Türkiye'nin ilk ve tek dil vakfı SEYEV'in kurucusu, dil bilimci, eğitimci ve yazar Seda Yekeler'in ev sahipliğinde düzenlenen ve gelenekselleşmesi hedeflenen "YEK Language Sessions" buluşmalarının ilkinde, Türkiye'nin küresel rekabet gücünün yabancı dil reformundan geçtiği vurgulandı. Seda Yekeler, "Yabancı dil sorununu çözemeyen bir ülkenin teknolojide liderlikten ve kalkınmadan söz etmesi mümkün değildir. Çin ve Hindistan'ın dünya ticaretindeki yükselişinin temelinde, 2000'li yıllarda hayata geçirdikleri İngilizce reformu bulunuyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bugün ülkemizde milyonlarca çocuk ve yetişkin, yıllarca dil eğitimi almasına rağmen (1256 saat) hâlâ konuşamıyor. Çünkü Türkiye'de dil "öğretilmeye" çalışılıyor; oysa dil öğretilmez, edinilir. Beynin biyolojik işleyişine, Broca ve Wernicke alanlarının mucizesine sırtını dönen geleneksel yöntemler, insanımızın potansiyelini hapsetmekten başka bir işe yaramıyor. Bu bir eğitim sorunu değil, Türkiye'nin bir kalkınma ve vizyon sorunudur. Bu prangayı kırmadan, bilimde, sanatta, ekonomide ve teknolojide dünya lideri olmamız imkansızdır.
SEYEV ile yüzde 100 yerli dil öğrenme uygulaması Lingozon'un kurucusu, dil bilimci, eğitimci ve yazar Seda Yekeler'in ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel Yaz Buluşması'nda dil edinimi tüm yönleriyle elel alındı. Dil eğitimi alanındaki 22 yıllık deneyimini katılımcılarla paylaşan Yekeler, yapay zeka çağında dil edinimi ve erken çocukluk gelişimine ilişkin iki stratejik çalışmasının bulgularını ilk kez açıkladı. Etkinlikte, yabancı dilin küresel rekabetteki stratejik rolünü ele alan "Kod Adı: Dil – Algoritmaların Çözemediği Tek Kod: İnsan" ile çocuk gelişiminde babaların değişen rolünü irdeleyen "Çocuklara Bırakılacak En Değerli Miras: Bilişsel Sermaye" raporlarının öne çıkan sonuçları paylaşıldı.
Türkiye'nin ilk ve tek dil vakfı SEYEV'in kurucusu dil bilimci Seda Yekeler, yapay zeka ve ebeveynlik ekseninde hazırlanan iki stratejik raporun sonuçlarını ilk kez açıkladı. Raporlarda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri, babalığın değişen tanımı ve ''bilişsel mentor'' rolü oldu.
Etkinlik boyunca yabancı dil ediniminden yapay zekaya, nörobilimden erken çocukluk gelişimine kadar birçok başlık ele alınırken, her iki raporun ortak noktası dikkat çekti: Türkiye'nin gelecekteki rekabet gücü yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, çocukların erken yaşta kazandığı bilişsel beceriler, yabancı dil yetkinliği ve aile içinde kurulan öğrenme kültürüyle şekillenecek.
''YENİ BİR MODEL İLE DİL EDİNDİRİLMELİ''
Seda Yekeler, "Kod Adı: Dil – Algoritmaların Çözemediği Tek Kod: İnsan" raporu hakkında şöyle konuştu: ''Yabancı dil artık yalnızca bir eğitim konusu değil; ekonomik büyüme, inovasyon, yapay zeka, nitelikli insan kaynağı ve küresel rekabet açısından stratejik bir unsur haline geldi. Raporda, Türkiye'nin ezber temelli yabancı dil öğretiminden uzaklaşarak nöro-dilbilim temelli yeni bir edinim modeline yönelmesi gerektiği bir kez daha ortaya konmuş oldu. Bugün dil bilmek, bilgiye erişmenin, yapay zekayı etkin kullanmanın ve dünyayla aynı dili konuşabilmenin ön koşulu haline geldi."
GELECEĞİN REKABET GÜCÜ EVDE BAŞLIYOR
Etkinlikte paylaşılan ikinci raporda, 21. yüzyılda babalığın dönüşümüne odaklanıyor. Rapor, babaların çocuklarına bırakabileceği en büyük mirasın maddi varlıklar değil; erken yaşta desteklenen bilişsel gelişim, merak duygusu ve çift dillilik olduğunu ortaya koyuyor. Seda Yekeler, raporun önemli noktalarına dikkat çekti: ''SEYEV olarak hazırladığımız bu rapor, günümüz dünyasında babalığın yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle 0-7 yaş döneminin çocukların beyin gelişimindeki kritik önemine dikkat çektiğimiz bu raporumuz, babaların öğrenme sürecine aktif katılımının yaşam boyu etkiler yaratabileceğini vurguluyor.''
DİL EDİNİMİNİN ANAHTARI: ERKEN YAŞTA DESTEKLENEN MERAK
Yekeler, "Artık çocukların yalnızca maddi ihtiyaçlarını karşılayan değil; merak eden, araştıran, birlikte öğrenen ve çocuklarının bilişsel gelişimine rehberlik eden babalara ihtiyacı var. Çocuklara bırakılabilecek en değerli miras; onların ufkunu genişletecek bilgi, dil becerisi ve yaşam boyu taşıyacakları bilişsel sermayedir" diye konuştu.
"YEK Language Sessions" etkinliğinde dil edinmeyi tüm yönleriyle ele alan Seda Yekeler, her iki raporun aslında aynı vizyonun parçaları olduğunu belirterek, yapay zeka çağında güçlü toplumların yalnızca teknoloji üreten değil; düşünebilen, sorgulayabilen, farklı dillerde iletişim kurabilen bireyler yetiştiren ülkeler olacağını ifade etti.