Yayın Tarihi:
20 Haziran 2026 09:01Güncelleme Tarihi:
20 Haziran 2026 09:01Yayın Tarihi:
20 Haziran 2026 09:01
Yeni binasıyla ziyaretçi deneyimini farklı bir boyuta taşıyan İstanbul Modern, 2026'da katılımcılığı, öğrenme odaklı programları ve uluslararası iş birliklerini daha da genişletmeyi hedefliyor. İstanbul Modern Artistik Direktörü Çelenk Bafra, müzenin yalnızca sergi gezilen bir alan değil; üretim, karşılaşma ve kültürel etkileşim zemini olarak konumlandığını anlattı.
*2025'te ziyaretçi deneyiminde önemli bir sıçrama yaşandı. 2026'da bu deneyimi daha da zenginleştirmek adına hangi yenilikler gündemde?
2025, yeni binamızın sunduğu olanaklarla ziyaretçi sayımızı 750 binin üzerine çıkardığımız bir yıl oldu. 2026'da ise odağımız, ziyaretçilerimizin müzeyle daha katılımcı bir ilişki kurabilecekleri deneyimler geliştirmek olacak. Artık ziyaretçilerimiz yalnızca izleyici olarak değil, farklı programlar aracılığıyla üretim, düşünme ve paylaşım süreçlerinin de parçası olarak müzeyle buluşuyor.
KATILIMCI MÜZE DENEYİMİ
Eco Art Lab'de sürdürülebilir sanat üretimine katılıyor, Stüdyo STEAM'de sanat ile bilimin kesişiminde yeni deneyimler yaşıyorlar. İGA ART desteğiyle başlattığımız 'Uzun Cuma' programı ise müze deneyimini akşam saatlerine taşıyarak dans ve performans sanatlarıyla zenginleştiriyor. Bu yaklaşımda geleceğin sanatseverleri olan çocuklara da özel bir yer ayırıyoruz. 2026'da özellikle okul öncesi çocuklara ve ailelerine yönelik müze deneyimini Panço'nun desteğiyle daha kapsamlı hale getiriyoruz. 'Okul Öncesi Müzede' programımız, çocukların sanatla erken yaşta tanışmalarını sağlıyor. Eğitim ve deneyim odaklı bu yaklaşımı sergilerimizle de ilişkilendiriyoruz. 2026 yılının başında ziyaretçilerle buluşan ve Türkiye'nin en kapsamlı Semiha Berksoy retrospektifi olan 'Tüm Renklerin Aryası' sergisine paralel olarak düzenlediğimiz küratörlü ve rehberli turlarla ziyaretçilerimizi sanatçının opera, resim ve tiyatroyla örülü dünyasına daha yakından bakmaya davet ediyoruz. Bu turlar, sergi deneyimini derinleştiriyor. Bu derinleşme yalnızca tek bir sergiyle sınırlı değil. Müze genelinde yıllardır sürdürdüğümüz kamusal programlarla, sergilerimizde öne çıkan temaları farklı katmanlarıyla ele almaya devam ediyoruz. Seminerler, söyleşiler ve sergi konuşmaları aracılığıyla sergi deneyimini mekansal bir ziyaretin ötesine taşıyor; sanatseverler için yaşayan bir öğrenme, karşılaşma ve tartışma zemini oluşturuyoruz.

*Uluslararası sergi iş birlikleri 2025 programında dikkat çekti. 2026'da küresel sanat sahnesiyle kurduğunuz bağı nasıl genişletmeyi hedefliyorsunuz?
Uluslararası iş birlikleri, İstanbul Modern'in kuruluşundan bu yana önem verdiği temel alanlardan biri. Geçmişten bugüne dünyanın önde gelen kültür ve sanat kurumlarıyla geliştirdiğimiz ortaklıklar, hem Türkiye'deki izleyicileri uluslararası sanat üretimleriyle buluşturmamıza hem de İstanbul'un küresel sanat ortamındaki konumunu güçlendirmemize katkı sağladı. Centre Pompidou ile 10 yılı aşkın süre boyunca, özellikle çocuklara yönelik yaratıcı programlar geliştirdiğimiz verimli bir iş birliği yürüttük. MoMA ve MoMA PS1 iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz 'YAP İstanbul Modern' programı, genç mimarlara yeni üretim ve görünürlük alanları açtı. Renzo Piano imzalı yeni müze binamızda, Japan Foundation desteğiyle Japon sanatçı Chiharu Shiota'nın İstanbul'a ve müzemize özgü yerleştirmesine ev sahipliği yaptık. Bu sergi, ulaştığı yüksek ziyaretçi sayısıyla uluslararası programlarımız açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
İŞ BİRLİKLERİYLE GÜÇLENEN PROGRAMLAR
2018 yılında başlattığımız Uluslararası Misafir Sanatçı Programı da bu alandaki çalışmalarımızın önemli bir parçası. Programın ilk çıktısını, 2020 yılında dünyanın farklı coğrafyalarından on uluslararası sanatçıyı İstanbul'daki zanaatkârlarla bir araya getiren 'Misafirler: Sanatçılar ve Zanaatkârlar' sergisiyle sunmuştuk. Program kapsamında ağırladığımız Yunan sanatçı Dimitris Skyllas'ın İstanbul'un dokusundan beslenerek ürettiği beste de İstanbul Modern'in uluslararası sanat üretimine katkı sunma yaklaşımını destekledi. Artists' Film International ve BIENALSUR programları aracılığıyla video sanatının farklı coğrafyalardaki anlatı biçimlerini İstanbul'a taşımayı sürdürüyoruz. 2012'den bu yana düzenlediğimiz 'Müzeler Konuşuyor' programıyla da dünyanın önde gelen müze yöneticilerini izleyicilerimizle buluşturuyoruz. 2026'da bu birikimi yeni sergi, program ve üretim modelleriyle genişletmeyi hedefliyoruz.
*Genç izleyiciyi ve yeni sanat tüketim alışkanlıklarını merkeze alan projeleriniz nasıl evriliyor?
Genç izleyicilerin sanatla kurduğu ilişkinin giderek değiştiğini görüyoruz. İstanbul Modern olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle kalmıyor; sergilerimiz, eğitim programlarımız ve üyelik modellerimiz aracılığıyla genç izleyicilere yeni katılım alanları açıyoruz. 20'nci yılımız kapsamında açtığımız 'Zamansız Meraklar' sergisi, dijital kültür ve güncel teknolojilerin genç sanatçıların düşünme biçimlerini ve üretimlerini nasıl etkilediğini görünür kıldı. 'Genç Modern' üyelik programımızla gençlerin sanata olan ilgisini artırmayı ve onları müze çatısı altında bir araya getiren sosyal bir platform sunmayı hedefliyoruz. Gençlere yönelik eğitim programlarımız ise onların yaratıcı süreçlere doğrudan dahil olabildiği, eleştirel düşünceyi destekleyen ve sanat ile teknoloji arasındaki ilişkiyi deneyimleyebildikleri bir öğrenme alanı sunuyor. Bu alandaki önemli projelerimizden biri olan ve Bosch Ev Aletleri sponsorluğunda hayata geçirdiğimiz 'Bir Hayalin İzinde', lise çağındaki kız öğrencilerin sanatla bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor.
*İstanbul Modern'in sponsorluk stratejisi nasıl belirleniyor?
Sponsorlukları yalnızca finansal destek olarak değil, kültürel sürdürülebilirliğe katkı sunan uzun vadeli iş birlikleri olarak görüyoruz. Eczacıbaşı Topluluğu'nun kurucu vizyonuyla başlayan bu yaklaşımda, kurum ve markaları İstanbul Modern'in kültürel misyonunu paylaşan paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Bu iş birlikleri eğitim projelerinden sergilere, üyelik programlarından kamusal etkinliklere ve müze deneyimini herkes için erişilebilir kılan özel günlere uzanan geniş bir alana yayılıyor. Sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasında sponsorlukların önemli bir rolü var.