KOBİ sektöründeki BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirilen ankete göre; küresel çaptaki katılımcıların %58'i, Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesindekilerin ise %82'si geçtiğimiz yıl en az bir siber olay yaşadığını ifade ediyor. Türkiye'de ise bu oran %58 olarak kaydedildi. Mısır'da %99, Suudi Arabistan'da %93 ve Güney Afrika'da %78 olarak ölçülen oran, Türkiye'de her ne kadar diğer META ülkelerine kıyasla daha düşük olsa da KOBİ'lerin siber olaylarla karşılaşma riskinin önemli ölçüde devam ettiğini gösteriyor.
Katılımcıların en fazla zarar veren tehditler arasında gösterdiği başlıca saldırı türleri; kimlik avı saldırıları, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim ve yapay zekâ güvenlik açıklarını hedef alan saldırılar oldu.
En ciddi sonuçlardan biri olarak öne çıkan maddi kayıp, dünya genelindeki katılımcıların %22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise %26'sı tarafından belirtildi. Türkiye kırılımında en ciddi siber olayın sonucu olarak maddi kayıp bildirenlerin oranı %26 oldu. Bu oran Suudi Arabistan'da %35, Güney Afrika'da %16 ve Mısır'da %15 olarak kaydedildi.
Katılımcılar, saldırganların doğrudan maddi etkinin ötesinde, veri hırsızlığına yoğun şekilde odaklandığını belirtti. En sık hedef alınan bilgiler arasında müşterilere ait veriler (%35), finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler (%38), çalışanların kimlik bilgileri (%25) ve kuruluşun iş stratejisi (%23) yer aldı. Bu tablo, saldırganların paraya dönüştürülebilen veya daha sonraki saldırılarda kullanılabilecek değerli verileri ele geçirmeye yönelik stratejik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Türkiye'deki katılımcıların yanıtlarında müşterilere ait kişisel verilerin çalınması (%35) ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması (%35) en sık karşılaşılan saldırgan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Bunları %30 ile para sızdırılması izledi. Bu tablo, saldırganların paraya dönüştürülebilen veya daha sonraki saldırılarda kullanılabilecek değerli verileri ele geçirmeye yönelik stratejik bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
Veriler, siber suçluların öncelikli olarak teknik ekipleri hedef aldığını ortaya koyuyor. En ciddi saldırıların %61'i BT departmanlarına, %46'sı ise BT güvenliği birimlerine yöneliyor. Türkiye verileri de benzer bir tabloya işaret ediyor: En fazla hedef alınan departmanlar %61 ile BT, %39 ile BT Güvenliği ve %22 ile Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) oldu. Muhasebe ve finans departmanları ise %24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıkıyor. En ciddi siber olaylarda ortalama üç departmanın aynı anda etkilendiği görülüyor. Dikkat çekici bir diğer bulgu ise KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranının %21 ile orta ölçekli şirketlerdeki %15 ve büyük işletmelerdeki %17'lik orandan daha yüksek olması.
Son dönemde yaşanan ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynağı ve teknoloji genelinde ek siber güvenlik önlemleri almaya yöneltti. Küresel ölçekte öncelikli adımların başında %24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması gelirken, bunu %23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesi izliyor. Türkiye'de öne çıkan önlemler arasında ise tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi (%39) ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması (%39) ilk sırada yer alıyor. Bunları %35 ile parola politikasının başlatılması veya güncellenmesi izliyor. Küresel ölçekte kuruluşların %22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklanıyor.
Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov bulgulara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Siber olaylar, küçük ve orta ölçekli şirketlerde büyük holdinglere kıyasla çoğu zaman çok daha yıkıcı izler bırakıyor; hatta kısıtlı kaynaklara sahip bu işletmeler için doğrudan bir varoluş tehdidine dönüşebiliyor. KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var. Bu segmentteki amiral gemimiz Kaspersky Next Optimum, büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesindeki bir güvenliğe kolayca erişebilmesi için tasarlandı. Kullanıcılar, yeni özelleştirilebilir ek Güvenlik Modülleri sayesinde ana ürünün yeteneklerini genişleterek ortaya çıkan yeni risk ve ihtiyaçlara karşı savunma hatlarını güçlendirebiliyor."