Yayın Tarihi:
28 Mart 2026 08:47Yayın Tarihi:
28 Mart 2026 08:47
Türkiye sigorta pazarı, ekonomik dalgalanmalara ve değişen maliyet yapılarına rağmen 2025 yılında finansal verilerde önemli eşikleri geride bıraktı. Sektörde fiyatlama disiplini ve operasyonel verimliliğin test edildiği bu dönemde, sağlık, kasko ve KOBİ segmentlerinde dengeli bir portföy yönetimi sergileyen şirketlerin öne çıktığı görülüyor. Teknolojiyi 'Yaver GPT' gibi somut projelerle iş süreçlerine entegre eden ve 'Empati Güvencesi' yaklaşımıyla müşteri deneyimini merkeze alan bu dönüşüm yolculuğunu AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken ile detaylandırdık.
*2025 yılı AXA Türkiye için nasıl geçti? Sağlık, elementer ve ticari sigortalar tarafında prim üretimi ve büyüme açısından hangi branşlar öne çıktı?
2025'i AXA Türkiye açısından hem büyümenin hem de teknik disiplinin birlikte korunduğu güçlü bir yıl olarak tamamladık. Toplam prim üretimimizi 90 milyar liranın üzerine taşırken sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik. Bu büyüme tek bir branşa bağlı kalmadı; sağlık, kasko, yangın ve KOBİ segmentlerinde eş zamanlı güçlenmeyle gerçekleşti. Özellikle sağlık sigortaları artan maliyetler ve erişim ihtiyacının etkisiyle en hızlı ivme yakaladığımız alanlardan biri olurken, kasko ve yangın branşlarında fiyatlama disiplinine odaklanan portföy yönetimimiz pazar payı artışıyla sonuçlandı. Ticari ve kurumsal sigortalarda ise dengeli prim üretimi ve teknik kârlılık odağımızı koruduk. 2025'in belirleyici tarafı, büyümeyi finansal gelirlerle değil, teknik sonuçlar, operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimiyle desteklemiş olmamızdı.
*2026'ya girerken küresel riskler, iklim krizi ve değişen müşteri beklentileri çerçevesinde sektörde en kritik başlıkları neler olarak görüyorsunuz? AXA Türkiye 2026'da hangi alanlarda büyümeyi planlıyor?
2026'ya girerken sektör ajandasının çok daha karmaşık bir risk setiyle şekillendiğini görüyoruz. İklim krizi ve afet frekansındaki artış reasürans yapısından fiyatlama modellerine kadar geniş bir etki yaratırken, makroekonomik dalgalanmalar sektörü yeniden teknik sigortacılığa odaklanmaya yönlendiriyor. Bununla birlikte müşteri beklentisi de dönüşüyor; artık yalnızca hasar anında yanında olan değil, risk oluşmadan önce ihtiyacını anlayan ve çözüm üreten bir sigorta modeli bekleniyor. Biz de bu yeni dönemi yalnızca ürün ve fiyat perspektifinden değil, müşteri deneyimini merkeze alan Empati Güvencesi yaklaşımımızla ele alıyoruz. Müşteriyi sadece poliçe sahibi olarak değil, ihtiyacı, beklentisi ve yaşam döngüsüyle birlikte anlayan bir sigortacılık modeli kuruyoruz. Bu çerçevede büyüme stratejimizi sağlık sigortalarında sürdürülebilir genişleme, KOBİ ve ticari sigortalarda derinleşme, iklim ve afet risklerine yönelik ürünler ile siber risk çözümleri üzerine kurguluyoruz. Amacımız Empati Güvencesi ile güçlenen müşteri güveni sayesinde koruma oranını yükselten ve uzun vadeli değer yaratan bir yapı oluşturmak.

*AXA Türkiye'nin yapay zeka, ileri veri analitiği, dijital hasar yönetimi ya da müşteri deneyimi dönüşümü kapsamında yürüttüğü yeni projeler bulunuyor mu? Bu yatırımların en somut etkisi ne olacak?
Teknoloji yatırımlarımız iş modelimizin temel kaldıraçlarından birini oluşturuyor. Yapay zeka ve ileri veri analitiğini risk analizi, fiyatlama ve müşteri segmentasyonu süreçlerine entegre ederek daha isabetli karar yapıları kuruyoruz. Hasar yönetiminde otomasyon ve yapay zeka destekli sistemlerle süreçleri hızlandırıyor, müşterilerimize daha şeffaf ve öngörülebilir bir deneyim sunuyoruz Acentelerimizin işlerini kolaylaştıran ve müşteriye sundukları değeri güçlendiren çözümler geliştiriyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz Yaver GPT, acentelerimizin günlük operasyonlarında pratik destek sunan önemli bir yardımcı platform olarak öne çıkıyor. Bu yatırımların en somut etkisini operasyonel verimlilikte, teknik kârlılıkta ve müşteri memnuniyetinde net biçimde görüyoruz; teknolojiyi yalnızca hız kazandıran değil, güven üreten sigortacılığın da temel yapı taşlarından biri olarak konumluyoruz.