Yayın Tarihi:
21 Temmuz 2026 10:06Güncelleme Tarihi:
21 Temmuz 2026 10:06Güncelleme Tarihi:
21 Temmuz 2026 10:06Yayın Tarihi:
21 Temmuz 2026 10:06

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, AA muhabirine, son günlerde bazı bölgelerde görülen iri cins çekirgelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Akıllara ilk gelen sorunun "Çekirgeler tarladaki ürüne zarar verir mi?" olduğuna işaret eden Kiraz, "Türkiye'de yüzlerce çekirge türü bulunuyor ve hepsi zararlı değil. Görülen çekirgelerin tarım ürünlerine zarar veren türden olmadığı sahadan gelen bilgiler arasında yer alıyor." dedi.
Her iri çekirgenin tarlalara saldıran istilacı tür olmadığını vurgulayan Kiraz, şöyle konuştu:
"Şu anda bütün süreç yakından takip ediliyor. Tarladaki ürünlere zarar verecek herhangi bir bulgu şu ana kadar tespit edilmedi. Sahada anlık takipler yapılıyor. Türkiye'de zaman zaman çekirge kaynaklı bölgesel ve geçici riskler oluşsa da Tarım ve Orman Bakanlığının kontrolü ve mevsimsel koşullar nedeniyle kriz seviyesine ulaşmaz."
"Panik yapılacak durum söz konusu değil"
Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Enver Durmuşoğlu da çekirgelerin yeniden gündem olmasıyla ihbar gelen bölgelerde Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü yetkilileriyle incelemelerde bulunduğunu söyledi.
Bölgede başka böceklerle beslenen türler ile genel zararlı olarak görülen çeşitli çekirgelerin bulunduğu bilgisini veren Durmuşoğlu, şunları kaydetti:
"Yöredeki türlerin tarımsal alanlarda olmasında sorun görünmüyor ancak yerleşim yerlerindeki bazı binaların çeşitli yerlerinde iri yapılı çekirgeler bulunuyor. Bunların birçoğu aslında diğer zararlı böcekleri yiyerek tarıma faydalı olan çekirge türleridir. Yörede tarladaki mahsulü sürü halinde tüketip bitirecek türler tespit etmedik. İnsanlara zarar vermeyen iri türler için panik olacak durum söz konusu değildir. Tarladaki ürünleri saatler içinde tüketenler genelde çöl çekirgeleridir. Sahadaki incelemelerimizde bu sürülere rastlamadık. Türkiye'nin iklim yapısı ve coğrafi konumu sebebiyle çöl çekirgesi sürüleri ülkemize kolay kolay ulaşamıyor. Nadiren gelebilenler ise kalıcı istilalara dönüşmedi. En son bu tür ülkemizde 1985'te görüldü."
Durmuşoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin her zaman süreci yakından takip ettiğini, sorun tespit edilmesi halinde gerekli tedbirleri aldığını belirterek, "Ekipler, çekirgelerin yumurtlama alanlarını kıştan ve erken bahardan itibaren takip ediyor. İhtiyaç duyulan yerlerde toplu ilaçlama yapılıyor. Popülasyonlar tarıma zarar verecek seviyeye ulaşmadan baskılanıyor. Çiftçilerimizin ve vatandaşlarımızın endişelenmesini gerektirecek durum şu anda bulunmuyor." değerlendirmesinde bulundu.
BEYAZ YÜZLÜ ÇALI ÇEKİRGESİİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, AA muhabirine, sosyal medyada paylaşılan çekirgelerin büyük bölümünün beyaz yüzlü çalı çekirgesi (decticus albifrons albifrons) olduğunu söyledi.
Türün 5-6 santimetre uzunluğa ulaşabildiğine işaret eden Bacak, "İri yapısı, uzun antenleri ve güçlü bacakları nedeniyle insanların dikkatini çekiyor. Bu tür istila yapan bir çekirge değil. Herkesin evine belki bir ya da iki birey giriyor. Sosyal medyanın da etkisiyle çok yoğun bir çekirge istilası varmış gibi bir algı oluşuyor ancak durum bu değil." ifadesini kullandı.
ÇÖL ÇEKİRGESİ GİBİ DEĞİLBacak, çöl çekirgeleri gibi tarım alanlarına büyük zarar veren türlerle karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerek, söz konusu çekirgenin bitkilerle ve diğer böceklerle beslendiğini, bu sayede ekosistemde dengeleyici rol üstlendiğini anlattı.
Türün zaman zaman kendi küçük bireylerini de tüketebildiğine dikkati çeken Bacak, "İnsanlara zarar veren, hastalık taşıyan ya da tarım ürünlerini yok eden bir tür değil. Ekosisteme katkı sağlayan canlılardan biri." dedi.
Evlere besin için değil, ışığa yöneldiği için giriyor
Bacak, şehirleşmenin doğal yaşam alanlarını daraltmasıyla insan ve yaban hayatının karşılaşmalarının arttığını belirterek, tarım ve doğal alanların yerleşimlerle iç içe geçtiği bölgelerde bu tür karşılaşmaların daha fazla yaşandığına kaydetti.
Hayvanların yaşam alanlarını kaybedince yakın bölgelere yöneldiğini belirten Bacak, "Bu çekirge gece aktif olan bir tür. Normalde yıldızlar ve ay ışığını takip ederek hareket ediyor. Evlerdeki yapay ışıklar da onları kendine çekiyor. Evlere girmesinin nedeni besin araması değil, ışığa yönelmesi." değerlendirmesinde bulundu.
Bacak, sosyal medyada yapılan paylaşımların büyük bölümünün Silivri, Çatalca ve Arnavutköy gibi tarım alanlarının yoğun olduğu ilçelerden geldiğini belirterek, söz konusu bölgelerde şehir ve tarım alanlarının yan yana bulunduğunu ve bu durumun türün habitat tercihiyle örtüştüğünü aktardı.
ÇEKİRGELER ISIRIR MI?
Vatandaşların çekirgelerle karşılaştığında panik yapmaması gerektiğinin altını çizen Bacak, çekirgenin çıplak elle tutulmaması gerektiğini ifade etti. Bacak, "Yanlış tutulduğunda kendini savunmak amacıyla ısırabilir. Bu yetişkinler için ciddi bir sorun oluşturmaz ancak çocukların elini acıtabilir. En doğrusu bir kavanoz ya da plastik kap yardımıyla yakalayıp en yakın yeşil alana bırakmak." uyarısında bulundu.
YOĞUNLUK AZALACAKGörülen yoğunluğun geçici olduğuna işaret eden Bacak, sıcaklıkların artmasıyla erişkin bireylerin ortaya çıktığını söyledi.
Bacak, çekirgelerin yumurtalarının ilkbahar sonu ve yaz başında çatladığını, genç bireylerin birkaç kez kabuk değiştirdikten sonra erişkin hale geldiğini anlattı.
Bazı çekirge türlerinde popülasyon yoğunluğunun 5-6 yılda bir zirve yapabildiğini ifade eden Bacak, "Bu dönem de muhtemelen böyle bir döngüye denk geldi. Birkaç hafta içinde yoğunluk azalacak. Gelecek yıl aynı tabloyu görmeyebiliriz." dedi.
Bacak, şehirleşmenin doğal yaşam alanlarını daraltmaya devam etmesi halinde benzer insan ve yaban hayatı karşılaşmalarının gelecekte daha sık yaşanabileceğine dikkati çekerek, bu tür canlıların doğal yaşamın bir parçası olduğunu ve gereksiz yere öldürülmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.