USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:27 Ekim 2021 15:34

Organik ve vegan kozmetiğe talep artıyor

Tüketiciler, insan ve çevre sağlığına saygılı organik ürünlerin de pazarda daha fazla yer almasını istiyor. Bu anlamda, tercih edilecek kozmetik markalarının sertifikalı olması, hayvanlar üzerinde denenmiş olmaması tüketicilerin öncelikleri arasında yer bulmaya başladı.

Organik ve vegan kozmetiğe talep artıyor

Vegan ve hayvanlar üzerinde yapılan testlere ilişkin açıklamalarda bulunan Laber Organik Genel Müdürü Levent Kahrıman, "Vegan olan bir kozmetik ürün, herhangi bir hayvansal veya hayvansal türevli girdi içermez. Bal, balmumu, lanolin, kolajen, albümin, karmin, jelatin gibi içerikler varsa ilgili ürünün vegan olduğunu iddia etmek ise doğru olmayacaktır. Bu nedenle, günümüzde özellikle kolajen ve jelatinin bitkisel kökenli alternatifleri üretilmeye başlandı. Artık, ürün içeriklerinde de bu alternatif ürünleri daha sık göreceğiz" dedi.

ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARIN YAYINLADIĞI LİSTELERE BAKILMALI

Kahrıman, "Kozmetik ürünlerinde yeni, denenmemiş bileşenleri geliştirmek ve güvenliğini değerlendirmek için hayvanlar üzerinde yapılan testler yerine, güvenli kullanım geçmişine sahip ve herhangi bir ek test gerektirmeyen binlerce mevcut bileşen kullanılarak yenilikçi ürünler yaratılabilir. Üstelik, In Vitro ve diğer hayvan dışı testlerin kullanılması, sofistike bilgisayar modelleri gibi modern test yöntemleri, hayvan testlerine oranla daha hızlı, daha ucuz ve daha etkili sonuçlar veriyor. Gerçek şu ki, bizler çözümün hayati bir parçasıyız. Değiştirilmesi gereken yasalar ve hayvan testi yasaklarını desteklemek için bizler de çalışmalarımıza devam ediyoruz" diye konuştu.

"Birçoğumuz, 'vegan' ibaresini gördüğümüzde, o ürünün hayvanlar üzerinde test edilmediğini düşünürüz. Ancak vegan ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle tüketiciler; PETA, Cruelty Free International gibi organizasyonların düzenli olarak yayınladığı listeleri takip edebilirler. Biz de, bu noktada firma olarak çevreye ve canlılığa saygılı, sürdürülebilir üretim gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimiz, tüketicilerin güvenle kullanacağı, organik sertifikalı, vegan, hayvanlar üzerinde test edilmemiş ürünlerden oluşuyor. PETA akredititasyonu olan bu ürünlerimiz, hem yurt içi hem de yurt dışında oldukça ilgi görüyor" şeklinde konuştu.

HER ORGANİK, ORGANİK DEĞİLDİR

Tüketicilerin, organik ibaresi olan ürünleri satın alırken sertifikasına bakması gerektiğine dikkat çeken Kahrıman, "İnsanlar, doğal ve organik ürünleri birbirine karıştırabiliyor. Bu noktada, organik kozmetik güvenli kozmetik olarak karşımıza çıkıyor. Bir ürüne organik diye yazabilmek için, organik tarımla üretilmiş olması ve sertifikalandırılması gerekiyor. Bunun yanı sıra, doğal ürünler yüzde 0,1 oranında bitkisel içerik bulundurarak doğal olabiliyorken, organik kozmetikte sertifika alınabilmesi için sertifikalı organik tarımla elde edilmiş olması ve yüzde 20 oranında bitkisel içeriğe sahip olması gerekiyor" dedi.

Kahrıman, "Son yıllarda, organik kozmetik dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşıyor. İnsanlar, artık başkalarını düşünme eğilimi ile gezegene, doğaya, insanlığa, hayvanlara ve bitkilere zararı olmayan ürünleri kullanma eğilimi gösteriyor. Bu eğilimler, daha çok Y ve Z kuşaklarında karşımıza çıkıyor. Biz de, bu noktada sürdürülebilirliğe önem veren, tarımı ve çiftçiyi destekleyen, kendi enerjisini kendi üreten ve yenilikçi ürünler sunan bir marka olarak yatırımlarımızı ve Ar-Ge'ye yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Ülkemizin, bu pazarda hakim güçlerden biri olmasına yönelik faaliyetlerde bulunuyoruz" diye sözlerini sürdürdü.

40 ÜLKEDE HAYVANLAR ÜZERİNDE TEST YAPMAK YASAK

Kozmetikler için hayvan testlerinin resmi olarak 40 ülkede yasaklandığına dikkat çeken Kahrıman, "Çin, tüm kozmetik ürünlerinin hayvanlar üzerinde test edilmesini zorunlu kılıyor. Ancak kozmetik mevzuatı, bu gerekliliklerden bazılarını ortadan kaldırmak için değiştirdi.Çin, 2014 yılında ülke içinde 'sıradan kozmetikler' (şampuan veya rimel gibi) üreten şirketlerin ürünleri için hayvan testlerinden kaçınmalarına izin verirken, ithal ürünler için hâlâ hayvanlar üzerinde test yapılmasını zorunlu kılıyor. 2021'de ise, bazı şirketlerin hayvanlar üzerinde test yapılmasına gerek kalmadan normal kozmetik ürünlerini ülkeye ithal etmesini mümkün kılacak şekilde düzenlemelerini de yeniden değiştirdi" dedi.

SEKTÖR BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

Öte yandan kozmetik sektörünün pandemiye rağmen büyüyen sektörler arasında yer aldığına dikkat çeken Kahrıman, pandeminin değiştirdiği alışkanlıklarla birlikte kozmetik sektörünün her yıl yüzde 10 oranında büyüme kaydederken, yurt içi pazar büyüklüğünün 15 milyar TL'ye ulaştığına işaret ediyor.

Konuyla ilgili ortaya konan veriler, kozmetik ihracatının 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,7 artış göstererek 953.3 milyon dolara ulaştığını ortaya koyuyor. T.C. Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı rapora göre, kozmetik sektörü her yıl yüzde 10 oranında büyüme kaydediyor.

Veriler, yaşanan bu büyümenin pandemi sektörü ile birlikte iki katına çıktığını ortaya koyuyor. Bu anlamda, 2020'de 550 milyar dolar olan dünya kozmetik pazar büyüklüğünün 2025 yılında 760 milyar dolar olması bekleniyor.

TÜRKİYE, ORGANİK TARIMLA ATILIM YAPABİLİR

Organik kozmetik sektörünün dünya çapında yüzde 10 oranında büyüdüğünü kaydeden Kahrıman, "Türkiye, kozmetik sektörünün önemli girdilerinden biri olan bitkilerin çeşitliliği açısından diğer ülkelere kıyasla çok zengin. Bu bitkilerin organik tarımla elde edilmesi de sektör için çok önemli bir kazanım olacak.

Buna ek olarak, bizim bilhassa üzerinde durduğumuz bir diğer nokta ise sürdürülebilir kozmetik ve sürdürülebilir kozmetik tarımı. Bu anlamda, sürdürülebilirliğe önem veren, organik ve vegan kozmetik üretimi yapan bir marka olarak 15 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda ise 25 ülkeye ihracat gerçekleştirme hedefimiz bulunuyor" şeklinde konuştu.

EN ÇOK OKUNANLAR