
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması küresel enerji piyasalarında şok dalgalar yaratıyor. Ancak etkilenen sadece petrol ya da doğal gaz değil.
Çünkü tırmanan maliyetler dünyada çiftçilerin üretim takvimini ve küresel gıda arz güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı rotası, sadece enerji sevkiyatı değil, üre ve amonyak gibi stratejik ham maddelerin dünya pazarlarına ulaştırılmasında da dünyanın en önemli hattı konumunda bulunuyor. İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri arasında yer alıyor. Kuzey yarımkürede ekim sezonunun başlaması, sevkiyat hatlarındaki her türlü aksamanın tarımsal verimliliği ve gıda arzını doğrudan etkileyeceği anlamına geliyor.

AA'nın 23 Mart tarihli haberine göre Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'ini, fosfatlı gübre arzının da yüzde 20'sini kesintiye uğrattı.
Hürmüz Boğazı'ndaki durumun küresel gübre tedarik zincirinde toplamda yüzde 33'lük daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatı durma noktasına gelirken, küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46'sının doğrudan Körfez bölgesinden sağlanması mevcut tabloyu daha da derinleştirdi.
Dünyadaki üre ihracatının yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden yapılırken, fosfatlı gübre üretiminde kritik ham madde olan küresel kükürt ihracatının yüzde 45'i de bu stratejik su yolu üzerinden sevk ediliyor.
Lojistik aksamalar nedeniyle son 2 haftada ihraç edilmesi planlanan 2,1 milyon tondan fazla üre stokunun yaklaşık yarısı gemilere yüklenemedi.
TÜRKİYE'DE GÜBRE TEDARİKİNE İLİŞKİN SORUN YOK
DMM dün Türkiye'de gübre tedarikine ilişkin sorun olmadığını duyurdu. DMM'nin, NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, Türkiye'de gübre tedarikine ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığı, üretim süreçlerinin kesintisiz devam ettiği ve mevcut stokların yeterli olduğunun açıkça ifade edildiği belirtildi.
DÜNYADA FİYATLARI NASIL ETKİLEDİ?
ABD'li yayın kuruluşu CNBC'nin haberine göre gübre vadeli işlem kontratları, diğer emtialar kadar hızlı alıcı bulmadığı için fiyat değişimlerini net bir şekilde izlemek ve piyasa değerini belirlemek zorlaşıyor. Buna rağmen sektör analistleri, azotlu gübreler için gösterge kabul edilen Mısır çıkışlı (FOB) granül üre fiyatlarının, savaş öncesindeki 400-490 dolar seviyesinden ton başına 700 dolara kadar çıktığını belirtiyor.
Habere göre Alpine Macro tarafından pazartesi günü yayımlanan bir nota göre; savaşın başından bu yana üre fiyatları yaklaşık %50, amonyak fiyatları ise %20 oranında arttı. Potas ve kükürt gibi diğer stratejik gübre türlerinde de benzer fiyat artışları gözlemleniyor.
2022'DEN SONRA EN BÜYÜK İKİNCİ KESİNTİ
AA'nın 23 Mart tarihli haberine göre ABD Gübre Enstitüsü (TFI) Başekonomisti Veronica Nigh, Orta Doğu'da çatışmanın uzaması halinde durumun Ukrayna-Rusya Savaşı'nın başladığı dönemden çok daha vahim bir hal alacağını ifade etti.
FAO Başekonomisti Maximo Torero da Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği enerji şokunun gübre piyasaları üzerinden küresel gıda sistemini vurduğunu belirterek, deniz taşımacılığındaki sigorta krizinin arzı durma noktasına getirdiğini vurguladı.
Torero, sigorta sektörünün diplomatik ilerlemelerden ziyade somut hasar kayıtlarına odaklandığını dile getirerek, "Çatışmalar yarın sona erse bile normal nakliye kapasitesine dönülmesi aylar sürecektir. Sigorta şirketleri, ancak uzun bir süre yeni hasar kaydı oluşmadığını gördükten sonra primleri düşürecektir." dedi.
Bu durumun bölgedeki gübre ihracatçıları için "yüksek nakliye maliyetleri ve küresel rekabet gücünde büyük kayıp" anlamına geldiğini belirten Torero, küresel gıda sistemini istikrara kavuşturmanın tek yolunun Hürmüz Boğazı'nın diplomasi yoluyla yeniden trafiğe açılması olduğunun altını çizdi.