
2025'ten 2026'ya geçişte üretim sektöründe küresel tedarik zinciri aksamalarının devam ettiği ve otomasyonun kademeli olarak ilerlediği dikkat çekiyor. Bu noktada üreticiler, karşılaştıkları zorlukları bertaraf etmek, üretim süreçlerini iyileştirmek ve verimliliklerini artırmak için ileri teknolojiden destek alıyor. Üretim endüstrisi trendlerinin büyük ölçüde teknolojik gelişmeler, pazar ihtiyaçları ve işletmenin hedefleri tarafından yönlendirildiğini dile getiren Advanced Technology Services CEO'su Jeff Owens, "2025 yılında yatırım planlamasını etkileyen en büyük sorunlardan bazıları enerji dalgalanmaları, jeopolitik çatışmalar ve faiz oranı baskılarıydı. Temkinli büyüme, tedarik zincirlerinin istikrara kavuşması ve hızlı dijital dönüşüme odaklanılan bir yılı geride bıraktık. 2026 yılı ise dayanıklılığa, ölçeklenebilirliğe ve daha akıllı ve otonom operasyonlara işaret ediyor" diyor. Owens, bu noktadan yola çıkarak 2026'da ulusal ve global perspektifte üretim teknolojilerine yön verecek trendleri sekiz başlık altında topluyor.
1. AKILLI FABRİKALAR İLE SÜREÇ OPTİMİZASYONU
Fabrikalar ve üretim tesisleri, veri analitiğinin ve makineler ile merkezi izleme araçları arasındaki iletişimin tüm potansiyelinden yararlanan tam teşekküllü sistemlere geçti.
Eski ekipmanlar aşamalı olarak devre dışı bırakılmaya devam ederken, yeni makineler yerleşik sensörler ve izleme araçlarıyla donatılıyor. Gelişmiş makine öğrenme yetenekleri ve gerçek zamanlı veri analitiği için entegre sistemler de dahil olmak üzere Endüstri 4.0'daki yeni gelişmeler, üreticilerin öngörücü bakım ve süreç optimizasyonu açısından ilerleme kaydetmelerini mümkün kılıyor. Örneğin, operatörler için yapay zeka destekli yardımcı pilotlar, ayrıntılı talimatları giyilebilir bir ekrana yerleştirmeyi mümkün kılıyor. Bu, basılı çıktılara başvurma ihtiyacını azaltıyor ve iş akışını sürdürüyor. Otonom izleme ayrıca kalite kontrolünü daha verimli hale getiriyor ve sensör teknolojisi, hatalardan ders çıkaran ve otomatik ayarlamalar yoluyla israfı azaltan kapalı döngü üretim sistemlerini mümkün kılıyor.
2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KARBON NÖTR UYGULAMALAR
Çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) konuları üreticiler için daha büyük bir endişe kaynağı haline geldikçe, sürdürülebilir üretim süreçlerinin ve karbon nötr uygulamaların önemi daha da belirginleşecek. Hükümet, belediye ve kurumsal sözleşmeler için sürdürülebilirlik gereksinimlerine ek olarak üreticiler ticari müşterilerden de daha fazla ESG gereksinimi bekleyebilirler. Karbon yakalama teknolojisine ve yenilenebilir enerjinin fabrika alanlarına entegrasyonuna olan ilgi de artıyor.
3. YAPAY ZEKA VE SANAL SÜREÇLER
Dijital ikizler, makine öğrenimi, yapay zeka, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi teknolojiler; üreticilerin uzaktan izleme, servis ve ekipman işletimini -tüm bunları yerinde bulunmaya gerek kalmadan- mümkün kılarak daha etkili ve verimli olmalarına yardımcı oluyor. Aslında bu teknoloji, tamamen otomatikleştirilmiş olan 'karanlık fabrika' olarak adlandırılan tesislerin geliştirilmesine yol açtı. 2026 yılında, makine öğrenme algoritmalarına dayalı olarak otomasyonu anında optimize etmek için gelişmiş yapay zekayı kullanan 'bilişsel otomasyon'da bir sıçrama yaşanması bekleniyor. Uç yapay zeka (Edge AI), modelleri bulutta değil, doğrudan cihazlarda çalıştırarak işlem gücünü üretim alanına daha da yaklaştırıyor.

4. VERİ ODAKLI BAKIM
Sensörler, uzaktan izleme, bağlantılı cihazlar ve nesnelerin interneti, son birkaç yıldır imalat sektöründeki dijital trendler listesinde yer alıyor. Sensörler yaygınlaştıkça; iletişim daha hızlı ve güvenilir hale geliyor ve üreticiler, öngörücü bakımı yönlendirmek için verileri kullanmanın daha etkili yollarını geliştiriyor. 5G ağları ve yapay zeka destekli kök neden analizi, üreticilere cihazlardan merkezi sunucuya daha fazla bilgi iletmek için gerekli bant genişliğini ve hızı sağlıyor. OEE panoları aracılığıyla sunulan bu bilgiyle donanmış olarak, maliyetli arıza sürelerini önlemek için daha da fazlasını yapmaları mümkün. Yeni tahmine dayalı analiz araçları ve ölçeklenebilir bakım analizleri, üreticilerin ekipmanlarının ömrünü optimize etmelerine ve her zamankinden daha uzun süre çevrim içi kalmalarına yardımcı olma potansiyeline de sahip.
5.TEDARİK ZİNCİRİNİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Son birkaç yıldır devam eden tedarik zinciri aksaklıkları, neredeyse her tesis ve işletme için normal statükonun ne kadar kırılgan olduğunu vurgulayarak dalgalanmalara yol açtı. Bu nedenle, 2026 yılında tedarik zincirinin sürekli izleme, yönetim ve iyileştirme alanı olarak öne çıkmaya devam etmesi ve tesislerin esneklik ve güvenilirlik eklerken aynı zamanda değeri korumak için yaratıcı yollar araması şaşırtıcı değil. Veri, bu araçlardan biri... Veri odaklı envanter tedarik yönetimi, daha önce bilinmeyen tedarik zinciri verimliliklerini belirlemenin etkili bir yolu. Üreticiler, tedarik zinciri ortamının belirsizliklerine daha hızlı uyum sağlamak ve öngörülemeyen aksaklıkları en aza indirmek için verileri kullanabilir. Jeopolitik risk modelleme araçları, üreticilerin dünya çapındaki istikrarsızlığın neden olduğu aksaklıkları öngörmelerine ve bunlara hazırlanmalarına yardımcı olmak için değerli bilgiler sağlıyor.
6. ODAK NOKTASININ B2B'DEN B2C'YE KAYMASI
Yeni üretim teknolojisi ve tedarik zinciri stratejilerindeki gelişmeler, birçok üreticinin tüketicilerle olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini mümkün kılıyor. Günümüzde birçok üretim şirketi, aracı olarak perakendecilere veya distribütörlere güvenmek yerine, ürünlerini e-ticaret platformları ve diğer yöntemler aracılığıyla doğrudan tüketiciye satıyor. Akıllı fabrikalar gibi üretimde ortaya çıkan teknoloji örnekleri, günümüzde daha fazla özelleştirme seçeneği sunarak üreticilerin tüketicilerle doğrudan bağlantı kurmaları için yeni fırsatlar yaratıyor.
7. 3D BASKI VE KATMANLI ÜRETİM
3D baskı teknolojisi ve diğer katmanlı üretim teknolojileri son yıllarda büyük ilerleme kaydetti ve eskisinden çok daha doğru, esnek ve uygun maliyetli hale geldi. Bu, son yıllarda imalat sektöründeki en önemli değişikliklerden biri oldu ve gelecekte de devam etmesi bekleniyor. Sadece hızlı prototipleme ve ürünlerin daha fazla özelleştirilmesine olanak sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve onarımları da çok daha hızlı ve kolay hale getirme potansiyeline sahip. Teknisyenler, bir depodan parça temin etmek için gereken sürenin çok daha kısa bir bölümünde yedek parça basabilir ve böylece arıza süresini minimuma indirebilirler.
8. ÜRETİMDE SİBER GÜVENLİK
Endüstriyel nesnelerin interneti (IIoT) teknolojisi, üretim sektöründe yer edinmeye devam ettikçe, bu sistemler tarafından kullanılan verilerin korunmasına daha fazla önem verilecek. Endüstriyel kontrol sistemlerini ve operasyonel teknoloji ağlarını hedef alan siber tehditler artıyor. Güvenlik önlemlerinin de buna paralel olarak bir adım ileriye gitmesi gerekiyor. Modern fabrika çok bağlantılı olduğundan, siber olaylar fiziksel arıza sürelerine neden olabilir.