USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

10 Nisan 2026 12:13

Yayın Tarihi:

10 Nisan 2026 12:13

“Birlikte değiştirelim, tek başımıza yeterli ve etkili değiliz”

İş insanı Münteha Adalı, Platin Portre için sorularımızı içtenlikle yanıtladı: “Bu hayattaki en temel gayem değiştirmek… Kabul etmediğim çok şey var. Kimse kimseyi anlamıyor. Halden anlamıyoruz, iyi ile kötüyü de ayırt edemiyoruz. Kötülüğün örgütlenme hızı her zaman çok yüksek, iyilik içinse süre gerekiyor. Kötü olan sorgulanmıyor ama iyi olan sorgulanıyor, arkasında ne var diye. Bu nedenle değiştirmek benim en büyük gayem. Birlikte değiştirelim, tek başımıza yeterli ve etkili değiliz”

“Birlikte değiştirelim, tek başımıza yeterli ve etkili değiliz”

Platin Portre köşemizde iş ve ekonomi dünyasından birbirinden değerli isimleri ağırlamaya devam ediyoruz. Nisan sayımızda da yine çok kıymetli bir portre ile okurlarımızın karşısındayız. İş insanı Münteha Adalı sahibi olduğu 39 Kalamış Marina Otel & Restoran'da ağırladı bizi ve aynı sahip olduğu enerjisi gibi içtenlikle yanıtladı sorularımızı. Gelin hep birlikte bu kıymetli portreyi daha yakından tanıyalım ve güçlü söylemlerine kulak verelim...

"EYLEME DÖKMEDİĞİM ŞEYİ DİLLENDİRMEYİ SEVMİYORUM"

*Münteha Hanım iş dışında neler yapmaktan keyif alırsınız? Hobileriniz, tutkularınız ve alışkanlıklarınız nedir? Sohbetimize böyle başlayalım...

Açıkçası iş dışında hobi tanımı olarak kabul edilen hobilerin hiçbirisi bende yok, çok fazla hobisi olan biri değilim. Yaptığım her iş benim için hobi. İş dışında en çok seyahat etmeyi seviyorum. Farklı coğrafyaları, farklı kültürleri görmek, insan olmanın ortak duygularını gözlemlemek çok keyifli. Bu durum bana ilham veriyor ve beni çeşitlendiriyor. 39 Kalamış Marina Otel & Restoran'ı açınca sanatla olan ilişkim dikkatleri çekti. Ancak benim sanata ve sanat eserlerine ilgim her zaman vardı. Otelimizin altında da eş zamanlı bir sanat galerisi açtık. Bu benim hiç bilinmeyen bir tarafımdı. Açıkçası ben eyleme dökmediğim şeyi dillendirmeyi çok sevmiyorum. Estetik kaygım her zaman çok yüksektir. Ancak çeşitli popüler veya ezber yargılarla ilgilenmiyorum, bunların benim için birer baskı unsuru oluşturmasına izin vermiyorum. Sanatla ilgili pandemi döneminde eğitim aldım. Neler anlatılıyor, neler konuşuluyor diye merak ettim. Genel olarak hayattaki her şeyi basite indirgeyip daha anlaşılır olmasına özen gösteriyorum. Yukarıdan konuştuğunuzda mesafe koyuyorsunuz, yataydan konuştuğunuzda ise herkes kendinden bir parça bulabiliyor düşüncesindeyim.

"KIZLARIMIZ İÇİN İYİ BİR KILAVUZ OLMAYA ÇALIŞIYORUM"

*Çocuklarınızla/ailenizle ilişkiniz ve diyaloğunuz nasıl? Onunla neler yapmaktan keyif alırsınız?

İki kızım var. İşteki Münteha ile evdeki Münteha'nın rollerini karıştırmamaya özen gösteriyorum. Kızlarımız için iyi bir dinleyici ve iyi bir kılavuz olmaya çalışıyorum. Ben söylüyorum ve onların anlayıp anlamadığını zaman içerisinde görüyorum. Ben kendi yolumu kendim seçtim ve çizdim. Onlarla seyahat etmeyi çok seviyorum, birbirimizle olan ilişkiyi epey güçlendiriyor. Şimdi büyük kızım ile çalışıyorum, farklı bir dönemi yaşıyoruz. Ben aile ile ilgili kuralları çok net hisseden ve neyi yapıp yapmayacağımı bilen biriydim. Hayatımda da bu hep böyle oldu. Şu an biz bir çekirdek aileyiz ama benim şansım kalabalıkta ve sokakta büyümekti. Şimdi ise öyle değil, bizim çocuklarımız daha izole bir yaşamla bugüne geldi...

"LÜTFEN VİCDANLI VE AHLAKLI OLUN"

*Çocuklarınıza küçüklüklerinden beri tekrar tekrar öğütlediğiniz konular var mıydı?

Çocuklarımı çok sevdim. Çok yoğun çalıştığım için de onlarla her bir araya geldiğimde onları çok öpen, şımartan biri oldum. Onlara hep şunu söyledim: Lütfen vicdanlı ve ahlaklı olun, lütfen kimseye önyargılı olmayın, halden anlayın ama altta da olmayın. Size ait olmayan hayatlar ve kişiler için zaman harcamayın. Bu sebeple çocuklarımın aile ve sosyal yaşamda ilişkilerinde saygılı ve şefkatli olmalarını istedim ve onları buna göre yetiştirmeye özen gösterdim.

"HER ZAMAN ÖĞRENME MERAKIMA HİZMET ETTİM"

*20'li yaşlardaki kendinize ne söylemek isterdiniz Münteha Hanım?

Çok hayal kuran biri değilim. Yolda önüme gelen fırsatları fark edip ona göre hizalanmayı ve odaklı çalışmayı seviyorum. Hiçbir zaman kendime baskı kurmadım ve her zaman öğrenme merakıma hizmet ettim. Bu nedenle her ne yaptıysam bendim, olması gerektiği durumlara hizmet ettim. Keşke demeyi de sevmediğim için kendime, "Çok çalıştın be Münteha, ne yaptıysan en doğrusunu yapmışsındır" diyorum.

(Münteha Adalı ve Ali Demirtaş)

"KİMSE KİMSEYİ ANLAMIYOR"

*Bu hayattaki en temel gayeniz nedir?

Değiştirmek... Kabul etmediğim çok şey var. İş hayatı içerisinde tedarikçi-müşteri ilişkisi bir türlü oturmadı Türkiye'de, bu noktada değerler çok çatışıyor. Kimse kimseyi anlamıyor. Halden anlamıyoruz... İyi-kötüyü de ayırt edemiyoruz. Kötülüğün örgütlenme hızı her zaman çok yüksek, iyilik için ise süre gerekiyor. Kötü olan sorgulanmıyor ama iyi olan sorgulanıyor, arkasında ne var diye. Bu nedenle değiştirmek benim en büyük gayem. Birlikte değiştirelim, tek başımıza yeterli ve etkili değiliz.

"MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ ÇOK ÖNEMSİYORUM"

*Biraz da 39 Kalamış'tan bahsedelim...

Burası aslında bir topluluk yönetimi... 'Mahallede kendini iyi hisset' mottomuz. Sanat ile unutulan mahalle kültürüne hizmet ediyoruz. Burada otel müşterisi var, restoran müşterisi var, galeri ziyaretçileri var, sanatçılar var, sanatseverler de var. Kurumsal toplantılar için farklı alanlarımız da bulunuyor. Eş zamanlı galeride sergiler dışında söyleşiler de yapılıyor. Özetle, burası bir network alanı. Her yeni çıkan kitabı satın alıyoruz ve kitap sepetimizde sergiliyoruz. Mahalle sakinleri de oradan kitap alabiliyor. Mahalle kültürünü çok önemsiyorum. Komşuluk benim için çok önemli. Burası benim aslında evim. Buraya geldiğimde işe gelmiş gibi hissetmiyorum. İç mimari açıdan; malzemesi, düzeni, renklerden yastıklara kadar özenle seçtik, sanat eserlerinin hangisi olacağından yerleşimine kadar...

"BU BİR NİYET MESELESİDİR"

*Bir kadın yönetici olarak yıllardır iş hayatındasınız. Bu sürece bakacak olduğunuzda, bir kadın olarak zorlandığınız zamanlar oldu mu?

İş dünyası hepimiz için hem çok zor hem de hepimiz için çok keyifli. İnsan olarak anlaşılmak da çok önemli. Cinsiyetin bir önemi yok. Erkek-kadın diye bir ayrımcılık olmamalı, biz bunu kendimiz yapıyoruz. Cinsiyetimize takılmamalıyız. Erkeğin cinsiyet algısının altını bir de biz çizersek çok zor olur her şey. Hep diyorum girişimcilerin cinsiyeti olmaz bu bir niyet meselesidir.

"ÖFKEYİ NASIL KULLANDIĞIMIZ ÇOK ÖNEMLİ"

*Peki bundan sonrası için kaygınız, planınız, hayalleriniz nedir?

Kaygı hep var ve var olmamıza hizmet ediyor. Kaygı duygusunu negatif olarak algılamıyorum, yeni fırsatlara, önleyici faaliyetlere ve kendimizi gözden geçirmeye hizmet eden güçlü bir duygu. Planlarım ise değişen koşullara uyum sağlayarak varlığımızı devam ettirmek, hizmetlerimizi çeşitlendirmek. Her olumlu durumun yanında olumsuz durumlar da söz konusu, elimizde olmayan nedenlerle önümüze çıkan engellere karşı öfke duygusu hırslanmama neden oluyor. Bu duygu beni vazgeçmekten çok daha motive ederek çalışmama hizmet ediyor. Öfkeyi nasıl kullandığımız hem toplum hem de birey olarak çok önemli. Birlikte hareket etmek de çok kıymetli. Hayatın içinde gördüğüm sorunlara yönelik yazdığım projeleri Sosyal Fabrika toplumsal dönüşüm platformu altında toparladım. 2024 itibari ile de Sosyal Etki Zirvesi'ni hayata geçirdim. Burada amacım bütün STK'larla bir araya gelerek; topluma, gençliğe etki alanlarımız çerçevesinde ortak felsefe odağında ortak çözümlerle umut olmaktı. Bu çok önemli bir adım. Demek ki hepimizin ortak niyeti birliktelikti. Toplumsal dönüşüme birlikte hareket ederek öncülük etmeliyiz. Bir arada olmak hem gençlere hem topluma hem geleceğe hem de yasa koyuculara bir umuttur. Bu bir ticari zirve değil. Bu bir birliktelik zirvesi... Biz sadece sahada birlikteliğimizin altını çizmek istedik ve bu da oldu. Sosyal alanda yarattığımız fayda bu sonuca hizmet ediyor. Toplumun değişmesi bir zincire bağlıdır... Kapital etki için sosyal etkinin şart olduğunun altını çiziyoruz.

"HİÇ VAZGEÇMEDİM"

*Son olarak, tüm bu hayat, iş, yaşam yolculuğunuza totalde bakacak olduğunuzda, bu serüveni nasıl tanımlıyor ve adlandırıyorsunuz? Aklınızdan neler geçiyor?

Geç kalınmışlıklar var, imkansızlıklar var ama bütün bunların hepsi hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. En azından aklımdan geçen şeyleri yapmamazlık etmedim, hepsini hayata geçirdim. Edindiğim birikimlerin sonucunda bunlar ortaya çıktı. Hiç vazgeçmedim... Sorunlar devam ettikçe çözüm yolları da çeşitlenecektir. Kim bilir daha neler yapacağız, ben de sizlerle birlikte göreceğim.

"BİRBİRİMİZE İLHAM OLMAK EN GÜZEL ÖĞÜTLERDEN"

*Günümüz gençlerine söylemek istediğiniz bir şey olur mu peki?

Öğüt vermeyi çok seven biri değilim, birbirimize ilham olmak ise en güzel öğütlerden. Herkes kendi yolculuğunda öğrenecek. Çünkü hepimizin koşulları farklı, farklı jenerasyonların, dönemlerin çocuklarıyız. Ortak bir noktamız var ki değişmeyen bir kültürün ortak çıktılarıyız. Fark etmemiz gereken ise kültür hem engelimiz hem de fırsatımız. Engel olanı hiçbir zaman hayatımızın içine almamak kısmı önemli. Geriye dönüp baktığımda ne yaparsak yapalım hep söylenen farklı şeyler olacak, bu nedenle buna çok takılmamak lazım.

"DENEMEDİĞİM HİÇBİR ŞEYİ RİSK OLARAK ALGILAMAM"

*Sizce nasıl bir iş insanısınız, iş vizyon ve misyonunuz nedir?

İş hayatımda çok düzenliyim, birçok işi bir arada yaparım. Hepsi birbirini büyütür, destekler. İşleri birbirine bağlamayı seviyorum. Çok hızlı aksiyona geçerim, farklılıkları seviyorum. Sadece denenmemiş fikirlere gelen olumsuz engelleri 'hayırları' sevmiyorum. Denemediğim hiçbir şeyi risk olarak algılamam, sonuç mutlaka öğrenmek olacaktır.

EN ÇOK OKUNANLAR