Yayın Tarihi:
24 Haziran 2026 09:38Güncelleme Tarihi:
24 Haziran 2026 09:38Yayın Tarihi:
24 Haziran 2026 09:38
Alanın en dikkat çekici özelliği, daha önceki benzer dönem yerleşimlerinden farklı olarak doğrudan tekstil üretimine odaklanmış olması. Kazılarda bulunan ağırşaklar (Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça) ve dokuma tezgahı ağırlıkları, alandaki 80'den fazla "çukur evde" (yarı gömülü kulübe) aktif bir üretim süreci yürütüldüğünü kanıtlıyor.

Uzmanlar, üretim alanları ile konutların birbirinden ayrıldığını belirledi. Alan içerisinde tek bir konutun varlığı, buradaki faaliyetlerin, kaynakları ve üretimi kontrol eden güçlü bir yönetici tarafından denetlendiğini düşündürüyor.

Kazılarda bulunan gümüş paralar, cam boncuklar ve çanak çömlekler, buranın sadece yerel bir atölye olmadığını gösteriyor. Tarihçi Kasper Andersen, bu ölçekteki bir üretimin yerel ihtiyaçların çok ötesinde, uluslararası bir ticaret ağının parçası olması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, Søften'in varlığının, o dönemde çok iyi organize olmuş, düzenli üretim hatlarına ve geniş pazarlara sahip bir toplumun varlığına işaret ettiğini belirtiyor.
Bölgedeki kazılar, son 30 yılda metal dedektörü kullanan kişilerce bulunan gümüş paralar ve 1,5 yıl önce yeni bir yol/sanayi projesi öncesinde yapılan deneme kazılarıyla tetiklendi. Arkeologlar, kazı hendeklerinde birbirini izleyen evler ve tekstil üretim birimlerinin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini gözlemledi.

Gelecekte yapılacak karbon tarihleme ve polen analizlerinin, bölgede tam olarak ne tür tekstil ürünlerinin işlendiği gibi detayları netleştirmesi bekleniyor.