Yayın Tarihi:
29 Ekim 2026 08:18Güncelleme Tarihi:
29 Ekim 2026 08:18Güncelleme Tarihi:
29 Ekim 2026 08:18Yayın Tarihi:
29 Ekim 2026 08:18
Sigorta sektöründe teknolojik dönüşüm, değişen riskler ve yeni ihtiyaçlar sektöre yön vermeye devam ediyor. Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, yeni dönemde riskleri önceden öngören, teknolojiyi etkin kullanan ve güven odaklı bir sigortacılık anlayışının öne çıkacağını söyledi.
* İklim değişikliği ve COP31'in Antalya'da yapılması sigorta sektörüne nasıl yansıyacak?
COP31'in 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleşecek olmasını Türkiye adına çok kıymetli bir fırsat olarak görüyorum. Sigorta sektörü, iklim krizinin yarattığı ekonomik tahribatla mücadelede en kritik aktörlerden biri konumunda. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün ana gündem maddelerini iklim risklerinin ölçümlenmesi, afet dayanıklılığı, sürdürülebilirlik ve sigortalılık oranlarının artırılması oluşturacak. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki iklim değişikliği risklerini sigortalamak ne kadar önemliyse, toplumun bu risklere karşı genel dayanıklılığını artırmak da sigortacılığın asli sorumlulukları arasında yer alıyor.
* Quick Sigorta açısından 2026 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 bizim için birçok açıdan önemli bir yıl oldu. Bir taraftan operasyonel büyümemizi sürdürdük, diğer taraftan halka arzı tamamladık ve şirketin kurumsal gelişiminde yeni bir aşamaya geçtik. Bundan sonra bizim açımızdan büyümenin niteliği daha fazla öne çıkacak. Çünkü belli bir ölçeğe geldikten sonra sadece prim üretimine bakarak şirket yönetemezsiniz. Teknik kârlılık, sermaye yeterliliği, portföyün kalitesi, hasar yönetimi ve operasyonel verimlilik birlikte değerlendirilmek zorunda. Quick Sigorta'nın finansal sigortalarda önemli bir deneyimi oluştu. Teknoloji tarafında yıllardır yatırım yapıyoruz. Acente ağımız çok güçlü. Şimdi bunlara halka arzla birlikte daha güçlü bir sermaye yapısı da eklendi. Dolayısıyla 2026'yı yeni bir ölçeğe geçtiğimiz yıl olarak görüyorum. Bundan sonraki mesele bu ölçeği sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde yönetebilmek.
* Yapay zeka ve teknolojik gelişmeler sigorta sektörünü nasıl değiştirecek? Quick Sigorta'nın bu alandaki yatırımları neler?
Yapay zeka sigortacılığı ciddi biçimde değiştirecek. Bundan artık çok fazla şüphe yok. Ama bence konuya yalnızca maliyetleri düşürmek ya da bazı operasyonları otomatikleştirmek açısından bakmak yanlış olur. Sigortacılık büyük ölçüde veri üzerine kurulu bir iş. Riski anlamaya, olasılık hesaplamaya ve doğru fiyatı bulmaya çalışıyorsunuz. Yapay zekanın esas etkisini burada göreceğiz. Risk analizi ve fiyatlamadan hasar yönetimine, suistimal tespitinden müşteri hizmetlerine kadar çok geniş bir alan var. Örneğin; bir hasar dosyasını eskisine göre çok daha hızlı analiz edebilir, anormal davranışları daha erken tespit edebilir veya müşterinin ihtiyacına daha uygun bir ürün geliştirebilirsiniz. Biz teknolojiyi ayrı bir departmanın yaptığı iş gibi değerlendirmiyoruz. İş yapış şeklimizin içine yerleştirmeye çalışıyoruz. Bence önümüzdeki dönemde sigorta şirketleri arasındaki rekabetin önemli bir bölümü de burada yaşanacak. Fiyat her zaman önemli olacak ama tek başına yeterli olmayacak. Riski kim daha iyi okuyabiliyor, hasarı kim daha hızlı yönetebiliyor, veriden kim daha doğru sonuç çıkarabiliyor? Asıl farkı bunlar yaratacak.
* Kentsel dönüşüm projelerinin arttığı bir dönemde Quick Sigorta olarak Bina Tamamlama Sigortası'nda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bina Tamamlama Sigortası bizim üzerinde uzun süredir çalıştığımız ve çok önem verdiğimiz bir alan. Vatandaş evini dönüşüme verdiğinde çok doğal olarak 'Ben bu evi tekrar teslim alabilecek miyim?' diye düşünüyor. Çünkü geçmişte tamamlanamayan projeler nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşandı. Bina Tamamlama Sigortası tam bu noktada devreye giriyor. Söz konusu sigorta sadece bir proje yarım kaldığında ödeme yapan bir ürün değil. Sigorta şirketi daha teminat vermeden önce projeyi inceliyor. Müteahhidin mali yapısına, projenin fizibilitesine ve projenin tamamlanabilirliğine bakıyor.