tuzun o dönemde göz merhemi yapımında kullanıldığı tespit edilmiştir.

"Antik tiyatrolarda kullanılan ve "kendi ekseni etrafında dönen" anlamına gelen Periaktos adı verilen döner perde sisteminin tek örneği Kaunos Tiyatrosu'nda bulunmuştur."

"İztuzu sahilinde kazılan tuz tavası (Sal Caunitis), Anadolu'da antik çağ tuz üretimi ve tuz ekonomisine ışık tutacak ilk arkeolojik kayıttır. Bu kalıntı sayesinde, yalnızca antik yazarlar aracılığıyla öğrendiğimiz bir tuz üretim merkezinin mimari tasarımını artık biliyoruz."

KAZILAR 60 YILDIR DEVAM EDİYOR

3 bin yıllık tarihin izlerini taşıyan Kaunos Antik Kenti'nde Prof. Dr. Baki Öğün başkanlığında 1966 yılında başlayan kazı çalışmaları 60 yıldır aralıksız devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan antik kent, kaya mezarları, 5 bin kişilik tiyatro, bazilika, hamam, agora, Demeter, Apollon ve Artemis'e adanmış kutsal alanlar ve son yıllarda gün yüzüne çıkan Türk ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan yapı ve buluntularıyla ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

Kayalara oyulmuş kovuklar, antik limana yanaşan gemilere yol göstermek için dev fener ateşlerinin yakıldığı yerler olarak kullanılmıştır.

2000 yılında Kaunos Antik Kenti Kazı Başkanı olan Prof. Dr. Cengiz Işık, bu görevi 2021 yılında öğrencisi Doç. Dr. Ufuk Çörtük'e devretti.

İLK DEFA RASTLANDI

Çörtük başkanlığında yürütülen çalışmalarda son dönemde özellikle kazıların ağırlıklı olarak sürdüğü arkaik sur içi manastır alanında çoğu kentte ilk defa rastlanılan malzeme ve yapılar gün yüzüne çıkarıldı.

Çörtük, 6 Mayıs 2026'da AA'da yer alan röportajında 1966 yılında başlayan kazıların üçüncü kuşak kazı başkanı olarak hocalarının izinden Kaunos'a hizmet etmeye devam ettiğini söyledi.

Bu yıl Kaunos kazılarının 60'ıncı yılı olduğuna işaret eden Çörtük, "Tabii dile kolay. 60 yıldır kesintisiz devam eden bir kazıdan bahsediyorum. Her yıl kazı faaliyetlerinin, restorasyon, koruma faaliyetlerinin sürdürüldüğü bir dönemden bahsediyorum bu çok önemli." dedi.

Çörtük, Kaunos'ta yarım yüzyılı aşkın süre içerisinde çok önemli tarihi yapıların ortaya çıkarıldığını belirterek, çalışmalara Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Muğla Valiliği, YİKOB tarafından destek verildiğini dile getirdi.

"3 bin 250 metrekarelik bir kompleksi kazıyoruz"

Bu yıl da kazıları 2022'de bitki örtüsünden temizledikleri ve küçük bir sondajla çalışmalara başladıkları arkaik sur içi manastır alanında sürdüreceklerini ifade eden Çörtük, bölgenin yaklaşık 3 bin 250 metrekarelik bir alana yayılan kompleks bir yapı olduğunu kaydetti.

Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan antik kent, kaya mezarları, 5 bin kişilik tiyatro, bazilika, hamam, agora, Demeter, Apollon ve Artemis'e adanmış kutsal alanlar ve son yıllarda gün yüzüne çıkan Türk ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan yapı ve buluntularıyla ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. ⁠Kazı Başkanı Doç. Dr. Ufuk Çörtük, açıklama yaptı.

Alanın içerisinde sarnıçlar, tonozlu mekanlar, birkaç odadan oluşan yapı grupları ile küçük dar sokakların bulunduğuna işaret eden Çörtük, "Arkaik sur içi manastır alanında 3 yıl içinde elde ettiğimiz veriler kentin gerek dip tarihi gerekse son kullanım süreciyle ilgili güzel veriler sundu. Bakalım 2026 yılı toprak altında gizlediği neleri bize sunacak. Heyecanla kazı dönemimizi açıp güzel buluntularla, arkeolojiye yeni güzel verileri paylaşmayı bekliyoruz." diye konuştu.

Çörtük, Kaunos'ta yarım yüzyıl içerisinde çok önemli tarihi yapıların ortaya çıkarıldığını ancak bu dönem ulaşılan buluntuların kent belleğine yeni bir heyecan getirdiğini ifade etti.

Bu makalenin ardından Türkiye'nin tarihi kaleleri sayfamız da ilginizi çekebilir.

Türkiye'de 185 metre yükseklikteki kale: Ziyarete açılıyor, gece de görülebilecek

Türkiye'deki en büyük kalelerden: Akdeniz'in binlerce yıllık tanığı

Görkemli kalesi, az bilinen hazineleriyle binlerce yıllık Anadolu kenti

Ünlü 'Baba' filmiyle kaderi değişen köy

EN ÇOK OKUNANLAR