
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Gastronomi İhtisas Başkanı Tümay İmamoğlu, Platin Dergisi Nisan 2026 sayısında konuk yazar oldu. Tümay İmamoğlu, yazısında gastronomi turizminin önemini anlatırken ekonomik ve sosyolojik katkılarını ele aldı. İşte o yazı:
Tarihi bir kenti ziyaret etmekten vazgeçebilirsiniz, müze turunuzu erteleyebilirsiniz, farklı heyecanları tercih edebilirsiniz ama yeme-içme ihtiyaçlarınızdan vazgeçemezsiniz. Hangi turizm faaliyetinin içinde olursanız olun günde en az üç saatinizi beslenmeye ayırırsınız. Bu yönüyle gastronomi, destinasyon tercihlerini doğrudan etkileyen temel motivasyon alanlarından biri haline geldi. Günümüzde, gastronomi tercih ettiğiniz turizm etkinliğinin bir parçası olmaktan ziyade tercihlerinizi yönlendiren etken faktör oldu ve 'Gastronomi Turizmi' adıyla yükselen turizm türleri içinde yerini aldı. Bir deneyimin en güçlü taşıyıcılarından biri yerel mutfak ve yemek kültürüdür. Yerel yemekler, bir bölgenin tarihini, tarımını, insanını ve kültürel mirasını yansıtır. Yemek yalnızca bir tüketim değil kültürel bir anlatıdır. Bu nedenle gastronomi turizmi, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve kuşaktan kuşağa aktarılması bakımından önemli bir işlev üstleniyor. Gastronomi turizmi yalnızca restoranı değil aynı zamanda, çiftçileri, küçük üreticileri, zanaatkârları, sanatkârları, yerel pazarları da destekler. Bu açıdan gastronomi turizmini turizmin bir alt kolu olarak değil destinasyonların kültürel kimliğini güçlendiren, yerel ekonomiyi destekleyen stratejik bir turizm türü olarak görüyoruz.
YEREL MUTFAĞIN TURİZM DENEYİMİNDEKİ ROLÜ
Ülkemizin tarihi, kültürel, coğrafi zenginlikleriyle birlikte gelen tarım, gıda, mutfak hafızası sonsuz bir zenginlik sunuyor. Bölgedeki ürününün tarihi geçmişi, nerede, nasıl, kimler tarafından üretildiği, nasıl korunduğu ve kalite standartlarının neler olduğu gibi bilgiler bu ürünün turizm ürünü olarak hikayeleştirilmesini, markalaştırılmasını kolaylaştırıyor. Bu verilerin doğru ürünler haline getirilmesi tüketici için doğru gastronomi turizmi deneyimi anlamına geliyor. Turist hikayesi olan deneyimler yaşamak ister.
Coğrafi işaretli ürünler, tüketici açısından köken, kalite ve özgünlük güvencesi sunarken destinasyon açısından da farklılaşma ve markalaşma kapasitesini artırıyor. Ülkemizde sayısı artan coğrafi işaretli ürünlerin tescilinde de aynı kriterler söz konusu olduğundan bizler için coğrafi işaretli ürünleri gastronomi turizmine dahil etmek cezbedici bir unsur oluyor. Bu tescilli ürünleri, sadece restoranlarda tüketerek değil üretildiği coğrafyada, üretime dahil olarak, üreticiyle tanışarak deneyimlemek turist için etkileyici bir deneyim oluyor. Ürünü üretildiği yerde tatmak, satın almak ve hatta üretiminde, hasadında rol almak ekonomik olarak da ayrıca katkı sağlıyor. Bu ürünler yalnızca yemek değil, coğrafyanın, kültürün taşıyıcısıdır, turist için yerin kendisini tatma deneyimidir.
Gastronomi turizmi faaliyetleri dahilinde çiftlik, üretici ziyaretleri, köy mutfak deneyimleri, yerel pazar gezileri, çeşitli atölye deneyimleri, yerel halkla olan tanışmalar bölgelere hem ekonomik hem sosyolojik katkılar sağlıyor. Her geçen gün yeni anlaştığımız, rotalara dahil ettiğimiz küçük üreticilerin sayısı artmakta ve geri dönüşümler çok iyi oluyor. Gastronomi turizmi sayesinde küçük üreticiler, yerel işletmeler turizm ağımızın birer parçası oluyorlar, tanıtım çalışmalarımızda, broşürlerde, dijital ortamlarda onlar da destinasyon kimliğinin parçası olarak yer alıyorlar. Unutmayalım ki Türkiye'nin gastronomi zenginliği, uluslararası arenada hâlâ yeterince bilinmemekle birlikte gastronomi turizmi günümüz turizm hareketlerinde giderek daha cezbedici bir hal alacak. Her popüler olan trend gibi gastronomi turizmi de profesyonel olmayan, turizm sektörü dışında olanların da ilgisini çekecektir. Gastronomi turizminin yerel halkla adil bir şekilde paylaşılması, yereli koruyan, yaşatan maksimum katkının sağlanması temel koşulumuz. Bu nedenle gastronomi turizminin gelişim sürecinde kalite standartlarının korunması, deneyimlerin profesyonel biçimde kurgulanması ve yerel değerlerin ticari baskı altında yıpranmamasına özen gösterilmesi büyük önem taşıyor. Gastronomi turizminin başarısı, yerelin bilgisini, emeğini ve üretim kültürünü koruyarak sürdürülebilir bir turizm değerine dönüştürebilme kapasitesine bağlı.

(TÜRSAB Gastronomi İhtisas Başkanı Tümay İmamoğlu)