USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

20 Haziran 2026 09:10

Güncelleme Tarihi:

20 Haziran 2026 09:10

Yayın Tarihi:

20 Haziran 2026 09:10

Fikirde Avrupa birincisiyiz, ticarileşmede yolun başındayız

Türkiye, marka başvurularında Avrupa lideri olacak kadar yüksek bir girişimcilik potansiyeline sahip. Ancak ekosistemin büyümesinin önündeki en büyük engel, üretilen niş fikirlerin ve patentlerin ticarileşme aşamasında tıkanması. Destek Patent Kurucusu Kemal Yamankaradeniz patentlerin ekonomik değere dönüşmesinin ardındaki zorlukları açıklıyor.

Fikirde Avrupa birincisiyiz, ticarileşmede yolun başındayız

Türkiye, girişimcilik enerjisi ve marka üretme iştahıyla küresel arenada dikkat çekiyor. Destek Patent Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, Türkiye'nin her yıl yapılan 180 bin marka müracaatıyla dünyada ön sıralarda, Avrupa'da ise birinci konumda olduğunu belirtiyor. Ancak Yamankaradeniz, bu muazzam potansiyelin ekonomik kazanca dönüşmesi noktasında kritik bir tıkanma yaşandığına dikkat çekerek, "Gedik noktası ticarileşme. Buluş bulunuyor ama ticarileşme aşamasında tıkanıyor" diyor.

Girişimcilikte yeni trend: Yaşamla bütünleşen niş alanlar

Girişimcilik ekosisteminin her gün yeni hikayelerle uyandığını belirten Yamankaradeniz, teknolojinin yazılımdan ibaret görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Son dönemde girişimcilerin daha niş alanlara yöneldiğini ifade eden Yamankaradeniz, Ayasofya ve Efes gibi tarihi değerleri şehir hayatıyla bütünleştiren deneyim tasarımlarını örnek göstererek sözlerini sürdürüyor: "Tek bir alana odaklanarak çok şey bulamazsınız ama yaşarken tüm çevresel faktörlerle bütünleştirdiğinizde ortaya büyük bir değer çıkıyor. Hayatı kolaylaştıran ve yaşam kalitesini artıran her şey iyi bir buluştur. Ancak bu fikirlerin yeşermesi için destekleyici bir kültürel iklim gerekiyor. Türkiye'de çok sayıda genç girişimcimiz ve gelişmiş teknoparklarımız var fakat bu iklimi tam anlamıyla oluşturamadık."

Üniversiteler sektör gerçeklerine yaklaşmalı

Türkiye'de patent sayısının 10 bin sınırını yeni geçtiğini ve küresel ölçeğe göre henüz başlangıç aşamasında olunduğunu hatırlatan Yamankaradeniz, bu süreçte üniversitelerin lokomotif rolü üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Akademide çok değerli isimlerin bulunduğunu fakat bu hocaların sektör gerçeklerinden uzak kalabildiğini belirterek, yönlendirme ve networking eksikliğine vurgu yapıyor: "Rekabetçi bir ortam oluşması için gerekli şartların üniversitelerde çalışılması gerekiyor. Sektörü kalkındıracak çalışmalar buralarda organize edilmeli ki hocanın ürünü satmak için ayrıca uğraşması gerekmesin. Şu an Türkiye'de yeni bir buluş yapanla alıcıyı karşı karşıya getirecek kurumsal bir alan henüz oluşmadı."

Geleceğin iş insanları lise çağında yetişiyor

Sektörde 43 yılı geride bıraktıklarını, Türkiye'nin de bu süreçte büyük bir yol kat ettiğini belirten Yamankaradeniz, gençlerde patent farkındalığı yaratmayı milli bir görev olarak gördüklerini ifade ediyor. Kurumsal sosyal sorumluluk projeleri 'Fikrine Sahip Çık" ve Kütahya'da Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirdikleri "Fikrine Sahip Çık Ulusal Patent Hackatkon Yarışması' ile lise ve üniversite çağındaki gençlere patent okuryazarlığı kazandırdıklarını ve patent odaklı düşünme becerilerini geliştirdiklerini söyleyen Yamankaradeniz, "Gençleri geleceğin iş insanları olarak görüyor ve geleceği hazırlama noktasında farkındalık kazandırmaya çalışıyoruz" açıklamasında bulunuyor.

"Yapay zekayı kullanan değil, yöneten taraf olmalıyız"

Küresel vizyonlarına da değinen Yamankaradeniz; yurt içinde 11 yurt dışında ise 4 bölge ofisi ile 195'ten fazla ülkede sınai mülkiyet hakları alanında danışmanlık verdiklerini, mevzuat olarak Avrupa ile tamamen aynı standartları uyguladıklarını belirtiyor. Bu süreçte karar alma mekanizmalarının hızlanması için dijitalleşmenin şart olduğunu ekleyerek kurum içi teknoloji stratejilerini özetliyor: "Patent araştırma ve doküman inceleme süreçlerinde yapay zekayı aktif olarak kullanıyor, iş süreçlerimizi robotik hale getiriyoruz. Ancak bizim benimsediğimiz bir ilke var: Yapay zekayı kullanan değil, yöneten taraf olmamız gerekiyor. Bu doğrultuda operasyon ekibimize özel eğitimler veriyoruz. Teknolojiyi entegre ederken insan faktörünü hiçbir zaman geri plana atmıyoruz."

EN ÇOK OKUNANLAR