Yayın Tarihi:
19 Haziran 2026 16:26Güncelleme Tarihi:
19 Haziran 2026 16:26Yayın Tarihi:
19 Haziran 2026 16:26
İstanbul'un tarihi ticaret merkezlerinden Çuhacı Han, yaklaşık 300 yıllık geçmişiyle kuyumculuk sektörünün önemli üretim ve ticaret üslerinden biri olmayı sürdürürken bir dönem sektörün kalbi olarak gösterilen handa bugün 287 işletme faaliyet gösteriyor, buradan Almanya ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeye de ihracat yapılıyor.

Nuruosmaniye Camii yakınında bulunan ve 18. yüzyılda Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılan han, günümüzde ağırlıklı olarak kuyumculuk sektörüne hizmet veriyor.
Aktif olarak 287 iş yerinin bulunduğu handa işletmelerin büyük bölümünü kuyumcular oluştururken, döviz büroları ve kuyumculuk üretimine destek veren atölyeler de faaliyet gösteriyor.
ADI NEREDEN GELİYOR?Osmanlı döneminde çuha tüccarlarının merkezi olarak kurulan ve zamanla kuyumculuk sektörünün önemli merkezlerinden biri haline gelen Çuhacı Han, tarihi dokusu ve ticari faaliyetleriyle İstanbul ekonomisindeki yerini koruyor.
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Çuhacı Han Odabaşı Gökhan Kılıçaslan, hanın uzun yıllar İstanbul kuyumculuk sektörünün merkezi konumunda bulunduğunu söyledi.
Kılıçaslan, 1990'lı yıllara kadar sektörün üretim ve toptan ticaret faaliyetlerinin büyük ölçüde burada yürütüldüğünü belirterek, "Burada yetişen ustalar zamanla farklı bölgelere ve Kuyumcukent'e taşındı. Ancak Çuhacı Han, kuyumculuk sektörünün tarihindeki önemini ve ticari kimliğini halen koruyor." dedi.
Son yıllarda tarihi yapının restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandığını ifade eden Kılıçaslan, geçmişte ağırlıklı olarak toptan ticaret yapılan handa perakende satışların da güç kazandığını kaydetti.

"Giriş kattaki mağazalarımızın yüzde 80'i perakendeye döndü"
Kılıçaslan, turistlerin 14 ayar altın takılara ilgi gösterdiğini, yerli tüketicilerin ise 22 ayar ürünleri tercih ettiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:

"Çuhacı Han'da aktif olarak 287 tane dükkan var. Hepsi de faaliyet gösteriyor. Handa 2 ana kapı, bir tane de yedek kapı var. Burada yüzde 80 kuyumcular bulunuyor, yüzde 20'si de dövizciler. Aşağı katta mağazalar, üst katta imalat dediğimiz cilacı ve mıhlayıcılar var. Burada reklamı seven bir esnaf anlayışı yoktur. Turistler, rehberlerin yönlendirmesiyle genelde buraya geliyorlar.
Bazı rehberlerimiz de Çuhacı Han'ın önemini bildikleri için özellikle kafileleri buraya getiriyor. Burası imalat ve toptan merkezi olduğu için eskiden 'perakende' dediğimiz müşteriler pek gelmezdi. Bu 2000'li yıllardan sonra değişti. Bu hanın tadilat görmesinin ardından gelen esnaf sayısı artmaya başlayınca giriş kattaki mağazalarımızın yüzde 80'i perakendeye döndü. Şu anda perakende mevcudu çok daha fazla. Toptan devam ediyor ama perakendenin de ondan kalır yanı yok."

Kılıçaslan, Çuhacı Han'daki dükkanlarda 30'a yakın mıhlayıcı ve yaklaşık 10 cilacı esnafının bulunduğunu belirterek, handa toplam 6 ocağın olduğunu dile getirdi.
ŞU ANDA ÇIRAK YETİŞMİYORÖnceden hanın 'kuyumculuk' denilince akla ilk gelen yerlerden biri olduğunu ifade eden Kılıçaslan, hanın halen tarihi ve ticari özelliğini devam ettirdiğini anlatarak, "Şu anda çırak yetişmiyor. Eskiden insanlar buradan çıraklıktan yetişip usta oluyordu. Şu anda 18 yaşından önce okulu bitirip gelen yok. 18 yaşından sonra da bir çırağı yetiştirmek çok zor. Orada bir sıkıntı var. Her meslekte olduğu gibi kuyumculukta da var. Buradaki esnaf çırak bulmakta zorlanıyor." ifadelerini kullandı.
"Buradan ürün en fazla Almanya ve ABD'ye gönderiliyor"

Kılıçaslan, handan birçok ülkeye ihracat da yapıldığını belirterek, "Buradan ürün en fazla Almanya ve ABD'ye gönderiliyor. İnternetten yapılan satışlar da yeni yeni başladı. Ama eskiden beri satışlar yapılıyor, benim bildiğim 1970-1980'lerden beri ihracat var. ABD ve Almanya bu işin merkezlerinden." şeklinde konuştu.
Çuhacı Han'ı "okul, eğitim, üniversite" olarak 3 kelime ile özetleyebileceğini anlatan Kılıçaslan, "Burası bir meslek kuruluşunun ana damarı. Kişi sırf mesleği öğrenmiyor. Edep, terbiye, saygı, buna benzer manevi şeyler de öğreniyor. Çırakken bir çocuğa bir şeyler öğretebiliyorsun. Çocuk burada saygıyı, sevgiyi öğreniyor. Buraya sırf bir meslek merkezi olarak bakmamak gerekiyor. Bugün bir esnaf dediğiniz adam hakikaten saygılıdır. Buranın bence en büyük özelliği budur. Biz esnaflar arasında üniversite denmesinin nedeni de bence bu." diye konuştu.
Çuhacı Han'da mıhlayıcı ustası Kaya Değirmenci, handa yıllardır bu mesleği yaptığını ve mesleklerinin ayrıca eğitim ve sabır isteyen bir meslek olduğunu söyledi.

Değirmenci, "Mesleğimizin ana noktalarından biri de küçük yaşta başlamak, hem göz hem de beyin olarak bu işin içine girmek. Şu an mesleğimiz kendi içerisinde biraz sıkıntı yaşıyor ama ileriki zamanlarda bunların bir şekilde düzelip tekrar bize döneceğini tahmin ediyoruz. Eskiden her şey elde yapılırken şimdi dijital sistemde daha teknolojik olmaya başladı. Doğal olarak mıhlama ustaları günümüzde artık çok azaldı. Eskiden bu handa 700 dükkan vardı ve bunun ortalama 300-350 tanesi mıhlama sanatı ile uğraşanlardı. Zamanla ustaların emekli olması ve alttan eleman yetiştirememe durumundan dolayı eksiklerimiz oldu. Şu anda toplasan 100-150 tane İstanbul genelinde ya çıkar ya çıkmaz." dedi.

