USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

05 Eylül 2026 10:02

Güncelleme Tarihi:

05 Eylül 2026 10:02

Güncelleme Tarihi:

05 Eylül 2026 10:02

Yayın Tarihi:

05 Eylül 2026 10:02

Sigortacılığın yeni rotası: Risk gerçekleşmeden harekete geçmek

İklim değişikliği, sağlık riskleri, dijital tehditler ve hızla dönüşen müşteri beklentileri, sigortacılığın rolünü yeniden tanımlıyor. AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken, geleceğin sigortacılığını; değişime uyum sağlayan, riskleri önceden gören ve insanı odağında tutan bir anlayış üzerine inşa ettiklerini anlatıyor.

Sigortacılığın yeni rotası: Risk gerçekleşmeden harekete geçmek

Küresel iklim krizinden hızla değişen tüketici beklentilerine, siber tehditlerden karmaşıklaşan sağlık risklerine kadar dünyamızı kuşatan yeni gerçeklikler, sigorta sektörünün geleneksel sınırlarını yeniden çiziyor. Hasar gerçekleştikten sonra tazminat ödeyen reaktif anlayışın yerini; riski henüz ortaya çıkmadan öngören, önleyen ve insanı merkeze alan 'adaptif sigortacılık' modelleri alıyor. Sektörün bu dönüşüm yolculuğuna yön veren AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken ile önleyici sigortacılık kültürünü, teknolojiyi empatiyle harmanlayan yaklaşımlarını ve şirketin 2030 vizyonunu konuştuk.

* Sigortacılığın geleneksel 'hasar sonrası ödeme' rolü, bugünün risk dünyasında neden artık yeterli değil?

Bugün riskler geçmişe kıyasla hem daha hızlı değişiyor hem de birbirini tetikleyen sonuçlar doğuruyor. İklim değişikliği; sel, yangın, kuraklık ve aşırı hava olaylarının sıklığını artırırken sağlık riskleri, siber tehditler ve değişen yaşam biçimleri de yeni ihtiyaçlar yaratıyor. Böyle bir dünyada sigortacılığın yalnızca hasar gerçekleştikten sonra devreye girmesi yeterli değil. Geleceğin sigortacılığı; riski önceden görebilen, müşterisini değişen koşullara hazırlayan ve ihtiyaçlara hızla uyum sağlayabilen bir modele dönüşmek zorunda. AXA Türkiye olarak 2030 Adaptif Sigortacılık vizyonumuzu bu anlayış üzerine kuruyoruz.

* Bir risk gerçekleşmeden önce sigorta şirketi müşterisinin hayatında nasıl bir rol üstlenebilir?

Önleyici sigortacılık, kaybın ardından zararı karşılamanın ötesine geçerek riskin hiç oluşmamasını veya etkisinin azaltılmasını hedefliyor. Bu yaklaşım, sigorta şirketini yalnızca ödeme yapan bir kurum olmaktan çıkarıp müşterisinin risklerini anlayan ve ona yol gösteren bir çözüm ortağına dönüştürüyor. Veriyi, teknolojiyi ve insan uzmanlığını bir araya getirerek riskleri erken aşamada belirlemek; müşterileri zamanında bilgilendirmek ve alınabilecek önlemleri göstermek mümkün. Bu nedenle önleyici sigortacılığı bir ürün özelliğinden çok, sigortalıdan acenteye ve sigorta şirketine kadar tüm tarafları kapsayan bir kültür dönüşümü olarak görüyoruz.

* İklim ve sağlık alanındaki gelişmeler, önleyici sigortacılığın kapsamını nasıl genişletiyor?

İklim risklerinde erken uyarı sistemleri, güvenilir hava verileri ve risk mühendisliği çalışmaları sayesinde bireyleri ve işletmeleri tehlike ortaya çıkmadan bilgilendirebiliyoruz. Yangın riskine karşı tesisleri önceden incelemek, olası zayıflıkları belirlemek ve alınması gereken önlemleri müşteriyle birlikte planlamak bu yaklaşımın önemli bir parçası. Sağlıkta ise düzenli kontroller, aşılar, erken teşhis, görüntüleme yöntemleri ve dijital sağlık hizmetleriyle daha ciddi sorunların önüne geçilmesini destekleyebiliriz. Böylece hem insanların yaşam kalitesine katkıda bulunabilir hem de sağlık sisteminin ve sigortacılığın uzun vadeli sürdürülebilirliğini güçlendirebiliriz.

* Teknolojiyle daha hızlı ve öngörülü hale gelen sigortacılık, insanı odağında tutmayı nasıl başaracak?

Yapay zeka ve gelişmiş veri analitiği, riskleri daha doğru değerlendirmemize ve kişiselleştirilmiş çözümler geliştirmemize imkan sağlıyor. Ancak teknoloji bizim için tek başına bir amaç değil; daha hızlı, sade ve güven veren bir müşteri deneyiminin aracı. Bu noktada 'Empati Güvencesi' yaklaşımımız devreye giriyor. Müşteriye yalnızca poliçe ve süreçler üzerinden değil, içinde bulunduğu durum, ihtiyaçları ve kaygıları üzerinden bakıyoruz. Adaptif sigortacılık bize değişime uyum sağlama yeteneği, önleyici sigortacılık risk oluşmadan harekete geçme gücü, Empati Güvencesi ise bütün bunları insanı merkeze alarak gerçekleştirme sorumluluğu veriyor. Gelecekte değer yaratacak sigortacılığın; hayatı koruyan, dayanıklılığı artıran ve güveni uzun vadeli bir ilişkiye dönüştüren bir yapıda olacağına inanıyoruz.

EN ÇOK OKUNANLAR