Bazı projeler vardır, dinlerken yalnızca rakamları değil, yarattığı hissi düşünürsünüz. adidas ile Kızlar Sahada'nın birlikte yürüttüğü 'İlk Topum' ve 'İlk Takımım' projeleri de tam olarak böyle bir yerde duruyor. Çünkü burada mesele yalnızca futbol değil, bir kız çocuğunun ilk kez kendine güvenmesi, ilk kez bir takımın parçası olması ve ilk kez "Ben de yapabilirim" diyebilmesi. 2021 yılında "Önyargılara ilk şutu birlikte atalım" sloganıyla başlayan 'İlk Topum' projesi, futbolu kız çocukları için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla hayata geçirildi. İlk yılında Türkiye genelinde 74 ile ulaşan proje kapsamında 1000 futbol topu dağıtıldı; 500 çocuk ve 50 devlet okulundaki öğretmen doğrudan projeye dahil oldu. Aileler ve akranlarla birlikte yaklaşık 75 bin kişilik bir farkındalık alanı oluştu.
Bir topla başlayan hikaye zamanla daha sürdürülebilir bir yapıya dönüştü. Bunun devamında hayata geçirilen 'İlk Takımım' projesiyle kız çocuklarının yalnızca sporla tanışması değil, bir takımın parçası olması hedeflendi. 2025-2026 döneminde Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Konya ve Rize'de toplam 13 okulda 300'den fazla kız çocuğu futbolla buluştu. adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan, projeyi anlatırken kız çocuklarının çok erken yaşta görünmez bariyerlerle karşı karşıya kaldığını vurguluyor. "Bazen harekete geçmek için tek ihtiyacın, birinin sana 'yapabilirsin' demesidir" yaklaşımıyla hareket ettiklerini söyleyen Demircan, sporun baskıdan uzak, özgür ve doğal haliyle yeniden buluşması gerektiğini ifade ediyor. Genç sporcuların saha kenarında maruz kaldığı baskının spordan uzaklaşmalarına neden olduğunu hatırlatan Demircan, 'You Got This' yaklaşımıyla sporu yeniden keyif, deneyim ve özgüven alanı haline getirmeyi önemsediklerini paylaşıyor.
SAHADAN HAYATA TAŞINAN DEĞİŞİM
Projeyi dinlerken en etkileyici taraflardan biri, dönüşümün yalnızca saha içinde kalmaması. Rize'de projeye katılan bir öğrencinin okul tarihinde ilk kez spor lisesini kazanması, Ankara'daki kız takımının il birincisi olması ya da İstanbul'da bir öğrencinin lisanslı futbol hayatına başlaması, sporun bazen bir çocuğun hayatındaki yönü değiştirebildiğini gösteriyor. Hatay'da kız öğrencilerin artık beden eğitimi derslerinde erkek öğrencilerle birlikte futbol oynayıp maçlara çıkması da projenin sosyal etkisini ortaya koyan en güçlü örneklerden biri. Çünkü burada değişen yalnızca oyun değil; kız çocuklarının kendilerine biçtiği alan da büyüyor. Kızlar Sahada Kurucu Ortağı Kiraz Öcal da projenin temel çıkış noktasını "yapamazsın" algısını kırmak olarak özetliyor. Öcal, futbolun toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en görünür olduğu alanlardan biri olduğunu söylerken, amaçlarının yalnızca kız çocuklarını sahaya çıkarmak değil; sahada kalmalarını, güçlenmelerini ve spor yoluyla özgüven kazanmalarını sağlamak olduğunu anlatıyor. "Bir kız çocuğunun hayatına dokunan her değişim, daha büyük bir dönüşümün başlangıcıdır" yaklaşımı da projenin ruhunu en net şekilde ortaya koyuyor.
SAHADA SADECE FUTBOL YOK
Projede dikkat çeken önemli noktalardan biri de futbolun yalnızca skor üzerinden ilerleyen bir yapı olarak ele alınmaması. Kapsayıcılık, toplumsal cinsiyet eşitliği, psikolojik okuryazarlık ve çocuk koruma gibi başlıklarda eğitimler verilirken; Futbol3 metodolojisiyle iletişim, iş birliği, saygı ve dayanışma duygusu öne çıkarılıyor. Katılımcılar için hazırlanan deneyimler de projeyi farklı bir noktaya taşıyor. Kız çocukları Fenerbahçe Stadyumu'nda düzenlenen özel turda kulüp tarihini ve soyunma odalarını keşfederken, Sultanlar Ligi maçını tribünden izleyerek profesyonel kadın sporcuların atmosferine tanıklık etti. adidas iş birliğiyle David Beckham ile bir araya gelmeleri ise onlar için unutulmaz anlardan biri oldu.
2024-2025 etki raporuna göre öğrencilerin beden eğitimi derslerine katılımı ve spora ilgisi artarken, öğretmen geri bildirimlerinde özgüven yükselişi en belirgin değişim olarak öne çıkıyor. Projeye katılan kız çocuklarının yüzde 90'ı hayatında ilk kez bir futbol takımının parçası olurken, toplamda 10 bin saatin üzerinde antrenman gerçekleştirildi. Projeyi dinlerken akılda kalan en güçlü duygu ise şu oluyor: Bazen bir top gerçekten yalnızca bir top olmuyor. Bir çocuğun hayatındaki en önemli başlangıçlardan birine dönüşebiliyor.