Türkiye'de çay tarımının kalbi ve bölge ekonomisinin ana taşıyıcı sütunu olan Rize, ezber bozan bir iş birliği modeline ev sahipliği yapıyor. Migros liderliğinde, Rize Valiliği koordinasyonu; Rize Belediyesi, Rize Ticaret Borsası, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), GürAta ve Zzef ortaklığıyla devreye alınan proje, tarımda yeni bir ekosistem inşa ediyor. Dünya çay liginde stratejik bir ağırlığı bulunan Türkiye'de, üretimin çok büyük bir kısmı Rize'de kümelenmiş durumda. Dolayısıyla çay, bölge için ticari bir emtia olmanın ötesinde, sosyo-ekonomik istikrarın da temel garantörlerinden biri. Rize'de atılan bu yeni imza; kalite standartlarının yukarı çekilmesi, toprak verimliliğinin rejeneratif tekniklerle korunması ve yerel üretimin uzun vadeli geleceğinin güvence altına alınması adına kritik bir dönüm noktası niteliğinde.
Üretim Planlamasından Pazara Erişime
Proje kapsamında ilk etapta sahil, orta ve yüksek kesimlerde belirlenen üç pilot bölgede üretim gerçekleştiriliyor. İyi Tarım Uygulamaları ve rejeneratif tarım tekniklerinin esas alındığı modelde toprağın doğal yapısının korunması ve uzun vadeli verimin artırılması hedefleniyor. Üretim planlaması, toprak sağlığı, teknik rehberlik, eğitim, lojistik ve pazara erişim gibi başlıklar aynı sistem içinde ele alınıyor. Böylece üreticilerin daha planlı üretim yapabilmesi ve ürün kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor.
Modelin önemli ayaklarından birini de üreticiye sunulan alım garantisi oluşturuyor. Migros'un alım güvencesi sayesinde üreticilerin ekonomik açıdan daha öngörülebilir bir yapıya kavuşması ve ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırabilmesi hedefleniyor. Coğrafi işaretli üretimden elde edilen ürünler Migros Ekstra markasıyla tüketiciyle buluşacak.
Projenin ilk etap üretiminde 120 üretici, 160 dekarlık alanda üretim gerçekleştirildi. İlk hasat döneminde 200-250 ton yaş çay elde edilirken, bu miktar yaklaşık 50 ton kuru çaya karşılık geliyor. Projenin ilerleyen aşamalarında hem üretim alanının hem de üretici sayısının artırılması planlanıyor.
Kalite tarafında elde edilen sonuçlar da dikkat çekiyor. Yasal mevzuatta minimum yüzde 29 olarak belirlenen çay ekstratı oranı proje üretimlerinde yüzde 33 seviyesine yükselirken, çayın içindeki odunsu maddeyi ifade eden selülöz oranı yüzde 8,3'e kadar geriledi. Toplam toz çay oranı ise yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti.
"Rize Çayı'nı Geleceğe Taşıyan Her Adımı Destekliyoruz"
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, projenin üreticiyi güçlendiren ve kalite odaklı üretimi destekleyen yapısına dikkat çekti. Çay tarımında atılan her adımın bölgenin ekonomik geleceğine doğrudan katkı sunduğunu söyleyen Baydaş, çay tarımında kaliteyi artıran, toprağın verimini koruyan ve üreticiyi güçlendiren her çalışmanın, aynı zamanda bölgenin kalkınmasına yapılan önemli bir yatırım olduğuna inanıyor.
Göreve geldiği günden bu yana sektörün tüm paydaşlarıyla bir araya geldiklerini paylaşan Baydaş, üreticinin korunması, kalite odaklı üretimin yaygınlaştırılması ve çayın marka değerinin yükseltilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Üreticinin eğitimle desteklenmesi ve ekonomik sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesinin proje açısından önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Baydaş, yerel üreticilerin ürünlerini ülke genelindeki pazarlara ulaştırabilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Yerel üreticilerin emeğinin ülke genelindeki pazarlara ulaşması, üretimin sürdürülebilirliği ve üreticimizin geleceğe daha güçlü bakabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Buna göre Baydaş, "Milli içeceğimiz olan Rize Çayı'mızı koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıyan her adımı desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Çayın Değeri Bahçeden Fabrikaya Uzanıyor
Rize'de düzenlenen program kapsamında çay bahçelerinde gerçekleştirilen hasat çalışmaları da projenin sahadaki karşılığını ortaya koydu. İlk hasadın yapıldığı bahçelerde üreticilerle bir araya gelirken, çayın bölge ekonomisindeki yerini yakından görmek mümkün oldu.
Sabahın erken saatlerinde başlayan hasat, gün boyunca fabrikalara taşınan yaş çaylarla devam ediyor. Kentte hayatın önemli bir bölümü çay etrafında şekilleniyor. Üreticiden nakliyeciye, fabrikadan perakendeye kadar uzanan zincir binlerce kişiye gelir sağlıyor.
Çay bahçelerinde yapılan görüşmelerde üreticilerin en çok üzerinde durduğu başlıkların kalite, verimlilik ve ürünün daha yüksek katma değerle pazarlanması olduğu görülüyor. Bölgede çayın geleceğine ilişkin beklenti daha fazla üretimden çok, daha nitelikli üretimle daha güçlü ekonomik değer yaratılması yönünde şekilleniyor.
Rize'nin sahip olduğu potansiyel üretim miktarının ötesine uzanıyor. Kalite odaklı üretim, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma çalışmaları ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla çayın yarattığı ekonomik değerin daha da yukarı taşınabileceği görülüyor. Dünya genelinde izlenebilir ve yüksek kaliteli tarım ürünlerine yönelik talebin arttığı bir dönemde Rize çayı için önemli bir fırsat penceresi bulunuyor.
Çayın Toprağından Atığına Kadar
Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin de çayın kent için taşıdığı değere altını çizerek "Çay, bizim için Rize'nin kimliği, kültürümüzün baş tacı ve milli bir değer" diyen Erdoğan, yüz binlerce kişinin geçimini bu sektörden sağladığını hatırlattı.
Projeyle birlikte üreticinin alım güvencesine kavuşacağını, pazara erişimin güçleneceğini ve kalite standardının yükseleceğini işaret eden Metin, bunun Rize ekonomisine de katkı sağlayacağını düşünüyor. Belediye olarak çay atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini anlatan Metin, "Çay çöpünden mangal kömürü, sirke ve organik gübre üretimi gerçekleştiriyoruz. Çünkü biz çayın toprağından atığına kadar tüm sürecin doğru yönetilmesini önemsiyoruz" dedi.
Üreticiden Tüketiciye Uzanan Zincir
Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur ise şirketin uzun yıllardır yerli üretimi destekleyen projeler yürüttüğünü ifade etti. Ayrıca 72 yıldır Türkiye'nin üreten gücünün destekçisi olduklarını dile getiren Baydur, Rize'de başlatılan çalışmanın da bu yaklaşımın bir devamı olduğunu söyledi. Tarımı ve üreticiyi destekleyen, ürün kalitesini yükselten ve sürdürülebilirliği odağına alan bir yapı kurduklarını söyleyen Baydur, "Rize'de hayata geçirdiğimiz bu bütüncül model, üreticiden tüketiciye uzanan değer zincirinin her halkasında dönüşüm yaratıyor" dedi.
Türkiye'nin farklı bölgelerinde kamu kurumları ve araştırma enstitüleriyle benzer çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Baydur, amaçlarının yerli üretimi artırmak, üretim planlamasını güçlendirmek ve arz güvenliğini desteklemek olduğunu belirtti.
"Rize'de çay üreticilerimizi eğitim ve alım güvencesiyle destekliyoruz. Toprağın verimini artırarak coğrafi işaretli çayımızı daha yüksek kaliteli ve daha sürdürülebilir hale getiriyoruz" ifadelerini kullanan Baydur, Migros'un coğrafi işaretli bu üretimin mahsullerini Türkiye genelinde satışa sunan ilk perakendeci olduğunu da hatırlattı.
Çay Sektöründe Yeni Arayışlar
Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan da çayın bölgenin ekonomik ve sosyal hayatındaki yerini özetledi. "Çay, bizim için Rize'nin kimliği, kültürümüzün baş tacı ve milli bir değer" diyen Erdoğan, yüz binlerce kişinin geçimini bu sektörden sağladığını hatırlattı.
İklim krizi, değişen tüketici alışkanlıkları ve küresel sürdürülebilirlik standartlarının sektörü yeni bir döneme taşıdığına değinen Erdoğan, çözümün toprağın sağlığını korumaktan geçtiğini inanıyor. "Yapısal sorunların çözümü için değişimi topraktan başlatmak gerek. Çünkü toprak ne kadar sağlıklıysa, nihai ürün de o kadar kaliteli olur" dedi. Erdoğan, Migros ile başlatılan projenin üreticiye güven vereceğini, toprağın verimini destekleyeceğini ve sektöre yeni bir hareket kazandıracağını açıkladı.
Rize Ticaret Borsası tarafından hayata geçirilen Çay Çarşısı projesiyle çayın turizmle buluşturulduğunu dile getiren Erdoğan, Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde yürütülen çalışmalarla sektöre teknik destek sağlandığını sözlerine ekledi. Siyah çayda yakalanan başarının farklı çay çeşitleriyle ulusal ve uluslararası pazarlarda daha ileri taşınmasını hedeflediklerini de kaydetti. Çalışmaların kooperatifler ve kadın girişimcilerle birlikte büyütülmesinin planlandığını da paylaştı.
Yerel Üreticiye Kurumsal Destek
GürAta ve Zzef Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Gürkan ise kamu ve özel sektör iş birlikleriyle tarımın gelişmesine katkı sağlayan projeler geliştirdiklerini anlatırken; Türkiye'nin farklı bölgelerindeki küçük üreticileri birlikler ve kooperatifler çatısı altında güçlendirmeye çalıştıklarını ve Rize'de yürütülen çalışmanın da bu anlayışın bir parçası olduğunu söyledi.
Gürkan, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki küçük üreticileri kooperatifler ve birlikler altında bir araya getirerek kamu kurumları ve perakendecilerle buluşturduklarını, Rize'deki modelin de bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri olduğunu paylaştı.
Gürkan, "Yerel üreticilerimize kurumsal bir yapı kazandırmayı başardık. Üretimlerinin sürdürülebilirliğini sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz" diyerek projenin bölgedeki üreticiler için uzun vadeli bir güvence oluşturacağını vurguladı.
Üretimden eğitime, alım garantisinden kalite standartlarına kadar uzanan model, Rize çayının üretim miktarının yanı sıra yarattığı ekonomik değerle de öne çıkmasını hedefliyor.
Rize'de başlayan bu iş birliği, çay üretiminde kaliteyi yükseltmeyi, üreticiyi güçlendirmeyi ve bölgesel kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. Bölgenin sahip olduğu üretim birikimi, markalaşma çalışmaları ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla birleştiğinde Rize çayının hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.