Yayın Tarihi:
17 Ekim 2026 10:13Güncelleme Tarihi:
17 Ekim 2026 10:13Güncelleme Tarihi:
17 Ekim 2026 10:13Yayın Tarihi:
17 Ekim 2026 10:13
Tarımda su ve gübre kullanımını dijitalleştirmek ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla kurulan Esular, IoT sensörleri, bulut bağlantılı kontrol sistemleri ve yapay zeka destekli karar mekanizmalarını tek bir platformda bir araya getiriyor. Sistem kablosuz ve kendi enerjisini üreten çözümler harici güç gerektirmeden çalışırken, çiftçilere web ve mobil platformlar üzerinden 7/24 uzaktan izleme ve kontrol imkanı sunuyor. Şirketin teknoloji geliştirme sürecinde donanım ve yazılım aynı yapı içerisinde ilerliyor. Esular Kurucu Ortağı Fatma Aktaş, "Bizi farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, bu alanda hem donanımı hem de yazılımı kendi bünyemizde geliştiriyor olmamız. Yani yalnızca bir yazılım ya da sensör çözümü sunmuyor, uçtan uca bir teknoloji geliştiriyoruz" diyerek bu yaklaşımın altını çiziyor.
KAYNAK VERİMLİLİĞİNİ ARTIRIYOR
Ar-Ge çalışmalarının temelinde gerçek saha ihtiyaçlarını karşılayan, pratik, erişilebilir ve ölçeklenebilir çözümler bulunurken, laboratuvarda kalan teknolojilerin sahaya uyarlanmasına odaklanılıyor. Esular bugün 300'ü aşan müşteriyle açık alan tarımından seracılığa, peyzajdan endüstriyel su yönetimine kadar farklı alanlarda çözümler kullanıma sunuyor. Geliştirilen teknolojiler kaynak tüketimini takip etmenin yanı sıra elde edilen veriyi analiz ederek sulama ve gübreleme kararlarının optimize edilmesini sağlıyor. Bu yapıyı kendi enerjisini üreten sistemler ve akıllı sulama çözümleri tamamlarken, sezonluk yüzde 30'a varan enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Bu bağlamda Aktaş, teknoloji ve Ar-Ge yaklaşımının sahadaki karşılığını şu sözlerle anlatıyor: "TÜBİTAK destekleri, İTÜ Çekirdek BigBang gibi platformlarda elde ettiğimiz başarılar ve İstanbul Sanayi Odası'nın Sürdürülebilirlik Ödülü gibi kazanımlarımız da teknoloji ve Ar-Ge yaklaşımımızın sahadaki karşılığını gösteriyor."
DİJİTAL TARIMA YÜZDE 70 HİBE DESTEĞİ
Esular'ın 2026 gündeminde teknolojinin daha geniş ölçekte kullanıma sunulması, iç pazardaki konumun güçlendirilmesi ve uluslararası açılımın hızlandırılması öne çıkıyor. Aktaş'ın verdiği bilgilere göre 2025'te yaygın kullanıma hazır hale getirilen ürün ve servislerde, 2026 itibarıyla daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşılması ve saha verisinin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Dönemin dikkat çeken gelişmelerinden biri de dijital tarım çözümlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yüzde 70 hibe desteği kapsamına alınması oldu. Bu gelişmenin üreticiler açısından önemine dikkat çeken Aktaş, "Bunun, üreticilerin teknolojiye erişimini kolaylaştırarak dijital tarımın yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" diyor. Aynı dönemde Türkiye ve Azerbaycan'da 30'u aşan bayi ağı büyütülürken, Avrupa'daki Horizon projesi kapsamında İspanya ve Danimarka'da kurulumlar gerçekleştirildi. Böylece çözümlerin farklı iklim ve tarımsal yapılardaki uygulanabilirliği de ortaya konuldu. 2027'de Türkiye'deki saha deneyimini daha fazla pazara taşımayı öncelikleri arasına alan Esular, sürdürülebilir tarım teknolojilerinde bölgesel bir referans haline gelmeyi hedefliyor. Bu hedefe abonelik temelli gelir modelini ölçekleme, kurumsal iş birliklerini artırma, veri ve yapay zeka altyapısını güçlendirme ve özellikle su stresinin yüksek olduğu uluslararası pazarlarda büyüme planları eşlik ediyor. Aktaş, gelecek döneme ilişkin hedeflerini "2027'de önceliğimiz, Türkiye'deki güçlü saha deneyimimizi daha fazla pazara taşımak ve Esular'ı sürdürülebilir tarım teknolojilerinde bölgesel bir referans haline getirmek olacak" sözleriyle anlatıyor. Ayıca Aktaş, orta ve uzun vadede kendi alanında lider yerli teknoloji sağlayıcısı olmanın yanı sıra Türkiye'den dünyaya teknoloji ihraç eden küresel bir marka olmayı hedeflediklerini vurguluyor.
GİRİŞİMCİLERE SAHA ODAKLI BÜYÜME ÖNERİSİ
İklim teknolojileri gibi etkisi yüksek ancak satış döngüleri uzun olabilen alanlarda gerçek bir probleme odaklanmanın önemine de dikkat çeken Aktaş, teknolojinin sahadaki ihtiyacı ne ölçüde karşıladığının da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Bu noktada ürün geliştirme sürecinde kullanıcıyla sürekli temas halinde olmak, teknolojiyi sahada test etmek ve ölçülebilir sonuçlar ortaya koymak gerekiyor. Aktaş'a göre teknolojinin kendisi kadar sahadaki gerçek ihtiyacı ne ölçüde karşıladığı da önem taşıyor. Bu nedenle ürün geliştirme sürecinde kullanıcıyla sürekli temas halinde olmak, teknolojiyi sahada test etmek ve ölçülebilir sonuçlar elde etmek gerekiyor. Bir diğer önemli başlığı ise sürdürülebilir iş modeli oluşturuyor. Yalnızca iyi bir teknoloji geliştirmenin yeterli olmadığını ifade eden Aktaş, müşteriye sağlanan değerin ölçülebilir olması ve bu değerin ölçeklenebilir bir gelir modeline dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. Esular açısından müşterilerin elde ettiği su, enerji ve maliyet tasarrufunun somutlaştırılması da bu noktada kritik önem taşıyor. Yerel bir problemi çözerken küresel ölçekte düşünmenin önemine de işaret eden Aktaş, "Su verimliliği, iklim değişikliği ve kaynak yönetimi yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın ortak gündemi. Bu nedenle girişimcilerin geliştirdikleri teknolojiyi ilk günden uluslararası standartlar ve farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda düşünmelerini öneriyorum" diyor.

(Esular Kurucu Ortağı Fatma Aktaş)