USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

02 Eylül 2026 16:22

Güncelleme Tarihi:

02 Eylül 2026 16:22

Güncelleme Tarihi:

02 Eylül 2026 16:22

Yayın Tarihi:

02 Eylül 2026 16:22

Efsane model artık elektrikli: İşte özellikleri

Otomotiv dünyasının prestijli markalarından Range Rover, tarihindeki en köklü dönüşüme imza atarak tamamen elektrikli ilk modelini tanıttı.

Efsane model artık elektrikli: İşte özellikleri

Range Rover, uzun süredir merakla beklenen ilk yüzde yüz elektrikli modelini resmi olarak tanıttı. Range Rover Electric adıyla sahneye çıkan bu yeni nesil lüks SUV, markanın onlarca yıllık arazi geleneğini elektrik çağına taşıma iddiasıyla geliyor. İngiltere'nin Solihull kentindeki tarihi üretim tesislerinde montaj hattına alınan araç, benzersiz sessizliği, üstün performans değerleri ve efsaneleşmiş arazi kabiliyetleriyle sınıfında yeni bir sayfa açıyor. Toplamda 550 beygir güç ve 850 Nm tork üreten çift motorlu yapısı, 600 kilometreyi bulan menzili ve 800 voltluk şarj mimarisiyle Range Rover Electric, elektrikli lüks SUV pazarında ciddi bir rakip olarak konumlanıyor.

ÇİFT MOTORLU YAPISI 550 BEYGİR GÜÇ ÜRETİYOR

Şirketten yapılan bilgilendirmeye göre, Range Rover Electric, elektrikli otomobil mühendisliğinin en ileri seviyesini yansıtan bir güç aktarma sistemiyle donatıldı. Araçta iki adet 260 kW gücündeki kalıcı mıknatıslı elektrik motoru görev yapıyor ve bu motorlar toplamda 550 beygirlik bir güç çıkışı sağlıyor. Tork tarafında ise rakamlar daha da etkileyici: 850 Nm'lik devasa tork değeri, aracın her koşulda üstün bir çekiş performansı sergilemesine olanak tanıyor. Bu güç düzeni sayesinde Range Rover Electric, 0'dan 100 km/s hıza yalnızca 4,3 saniyede ulaşıyor. Otoyol sollama manevraları için kritik önem taşıyan 80-120 km/s hızlanma süresiyse sadece 2,7 saniye olarak ölçüldü. Bu rakamlar, Range Rover Electric'in lüks bir SUV olmasının ötesinde ciddi bir performans makinesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Elektrikli mimariye özel olarak tasarlanan çift motor düzeni, geleneksel içten yanmalı motorlu modellere kıyasla çok daha pürüzsüz ve sessiz bir sürüş deneyimi sunuyor.

800 VOLTLUK MİMARİ İLE 22 DAKİKADA YÜZDE 80 ŞARJ

Range Rover Electric'in enerji kaynağını, yüksek enerji yoğunluğuna sahip 344 adet prizmatik hücreden oluşan devasa bir batarya paketi oluşturuyor. Kullanılabilir kapasitesi 118,5 kWsa olan bu batarya, WLTP standartlarına göre 600 kilometreye varan bir menzil vadediyor. Bu menzil değeri, günlük kullanımda şarj kaygısını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor ve uzun yol seyahatlerinde bile sürücülere güven veriyor. Aracın en dikkat çekici özelliklerinden biri de 800 voltluk elektrik mimarisi. Bu ileri teknoloji sayesinde Range Rover Electric, 350 kW gücündeki DC hızlı şarj istasyonlarında yüzde 10'dan yüzde 80 şarj seviyesine yaklaşık 22 dakikada ulaşabiliyor. Üstelik yalnızca 10 dakikalık kısa bir mola bile WLTP ölçümlerine göre 220 kilometre ek menzil kazandırıyor. Bu şarj hızları, elektrikli araç teknolojisinin geldiği noktayı gözler önüne sererken, Range Rover Electric'i segmentindeki en hızlı şarj olan modellerden biri haline getiriyor.

AKILLI ÇEKİŞ SİSTEMİ PATİNAJI 100 KAT HIZLI ENGELLİYOR

Range Rover Electric, sadece düz yolda değil zorlu arazi koşullarında da üstün yetenekler sergiliyor. Araçta yer alan Intelligent Driveline Dynamics yani Akıllı Aktarma Organları Dinamiği sistemi, tork dağılımını arka tekerleklere kesintisiz biçimde aktarıyor. Buna ek olarak Entegre Çekiş Yönetimi (ITM) teknolojisi, motor hızını yalnızca 50 milisaniye içinde kontrol altına alarak tekerlek patinajını önlüyor. Bu müdahale hızı, geleneksel içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla tam 100 kat daha süratli çalışıyor. Dolayısıyla kaygan zemin, çamur, kar ya da gevşek toprak gibi zorlu koşullarda Range Rover Electric, rakiplerinin çok önünde bir hakimiyet sağlıyor. Markanın onlarca yıldır geliştirdiği arazi uzmanlığı, elektrikli çağda da eksiksiz biçimde devam ediyor.

TEK PEDAL MODUYLA 45 DERECELİK TIRMANIŞLAR SORUNSUZ AŞILIYOR

Range Rover Electric'in sunduğu yenilikler arasında Tek Pedal sürüş modu da öne çıkıyor. Bu mod sayesinde sürücü, gaz pedalını bıraktığında araç otomatik olarak rejeneratif frenleme yaparak yavaşlıyor ve durma noktasına kadar gelebiliyor. Sistem özellikle dik eğimlerde büyük avantaj sağlıyor. Siyah elmas kayak pisti kadar dik kabul edilen 33 derecelik yamaçlarda bile araç yumuşak ve kontrollü bir kalkış gerçekleştiriyor. Bunun da ötesinde Range Rover Electric, 45 dereceye varan aşırı dik tırmanışları herhangi bir sorun yaşamadan tamamlayabiliyor. Bu rakamlar, elektrikli SUV'ların arazi performansı konusundaki soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırıyor. Range Rover Electric, lüks ve konfor arayışını performans ve arazi yeteneğiyle birleştirerek segmentinde yeni bir referans noktası olmaya aday görünüyor.

EN ÇOK OKUNANLAR