USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

15 Ağustos 2026 07:59

Güncelleme Tarihi:

15 Ağustos 2026 07:59

Güncelleme Tarihi:

15 Ağustos 2026 07:59

Yayın Tarihi:

15 Ağustos 2026 07:59

Yapay zeka geçmişi keşfediyor

Arkeolojide keşif artık yalnızca kazı alanlarında yapılmıyor. Yapay zeka, uydu görüntülerini ve lazer tarama verilerini analiz ederek insan gözünün fark edemediği arkeolojik izleri ortaya çıkarıyor. Ormanların altında kalan yapılar, zamanla yok olan yerleşimler ve yüzeyde fark edilmesi güç kalıntılar, yeni teknolojiler sayesinde yeniden görünür hale geliyor.

Yapay zeka geçmişi keşfediyor

Arkeolojide teknoloji, geçmişi araştırma biçimini hızla değiştiriyor. Yapay zeka, LiDAR, uydu görüntüleri ve üç boyutlu tarama sistemleri, arkeologların geniş alanları daha kısa sürede incelemesine, insan gözünün fark etmekte zorlanacağı izleri tespit etmesine ve tarihi alanları kazı yapmadan dijital olarak belgeleyebilmesine olanak sağlıyor. Dünyanın farklı bölgelerinde kullanılan bu yöntemler, arkeolojik keşiflerin yalnızca toprağın altında değil, büyük veri setlerinin içinde de yapılabileceğini gösteriyor.

Bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri Arizona Üniversitesi'nden araştırmacıların Maya bölgesinde yürüttüğü çalışma. Araştırmacılar, havadan elde edilen LiDAR verilerini yapay zekâ ile analiz ederek ormanlarla kaplı geniş alanlardaki arkeolojik yapıların otomatik olarak tespit edilmesini amaçlayan bir derin öğrenme modeli geliştirdi.

Model, Maya bölgesinde 615 kilometrekarelik bir alandaki LiDAR verileri üzerinde eğitilirken, ayrıca 885 kilometrekarelik başka bir alanda test edildi. Araştırmacılar, farklı coğrafyalardan elde edilen verilerle eğitilen modelin farklı alanlarda daha başarılı sonuç verdiğini ve henüz kapsamlı biçimde incelenmemiş bölgelerde de yeni yapı adayları belirlediğini aktarıyor. Çalışmanın amacı, Maya ovalarındaki arkeolojik alanların onlarca yıl sürebilecek geleneksel haritalama çalışmalarının yerine haftalar veya aylar içinde geniş ölçekte taranabilmesinin önünü açmak.

Yapay zekanın arkeolojideki rolü yalnızca yeni LiDAR verilerini analiz etmekle sınırlı değil. 2025'te yayımlanan bir başka araştırmada, 1960'larda ABD'nin CORONA programı kapsamında çekilen siyah-beyaz uydu görüntüleri yapay zeka ile yeniden analiz edildi.

Irak'ın Bağdat'ın batısındaki Abu Ghraib bölgesine odaklanan çalışmada model, günümüzde büyük ölçüde değişmiş arazinin eski görüntülerindeki arkeolojik izleri tanımak üzere eğitildi. Sistem, geleneksel yöntemlerle daha önce tespit edilmemiş dört yeni arkeolojik alan belirledi ve bu alanlar saha çalışmalarıyla doğrulandı. Modelin arkeolojik alanları tespit etmedeki genel doğruluğu yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştı.

Çalışmanın dikkat çekici tarafı, yapay zekânın yeni bir görüntü üretmesi değil, geçmişte çekilmiş bir görüntüyü yeniden okuyarak bugün görünür olmayan izleri ortaya çıkarması. CORONA görüntüleri, son 60 yılda kentleşme ve tarımsal faaliyetler nedeniyle kaybolmuş arkeolojik izlerin araştırılması için önemli bir kaynak oluşturuyor.

Yapay zeka arkeologların yerini almıyor

Bu teknolojilerin asıl gücü, arkeologların karşısındaki devasa veri setlerini daha hızlı tarayabilmesinde ortaya çıkıyor. Bunun güncel örneklerinden biri de İrlanda'da geliştirilen Arkeolojik Özelliklerin Otomatik Tespiti (ADAF) adlı yapay zeka destekli araç.

ADAF, havadan elde edilen LiDAR verilerindeki arkeolojik özellikleri otomatik olarak belirlemek için derin öğrenme kullanıyor. İrlanda'daki uzmanlar tarafından etiketlenen 10 binden fazla arkeolojik anıt ve 200'den fazla LiDAR veri seti kullanılarak eğitilen sistem; höyükler, halka biçimli yapılar ve çevresi kapalı arkeolojik alanlar gibi özellikleri tespit etmek üzere tasarlandı.

Sistem, İrlanda'daki bir altyapı geliştirme koridorunda yapılan testlerde daha önce bilinen arkeolojik alanların önemli bir bölümünü tespit ederken, manuel incelemelerde fark edilmeyen 116 potansiyel yeni arkeolojik alan da belirledi. Bu sonuç, yapay zekânın arkeologların yerine geçmekten çok, hangi bölgelerin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini gösteren bir ön tarama aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koyuyor.

Türkiye'de geçmişi lazerle belgelemek

Türkiye'de de arkeolojik araştırmalarda yeni teknolojilerin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Bunun yakın tarihli örneklerinden biri; Malazgirt Savaş Alanı. 2025'te yayımlanan bir araştırmada, Malazgirt Savaş Alanı'nın belgelenmesi için cep telefonlarında bulunan LiDAR teknolojisinin kullanımı incelendi. Araştırmacılar, cep telefonuyla gerçekleştirilen taramalardan elde edilen üç boyutlu nokta bulutu verileriyle yapı kalıntıları, yüzey morfolojisi ve gömü alanlarının dijital olarak modellenmesini değerlendirdi.

Çalışma, mobil LiDAR'ın özellikle küçük ve açık arkeolojik alanlarda hızlı, düşük maliyetli ve tahribatsız belgeleme sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Teknolojinin geleneksel yöntemlerin yerini almak yerine ön inceleme ve arkeolojik belgelemede tamamlayıcı bir araç olarak kullanılabileceği belirtiliyor.

Arizona'da Maya yerleşimlerinin yapay zeka ve LiDAR ile haritalanması, İrlanda'da yapay zekanın yüzlerce arkeolojik alanı tespit etmek için kullanılması, Irak'ta 60 yıllık uydu görüntülerinin yeniden okunması ve Türkiye'de Malazgirt'in üç boyutlu olarak belgelenmesi aynı dönüşümün farklı örneklerini gösteriyor: Arkeolojinin geleceği yalnızca toprağın altında değil, verinin içinde de aranıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR