USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Şirketler

Yayın Tarihi:27 Mart 2026 19:17

“Bilanço geçmişi gösterir, işimiz geleceği öngörmek"

Ray Sigorta CEO'su Koray Erdoğan sigorta sektörünün 2025 yılı performansını, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve Ray Sigorta'nın büyüme yaklaşımını değerlendirdi.

“Bilanço geçmişi gösterir, işimiz geleceği öngörmek"

Ray Sigorta CEO'su Koray Erdoğan, İstanbul Swissotel The Bosphorus'ta düzenlenen basın toplantısında sigorta sektörünün büyümeye devam ettiğini ancak teknik kârlılık rakamlarının önemli sinyaller verdiğini söyledi. Erdoğan, "Bugünü anlamak için pandemiden bu yana geçirdiğimiz süreci iyi anlamak gerek. 2020'de pandeminin getirdiği çok farklı fiyatlamalar oldu. Peşinden 2021 ve 2022'de sektör ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. 2023'te deprem felaketini yaşadık. 2024'ten itibaren ise önce kaskoda gördüğümüz, sonrasında yangın ve doğal afetler branşının takip ettiği, peşinden sağlık branşı ve şimdi trafikte bile ciddi bir rekabet görüyoruz. Sektörde 2023'te yüzde 110 olan büyüme, 2024'te yüzde 74'e düştü, 2025 yılını ise yüzde 41 büyüme ile kapattı. Kâğıt üzerinde reel büyüme var gibi gözükse de bu büyümenin branşlar bazında anlamı çok farklı."

"BİZİM ASIL İŞİMİZ İSE GELECEĞİ ÖNGÖRMEK"

Branş bazında değerlendirmelerini paylaşan Erdoğan şunları ifade etti:

"Sektörün en önemli branşlarından biri olan kaskoda, 2024'te ilk kez yüzde 7,4 daralma gördük. 2025'te ise büyüme yatay seyretti. Nakliyat tarafında reel daralma yaşandı. Sağlık ve trafik branşları öne çıktı; ancak bu alanlardaki büyüme dahi maliyet artışlarını karşılamaktan uzak kaldı. Bu branşların her birinin, maliyetlerin fiyatlara yansıdığı kendine özgü bir işleyişi bulunuyor. Yatırım gelirlerinin etkisiyle sektör geçen yılı vergi öncesi 159 milyar TL kârla kapattı. Ancak teknik olmayan bölümden aktarılan yatırım gelirleri dışarıda bıraktığımızda, teknik zararın 43 milyar TL'den 63 milyar TL'ye yükseldiğini görüyoruz. En son açıklanan Şubat verileri, büyümenin yüzde 28'e kadar gerilediğine işaret ediyor. Gerçekçi olmak gerekirse, bu yapının sağlıklı olduğunu söylemek zor.

Büyümeden çok fazla konuşuyoruz ama eğer portföy dağılımı ya da teknik kârlılık gibi bir önceliğiniz yoksa büyümek oldukça kolay; fiyatları düşürür ve hızlıca büyüyebilirsiniz. Ancak bu tür bir büyümenin kalıcı olması mümkün değil. Nitekim bunu sektör olarak geçmişte de deneyimledik ve ardından çok sert fiyat düzeltmeleri yapmak zorunda kaldık. Bu tür dalgalanmalar ise zaman içinde sektörün itibarını zedeleyebiliyor. Büyümek elbette önemli. Ancak asıl değerli olan, bunu kârlı ve sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirebilmektir. Bugün bilançolar güçlü görünebilir; ancak unutmamak gerekir ki bilançolar bir dikiz aynası gibidir, geçmişi gösterir. Bizim asıl işimiz ise geleceği öngörmektir."

"JEOPOLİTİK RİSKLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Küresel ölçekte artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikleri de yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, 2026 yılına ilişkin beklentilerini şu sözlerle aktardı: "Aslında bu sene faizler genel seviyesinde aşağı yönlü bir ivmelenme beklerken, son yaşanan olaylardan ötürü muhtemelen önümüzdeki dönemde faiz politikasında bir değişim görebiliriz. Faizlerin şimdiki seviyelerde devam etmesi, enflasyonun da 30'un üzerinde bir yerde yılı kapatması mümkün görünüyor. Şu an için kimse öngeremiyor bu ortam nereye evrilir. Eğer daha uzun soluklu hale gelirse, tabii etkilerini de ona göre takip edeceğiz. Özellikle nakliyat sigortasında Türk şirketlerinin çok büyük bir riski yok. Ama süreç uzadıkça bu belirsizliklerin dolaylı etkilerini tüm branşlarda belli oranda hissedebiliriz."

'RAY SİGORTA TARİHİNİN EN BAŞARILI DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ'

Ray Sigorta olarak 2025 yılını sürdürülebilir büyüme prensiplerinden vazgeçmeden başarıyla geride bıraktıklarını ifade eden Koray Erdoğan, "Geçen yılı 4,17 pazar payı ile 7. sırada kapattık. Bu 68 yıllık tarihimizin en iyi sıralaması. Teknik rasyomuz da sektör ortalamasından çok daha iyi bir yerde. Net bileşik rasyomuz sektörden 7 puan daha iyi. Portföy dağılımımızı ise yüzde 45 oto, yüzde 55 oto-dışı olarak dengeli şekilde yönetmeye devam ediyoruz. Mali disiplinden ödün vermiyor, uzun vadeli stratejimizden vazgeçmiyoruz. Sektörde ilk 5 hedefimiz var. Ancak ne pahasına olursa olsun demiyoruz, sürdürülebilir şekilde, dengeli bir portföy yapısı ile doğru zamanda, kalıcı şekilde büyümeyi önceliklendiriyoruz" diye konuştu.

'TÜRKİYE, VIG İÇİN STRATEJİK BİR PAZAR'

Basın buluşmasında Ray Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı, VIG Yönetim Kurulu Üyesi ve COO'su Gerhard Lahner de Avrupa'nın lider sigorta grubu olan VIG'nin sektörün geleceğini şekillendiren büyüme vizyonunu ve stratejilerini paylaştı. 2007 yılından bu yana Ray Sigorta ile birlikte yol aldıklarını ifade eden Lahner şunları söyledi: "1824 yılındaki kuruluşumuzdan bu yana kâr etmenin ötesinde sigortacılığın toplumsal sorumlulukla, üretilen değerleri koruma anlayışıyla yürütülmesi gerektiğine inanarak faaliyet gösteriyoruz. Bulunduğumuz pazarlarda her zaman çok uzun vadeli bir yatırım perspektifiyle yol alıyoruz. Bu yaklaşım doğal olarak, VIG açısından stratejik anlamda çok önemli pazar olan Türkiye için de geçerli. 30 ülkede faaliyet gösteren grubumuz açısından Türkiye dönem şartlarına göre en büyük 4 ya da 5'inci pazar olarak bizim için ayrı bir öneme sahip. Türkiye; güçlü ekonomik potansiyele ve dayanıklılığa, dinamik genç bir nüfusa ve sigortaya yönelik artan farkındalığa sahip bir ülke. Türkiye'deki varlığımızı sistematik ve sürdürülebilir bir şekilde büyütme kararlılığımızı koruyoruz. Bunun için de öncelikle bünyemizdeki şirketlerde organik şekilde büyümeye odaklanıyoruz."

'SAVAŞIN KÜRESEL ETKİSİ SONBAHARDA NETLEŞİR'

Sigortacılığın tüm dünyada farklı ihtiyaçlara yanıt üretmesi gerektiğine ve yerel uzmanlığın önemine dikkat çeken Lahner, 68 yıllık geçmişiyle saygın bir marka olan Ray Sigorta'nın VIG'nin başarısına önemli katkı sunduğunu ifade etti. İran-ABD-İsrail üçgenindeki savaşın sektördeki küresel etkilerine dair görüşü sorulan Lahner, "Devam eden bu talihsiz savaşların nasıl gelişeceğini kimsenin öngörebildiğini sanmıyorum. Burada birkaç unsur var. Temel yaklaşımımız, özellikle finansal piyasalar açısından belirsizliğin süreceği yönünde. Döviz kurları, hisse fiyatları, değer kayıpları ya da başka dalgalanmalar gibi etkenlerin piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. İlk ve doğrudan etkisi esas olarak nakliyat sigortalarında yaşandı. 20 milyar dolar gibi bir maliyet ortaya çıktı. Küresel ticaretin boyutunu düşününce çok da büyük bir rakam olduğunu düşünmüyorum. Henüz görmediğimiz şey ise ikinci tur etkilerin ne olacağı. Biz bunun sonbaharda daha net görüleceğini varsayıyoruz. Çünkü genellikle sonbaharda, en azından ABD ve Avrupa pazarlarında, bir sonraki yılın reasürans düzenlemelerinin asgari düzeyi ortaya çıkar ve tablo o zaman daha net hale gelir. Dünyanın başka bir yerinde fiyatlar yükseldiğinde, bunun yerel fiyatlara da etkisi oluyor. Bunun örneklerini kasırgalarda ABD'de ya da Türkiye'deki depremlerde gördük" değerlendirmesini yaptı.

AFET BÖLGESİNDEKİ OKUL PROJESİNE ALTIN ÖDÜL

Basın buluşmasında ayrıca, Vienna Insurance Group bünyesinde 2012 yılından bu yana üstün toplumsal katkı sunan grup şirketlerine verilen Günter Geyer Sosyal Sorumluluk Ödülleri kapsamında bu yıl Ray Sigorta'nın layık görüldüğü Altın Ödül de takdim edildi. Ray Sigorta, 6 Şubat 2023'te gerçekleşen deprem felaketinin ardından afet bölgesinde eğitime kalıcı katkı sunmak amacıyla hareket geçmiş, çalışanlarının gönüllü bağışları ve VIG'nin desteğiyle Hatay İskenderun'da Umut İlkokulu'nu hayata geçirmişti. 2024 yılının Eylül ayında öğrencilerle buluşan okul, her yıl 125 öğrenciye eğitim veriyor.

Gerhard Lahner ödüle ilişkin "Güneydoğu Türkiye ve Suriye'de Şubat 2023'te meydana gelen, büyük acı ve yıkıma yol açan korkunç depremi hepimiz hâlâ hatırlıyoruz. Depremlerin ardından Ray Sigorta ve Viennalife şirketlerimiz birer yardım fonu oluşturdu. VIG olarak bu fonları 1 milyon Euro ile destekledik. Etkilenen bölgedeki çocuklar yalnızca alışkın oldukları bir öğrenim ortamını kaybetmedi, aynı zamanda günlük yaşamları ve gelecek umutları acı verici biçimde kesintiye uğradı. Bu nedenle Ray Sigorta çalışanlarının öncülük ettiği bu girişimi son derece anlamlı buluyorum. Ray Sigorta Umut İlkokulu'nun finansmanı, dayanışma ve yeniden inşa adına kalıcı bir mesaj verdi" dedi.

Koray Erdoğan, projeye ilişkin şunları dile getirdi: "6 Şubat depremleri tarihimizin en büyük felaketiydi. Farklı, kalıcı bir dayanışma göstermek istedik. Çalışanlarımız ve yönetim ekibimiz, herkesin gönüllü bağışlarıyla bu projeyi hayata geçirdik. Her yıl 125 çocuğa eğitim yuvası olan Ray Sigorta Umut İlkokulu'nu 2024'te öğrencilerle buluşturduk. Onları desteklemeye, her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bir hayalim var; inşallah, o ilkokuldan mezun olan çocuklardan birini ya da birkaçını büyüyünce, meslek sahibi olunca bir gün Ray Sigorta'da aramızda göreceğiz."

EN ÇOK OKUNANLAR