USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

11 Eylül 2026 12:04

Güncelleme Tarihi:

11 Eylül 2026 12:04

Güncelleme Tarihi:

11 Eylül 2026 12:04

Yayın Tarihi:

11 Eylül 2026 12:04

“Değerli olmaya çalışmalıyız, görünür olmaya değil”

Europcar Türkiye CEO'su ve FDN Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan, dergimizin yeni #PlatinPortre'si olarak sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Yaşamına, iş hayatına ve sosyal kimliğine dair konuşan Fidan şunları söyledi: “Bu hayatta değerli olmaya çalışmalıyız, görünür olmaya değil. İnsanlar bu hayatta dikkat çekmek için yaşıyor gibi. Bu doğru değil. Görünür olmaktansa fikren üretmeye geçmek ve bununla ‘görünür' olmak gerekiyor, bu çok daha kıymetli”

“Değerli olmaya çalışmalıyız, görünür olmaya değil”

#PlatinPortre'de bu ay da yine çok kıymetli bir ismi konuk ediyoruz. Bizi evinde ağırlayarak sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Europcar Türkiye CEO'su ve FDN Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan... Gelin kendisinin farklı yönleriyle tanışalım, başarı ve tutku dolu serüvenine tanık olalım.

"HAYATIMIN EN ÜRETKEN ZAMANLARINDAYIM"

*Fırat Bey nasılsınız, şu ara hayata dair neler düşünüyorsunuz, kişisel gündeminizde neler var? Ayrıca iş dışında neler yapmaktan keyif alırsınız? Hobileriniz ve tutkularınız nelerdir?

İyiyim, çok teşekkür ederim. Şu an 46 yaşındayım ve hayatımın en üretken zamanlarındayım. Genelde ayın dört günü Norveç'te, dört günü de Belçika'dayım... Geri kalan günlerde de seyahat halindeyim. İş dışında sporla ilgileniyorum. Eskiden daha çok yapan taraftaydım, şimdi ise takip eden tarafta yer alıyorum. Ayrıca film izlemekten büyük keyif alıyorum, sinemayı çok seviyorum. Bununla birlikte sanat müzelerini gezerim, eşimle de seyahatlerimde daha çok müze ziyaretleri yapıyoruz. Sanat insana vizyon katıyor çünkü, müzeler de öyle. Modern sanat ve heykeller daha fazla ilgimi çekiyor. Ayrıca bir figür koleksiyonum da var. Bu koleksiyonu her geçen gün genişletmeye çalışıyorum. Tüm bunlarla beraber grafik-roman okumaktan çok büyük keyif alıyorum. Türkiye'deki en büyük grafik-roman koleksiyonuna sahip olabilirim. Bu nedenle bir grafik-roman yayınevi satın aldım. Adı 'Baobab Yayınevi'... Şu an dünyanın önde gelen grafik romanlarını Türk okurlarla buluşturuyoruz. Sonrasında ise Türk edebiyatında öne çıkan kıymetli isimlerin kitaplarını grafik-roman haline getirmeyi ve farklı dillere çevirip kültür ihracında bulunmayı hedefliyoruz. Amacımız edebiyatımızın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamak. Türk çizerlerle de anlaştık, bu yola çıktık. Zaten ben çok iyi bir kitap okuyucusuyum. Yılda 90'a yakın kitap okuyorum. Hedefim ise bu yıl 100'e ulaşmak, umarım gerçekleştireceğim. Tüm bunların dışında iki ayda bir yayımlanan 'Sports Company' adında içerikleri itibariyle zamansız bir dergi çıkarıyoruz. YouTube kanalımızda ise dergide yer alan makaleler ve farklı içerikler hakkında özel yayınlar yapıyoruz.

(Ali Demirtaş ve Fırat Fidan)

"ÇOCUKLARIMLA KALİTELİ ZAMAN GEÇİRMEYİ ÖNEMSİYORUM"

*Ailenizle ilişkiniz ve diyaloğunuz nasıl, onlarla neler yapmaktan keyif alırsınız?

Kızım Belçika'da yaşıyor. Ayda dört gün bu sebeple Belçika'dayım. Kızımla vakit geçirirken aynı zamanda orada da bir yatırım şirketi kurdum. Kızım da sık sık Türkiye'ye geliyor. Diğer çocuğum ise iki yaşında. Mümkün olduğunca onun büyümesini yakından takip etmeye çalışıyorum. Benim için önemli olan birlikte geçirilen zamanın süresi değil, niteliği. Hem kızımla hem de oğlumla amacım kaliteli zaman geçirebilmek. Beraber oturmaktan ya da yan yana bulunmaktan bahsetmiyorum. Kaliteli zamana çok önem veriyorum. Ayrıca çocuk sahibi olmak çok güzel bir şey. Aileyle vakit geçirmek ise çok önemli.

"HERKESİN BU HAYATA BİR GELİŞ SEBEBİ VAR"

*Çocuklarınıza küçüklüklerinden beri tekrar tekrar öğütlediğiniz konular var mı?

Hayata hep değer katmalarını söyler ve bir rol-model olarak da bunu göstermeye çalışırım onlara. Hayata gelmek için herkesin bir sebebi vardır. Herkesin ayrı bir misyonu olduğu gibi çocuklarımın da bir misyonu olduğunu düşünüyorum. Umarım bunu gerçekleştirebilirler. Dürüst olmalarını, korkmamalarını ve kimseye muhtaç olmamalarını onlara öğütlerim. Şuna da inanırım, çocuklar anne-babalarının aynasıdır, bu yüzden de siz ne yaparsanız onlar da aynısını yapacak veya örnek alacaktır. Bu nedenle ben öğütlemekten ziyade kendi yaptıklarımı onlara göstermeyi tercih ediyorum.

"DAHA YALIN YAŞAMAYI DİLERDİM"

*20'li yaşlardaki kendinize ne söylemek isterdiniz Fırat Bey?

Açıkçası 20 yaşındaki Fırat ne karar verdiyse doğrudur; yanlış bile olsa. Çünkü aynı şey şu anki Fırat için de geçerli. Dolayısıyla o an verilen kararın ben doğru olduğuna inanıyorum. Hayatımda çok büyük pişmanlıklar yaşamadım. Ama tabii ki ders alabileceğim şeyler yaşadım. Bazı konularda kendimi daha az yormam gerektiğini düşündüm. Daha doğru insanlarla yürümem gerektiğine inandım. Çünkü o dönemler daha farklı bakıyorsunuz hayata. Kısaca daha yalın ve daha sade yaşamayı dilerdim o yaşlarda.

"KALICI BİR ŞEYLER BIRAKMAK İSTİYORUM"

*Bu hayattaki en temel gayeniz nedir?

Öğrenmek. Hayatta en sevdiğim şeylerden biri bu. Yaşa bakmadan, ölünceye kadar öğrenmeye devam etmek. Yeni şeyler öğrenmekten çok büyük keyif alıyorum. Örneğin bilgi yarışmalarını çok izlerim, daha önce ifade ettiğim gibi çok okurum. Benim için öğrenmek, gelişmenin ön koşulu. Gelişimin olmadığı yerde ilerlemenin de mümkün olmadığına inanıyorum. Bunun yanında geride kalıcı bir iz bırakmayı önemsiyorum. Umarım bunu başarabilirim.

* Herkese ulaşabilecek bir mesaj verebilseydiniz bu ne olurdu?

Değerli olmaya çalışın, görünür olmaya değil. İnsanlar bu hayatta dikkat çekmek için yaşıyor gibi. Bu doğru değil.Görünür olmaktansa fikren üretmeye geçmek ve bununla 'görünür' olmanın daha kıymetli olduğunu düşünüyorum.

"BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ"

*FDN Grubu'nda ve Europcar'da işler nasıl gidiyor, her şey yolunda mı?

Hem FDN Grubu'nda hem de Europcar tarafında büyümemizi hızla sürdürüyoruz. Kısa bir süre önce Norveç'te bir yatırım yaptık, şimdi orayı büyütmeye çalışıyoruz. Diğer yandan yeni yatırım ve satın alma fırsatlarını da yakından takip ediyoruz. Şu an ancak güçlü firmalar ayakta kalabiliyor. Europcar tarafında ise Avrupa operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Türkiye'de 92 ofisle hizmet veriyoruz. Norveç operasyonumuzun ardından farklı ülkelerde de yeni fırsatlar üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, Avrupa'daki varlığımızı istikrarlı şekilde genişletmek.

"İŞTE HİYERARŞİK DÜZENE ÇOK İNANMAM"
*Sizce siz nasıl bir iş insanısınız, iş dünyasında vizyon ve misyonunuz nedir?

İşini severek yapan biriyim, hiçbir zaman pazartesi sendromu yaşamadım. Her zaman işe çok mutlu gittim. İşimi severek yaptığım ve zevk almayı bildiğim için mutluyum. Çalışanlarımızla da bu motivasyonla çalışıyorum. Hiyerarşik düzene çok inanmam. Belli bir sınır çerçevesi içerisinde çalışmaya odaklanırım, dahasına değil. Hataya da asla kızmam veya sinirlenmem. Ne kadar çok hata yapılırsa beraberinde o kadar çok başarı gelir, buna inanırım. Ben de hata yaparak başardım...

"BU ÜLKEDE KAZANMAYA VE BU ÜLKEYE KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİM"

*Peki bundan sonrası için kaygınız, planınız, hayalleriniz nedir, paylaşır mısınız?

Öncelikli hedefimiz uluslararası ölçekte daha güçlü bir yapı oluşturmak. Türkiye'deki yatırımlarımızı muhafaza ederek ve büyüterek yurt dışındaki faaliyetlerimizi artırmak istiyoruz. Ülkemi çok seviyorum, buradan iş anlamında da asla kopmak istemiyorum. Diğer yandan gördüğüm birçok ülke arasında Türkiye'de yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede yatırım yapıp, üretmeye, kazanmaya ve bu ülkeye kazandırmaya devam edeceğim. Daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum. Bu potansiyel ülkemizde mevcut. Kişisel yaşamıma gelince çocuklarımla daha fazla zaman geçirmek, onların büyüme yolculuğuna daha yakından eşlik etmek ve birlikte daha çok anı biriktirmek istiyorum. Onlara bir şeyler katabilmek bundan sonrası için benim hayallerim arasında yer alıyor.

"FUTBOL BENİM İÇİN BİR TUTKU"

* Aynı zamanda Türkiye Futbol Federasyonu'nda da yöneticisiniz. Futbol sizin için önemli bir spor dalı. Yanılıyor muyum?

TFF Kadın Futbolu Uluslararası Gelişim Temsilcisi'yim. Açıkçası ünvanlardan çok yapılan işe odaklanan biriyim. Benim için önemli olan bulunduğunuz pozisyona ne kattığınız. Beşiktaş'ta beş yıl boyunca yönetim kurulu üyeliği yaptım. Ayrıca yine beş yıl boyunca Beşiktaş'ta kadın futbolundan sorumluydum ve hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok projede yer alma fırsatı buldum. Daha sonra Sports Company dergisi ile sporun içinde farklı bir alanda üretmeye devam ettim. Futbol çok sevdiğim ve çocukluktan beri çok fazla oynadığım bir spor dalı. Futbol yüzünden yedi kez diz ameliyatı oldum ama hiçbir zaman yılmadım ve tekrar tekrar oynamaya devam ettim. Ayrıca Amerika'da uluslararası ligde oynadım. Türkiye'de de oynadım. Çok yetenekli bir futbolcu değildim ama bu sporu çok sevdiğimden oynamaya devam ettim, içinde olmak istedim. İş hayatı başlayınca yavaş yavaş oynamaktan uzaklaştım. Bu bir spor dalı değil bir tutku benim için.

EN ÇOK OKUNANLAR