Yayın Tarihi:
26 Haziran 2026 12:04Güncelleme Tarihi:
26 Haziran 2026 12:04Yayın Tarihi:
26 Haziran 2026 12:04
Sanat, toplumun aynasıdır" bugün kültürel dünyayı aşıp markaların gelecek vizyonunu da tarif eden bir söz... Zira sanat da pazarlama da aynı yerden besleniyor: İnsan davranışlarını, dönüşen değerleri, toplumun ruh halini ve geleceğin eğilimlerini okuma çabasından... Yani markaların kültür-sanatla kurduğu ilişki çoktan klasik sponsorluk anlayışının ötesine geçmiş durumda. Bir dönem görünürlük odaklı ilerleyen iş birlikleri, kendi kültürel hafızasını yaratan uzun soluklu platformlara dönüşüyor. Yıllar içinde bir etkinlik olmanın ötesine geçerek kültürel kimlik kazanan Akbank Caz Festivali, Borusan Contemporary ya da Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri bunun en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Markalar sanat üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sunan ekosistemler inşa ediyor.
SANATLA KURULAN GELECEK
Markaların 2026 sanat ajandası da bu dönüşümün güçlü yansımalarına işaret ediyor. Borusan Otomotiv ve Trendyol Sanat'ın 61. Venedik Sanat Bienali Türkiye Pavyonu sponsorluğunu üstlenmesi, İstanbul Film Festivali'nin N Kolay sponsorluğunda gerçekleşmesi, 7'nci Mardin Bienali'nin PEUGEOT ana sponsorluğunda hayata geçirilmesi ya da İKSV'nin yürütücülüğünde Mercedes-Benz Türk proje ortaklığında sürdürülen SaDe (Sanatçı Destek Fonu) gibi projeler hem markaların sanat perspektifini geliştiriyor hem de sanat aracılığıyla tüketici ve paydaşlarıyla daha güçlü bir bağ kurmalarına yön veriyor. Bir yanda Yoko Ono gibi küresel ölçekte ikonik isimleri İstanbul'a taşıyan sergiler, diğer yanda gençlerin sanata erişimini kolaylaştıran projeler öne çıkıyor. Bienal sponsorluklarından sanat akademilerine, sanat-terapi ekseninde şekillenen sağlık projelerinden kültürel mirası çağdaş sanatla buluşturan turizm modellerine kadar genişleyen bu yapı; sanatın geleceği birlikte kurmayı sağlayan bir alan olduğunu gösteriyor. Dosyada yer alan markaların ortak paydası da tam olarak bu: Sanatı toplumsal etki, deneyim tasarımı, yaratıcılık ve sürdürülebilir değer üretimi için stratejik bir alan olarak konumlandırmaları. Çünkü bugün kültür-sanat yatırımları markaların dünyaya nasıl baktığını da anlatıyor.
ÇOCUK TİYATROSUNDAN MEDENİYETLER KOROSU'NA
Sürdürülebilir kalkınma için toplumun her kesimine hitap eden bir yaklaşımla hareket eden Halkbank, kültür-sanat alanında başarılı çalışmalara imza atıyor. Bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri olan Halkbank Çocuk Tiyatrosu, 'Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!' adlı oyunla çocukların erken yaşta sanatla buluşmasına katkı sunuyor. 'Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür' temasıyla sergilenen oyun; tasarruf, tüketim ve çevre bilinci gibi temel kavramları sanatın diliyle çocuklara aktarıyor. Azra Akın'ın başrolünde yer aldığı 9 Şubat-27 Mart tarihleri arasında ilk turnesi gerçekleştirilen oyun kapsamında 24 ilde 50 oyunla yaklaşık 19 bin çocuğa ulaşıldı. 20 Nisan'da başlayan ikinci turnede de Türkiye'yi dolaşan oyun, minik izleyicilerin beğenisini topladı. Halkbank'ın tiyatro alanındaki çalışmaları bununla sınırlı değil. Bankanın sponsorluğunda Yenilmez Sanat Merkezi tarafından, Mehmet Akif Ersoy'un eserlerinden ilham alınarak hayata geçirilen 'Firavunla Yüz Yüze' tiyatro oyunuyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı sevgi evlerinde kalan gençler ile lise öğrencilerine yönelik 81 ildeki gösterimlerle kültürel erişimin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bankanın sponsor olduğu bir diğer önemli kültür-sanat etkinliği ise 'Medeniyetlerin Sesi/Kültürlerarası Müzik' projesi. Bu kapsamda Hatay Medeniyetler Korosu, Türkiye'nin farklı şehirlerinde konserler düzenleyerek kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyor. Nisan ayında başlayan etkinlik kapsamında toplam 25 şehirde konser verilecek.

SANAT İÇİN, SANATIN İÇİNDE: 162 YILLIK KÜLTÜR YOLCULUĞU
162 yıldır toplumsal paylaşım anlayışıyla hareket ederek kültür ve sanata verdiği desteği kesintisiz sürdüren Ziraat Bankası, kuruluşundan bu yana sanata ve sanatçıya verdiği önemi 'sanat için, sanatın içinde' yaklaşımıyla bütünleştiriyor ve farklı sanat dallarında gerçekleştirdiği etkinlikler ve projelerle kültürel yaşama katkı sunmaya devam ediyor.
GALERİLERDEN MÜZELERE UZANAN BİR VİZYON
Sanata desteği köklü bir Ziraat geleneği olarak gören banka, bu alandaki çalışmalarını ağırlıklı olarak Kuğulu Sanat Galerisi aracılığıyla sanatseverlerle buluşturuyor. Sergilerden sanat buluşmalarına uzanan etkinlikler, bankanın kültür ve sanat alanındaki sürdürülebilir vizyonunu yansıtıyor. Güncel sanat etkinliklerinin yanı sıra kalıcı kültürel değerler de kazandıran kurumun en önemli eserlerinden biri, Ankara'da bulunan ve Türkiye'nin ilk bankacılık müzesi olma özelliğini taşıyan Ziraat Bankası Müzesi. Tarihi dokusu ve zengin koleksiyonuyla dikkat çeken müze, ziyaretçilerine bankacılık tarihinin ötesinde, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal hafızasını da yakından tanıma imkanı sunuyor. Müzecilik alanındaki öncü yaklaşımını sanatla buluşturan banka, Türkiye'nin ilk banka sanat müzesi olma özelliğini taşıyan Ziraat Bankası İzmir Sanat Müzesi'ni hayata geçirerek kültürel mirasın korunmasına önemli katkı sağladı. Açıldığı günden bu yana sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılanan müze, bankanın kültür ve sanata verdiği desteğin simge mekanlarından biri haline geldi.
AKBANK MARKA VE İLETİŞİM BAŞKANI BERİL ALAKOÇ: YOKO ONO İSTANBUL'A GELİYOR
Türkiye'de sanatın en güçlü destekçilerinden biri olan Akbank, 2026 yılında küresel ölçekte ses getirecek sergiler, köklü festivaller ve uluslararası iş birlikleriyle kültür-sanat ekosistemine yön vermeye devam ediyor. 50 yılı aşkın süredir devam ettirdiği kültür-sanat yatırımlarını, insan odaklı sürdürülebilirlik anlayışının ve toplumsal kalkınma vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak gören banka, 2026 ajandasında dünya sanat tarihinin ikonik isimlerinden birini ağırlamaya hazırlanırken, şehri caz ve çağdaş sanatla buluşturmayı sürdürüyor. Bu yıl sanat odağında en önemli gündem başlıklarından birinin, Akbank'ın katkılarıyla Sakıp Sabancı Müzesi'nde sanatseverlerle buluşacak Yoko Ono: Insound and Instructure sergisi olacağını belirten Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç, 25 Haziran 2026 itibarıyla açılacak ve kapsamıyla küresel ölçekte öncü olan serginin Yoko Ono'nun 1960'lardan bugüne uzanan, şiirden desene, videodan heykele ve enstalasyona farklı mecraları kapsayan üretimini İstanbul'a taşıyacağını paylaşıyor.
PEK ÇOK DİSİPLİNİ KAPSAYAN ETKİNLİKLER VE BULUŞMALAR DEVAM EDECEK
23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Akbank'ın 21 yıldır ana partner olarak konumlandığı Contemporary Istanbul'un 21. edisyonunun gerçekleşeceğine değinen Alakoç, bu önemli platforma sundukları kesintisiz destekle Türkiye'nin kültürel gelişimine ve İstanbul'un çağdaş sanatın uluslararası merkezlerinden biri olarak konumlanmasına katkı sağlamaktan mutluluk duyduklarını ifade ediyor. 26 Eylül-11 Ekim arasında Avrupa'nın en prestijli caz festivalleri arasında gösterilen Akbank Caz Festivali'nin 36. edisyonunu gerçekleştireceklerini açıklayan Alakoç, bu önemli buluşmaların yanı sıra pek çok farklı disiplini kapsayan etkinlikler, buluşmalar ve sponsorluklarla kültür-sanat dünyasına katkı sunmaya edecekleri mesajını veriyor.
(Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç)"FARKLI SES VE BAKIŞ AÇILARINI HARMANLAYAN BİR GÜÇ"
Akbank'ın kültür-sanata yaptığı yatırımı, insan odaklı sürdürülebilirlik anlayışının bir parçası ve ülke gelişiminde önemli bir katkı alanı olarak gördüklerini belirten Alakoç sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Sanatın toplumları bir araya getiren, farklı sesleri ve bakış açılarını harmanlayan bir güç olduğuna inanıyoruz. Bunun bir yansıması olarak 50 yılı aşkın süredir çağdaş sanat, tiyatro, müzik, film gibi sanatın farklı disiplinlerini destekliyoruz. Akbank Sanat çatısı altında yıl boyunca sergilerden caz konserlerine, kısa film gösterimlerinden tiyatroya kadar 700'ü aşkın etkinlik düzenliyoruz. Sanatın herkes için erişilebilir olmasına katkı sağlıyor ve kültürlerarası diyaloğu destekliyoruz. Ayrıca genç sanatçıların görünürlüğünü artırmak üzere, farklı disiplinlerde genç yeteneklere alan açıyoruz. Böylece hem sanatın erişilebilirliğini artırıyor hem de toplumsal dönüşüme katkı sağlıyoruz."
YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK GENEL MÜDÜRÜ TÜLAY GÜNGEN: YAPI KREDİ'DEN KÜLTÜR-SANAT YATIRIMLARINDA 'HAFIZA' VURGUSU
Yapı Kredi, kültür ve sanat alanındaki uzun soluklu yatırımlarını yeni sergiler, yayın projeleri ve etkinliklerle sürdürmeye devam ediyor. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen, yılın ikinci yarısında odaklandıkları projelerin başında, Koç Topluluğu'nun 100. yılı kapsamında hazırlanan 'Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat' sergisinin geldiğini açıklıyor. Beyoğlu'ndaki Yapı Kredi Kültür Sanat binasında devam eden sergi, Kasım ayı sonuna kadar ziyaret edilebilecek. 1920'lerden günümüze uzanan seçki Koç Topluluğu'na bağlı kurum ve koleksiyonlardan derlenen sanat eserleri, objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleri aracılığıyla özel girişimin Türkiye'nin kültür-sanat tarihindeki etkisini görünür kılıyor. Kurumun gündemindeki bir diğer proje ise Yapı Kredi Müzesi'nde yer alan 'Islık Çalan Hafıza' sergisi. Nümizmatik ve Gölge Oyunu Tiyatrosu koleksiyonlarından hareketle hazırlanan sergi, tiyatro ve gösteri tarihinden Osmanlı dönemi arkeolojik kazılarına uzanan çok katmanlı bir anlatı sunan sergi, 7 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek.
KÜLTÜR VE SANATIN BANKASI VİZYONU
Yapı Kredi Yayınları tarafında ise yılın ikinci yarısında edebiyat, tarih, sanat, Cogito ve Doğan Kardeş dizilerinde yeni kitaplar ve süreli yayınlarla katalog genişlemeye devam edecek. Güngen, kültür ve sanatın Yapı Kredi'nin kuruluş felsefesinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, bankanın kurucusu Kâzım Taşkent'in 'kültür ve sanatın bankası' vizyonunu kurumsal kimliğin temel taşlarından biri haline getirdiğini ifade ediyor. Güngen, bugün bu yaklaşımın Koç Holding'in desteğiyle sürdürüldüğünü belirtiyor.
(Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen)"SANAT, YAPI KREDİ'NİN VARLIK NEDENİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASI"
80 yılı aşkın kültür-sanat geçmişine dikkat çeken Güngen, Türkiye'nin en uzun soluklu çocuk yayınlarından Doğan Kardeş, Muhsin Ertuğrul mirası olan Küçük Sahne, Çatalhöyük kazıları sponsorluğu ve bu yıl 28'incisi düzenlenen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri gibi projelerin toplumsal sorumluluk yaklaşımının bir parçası olduğunu söylüyor.
Güngen; Yapı Kredi'nin sanatı bir iletişim aracı olarak değil, varlık nedeninin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdığını ifade ederken; sergiler, söyleşiler, atölyeler ve yayıncılık faaliyetleriyle kültürel yaşamda kalıcı bir ekosistem yaratmayı hedeflediklerinin altını çiziyor.
DOĞUŞ HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ NAFİZ KARADERE: SÜRDÜRÜLEBİLİR PLATFORMLARLA KÜLTÜR-SANATA KÖKLÜ YATIRIM
Kültür ve sanatı uzun vadeli bir toplumsal yatırım alanı olarak gören Doğuş Grubu, bu yaklaşımı üç temel başlıkta ele alıyor: Kültürel mirasın korunması, sanat üretimine alan açılması ve sanatın kitlelerle buluşması. Bu çerçevede en uzun soluklu çalışmalarından birinin Göbeklitepe ana sponsorluğu olduğunu ifade eden Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Nafiz Karadere, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 2015 yılında imzalanan 20 yıllık iş birliği kapsamında, 20 milyon dolarlık yatırım taahhüdüyle alanın kazı, koruma ve uluslararası tanıtım çalışmalarını desteklediklerini söylüyor. Karadere, bu projeye sponsorluktan öte uzun vadeli bir koruma ve deneyim tasarımı olarak yaklaştıklarını belirtiyor. Grup, genç kuşağı destekleme misyonuyla hayata geçirdiği 'Sanata Bi Yer' platformunda 2 bini aşkın genç sanatçının 13 binin üzerinde eserine ev sahipliği yapıyor. Platform, sunduğu dijital ve fiziksel sergileme alanlarının yanı sıra mentorluk ve atölye çalışmalarıyla gençlerin profesyonel gelişimine katkı sağlıyor. Müzik alanında 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, bugüne kadar bin 200'ün üzerinde çocuğa sahne deneyimi sunarken 88 konser ile 120 bini aşkın izleyiciye ulaştı. Karadere, buradaki temel amacın genç müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmak kadar, klasik müziği çocuklar ve gençler için daha erişilebilir kılmak olduğunu vurguluyor.
TEKİL PROJELER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR PLATFORMLAR
Fotoğraf sanatının duayeni Ara Güler'in mirası da Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler Müzesi çatısı altında geleceğe aktarılıyor. Karadere, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ile Ara Güler'in arşivini özgün yapısına sadık kalarak korumayı, dijitalleştirmeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini belirtiyor ve ekliyor: "Ara Güler Müzesi bu büyük arşivi sergiler, yayınlar ve iş birlikleri aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturduğumuz, bizim için çok özel bir kültür kurumu. Geçen ay açılışını gerçekleştirdiğimiz 'CANNES!' sergisi de bu yaklaşımın en güncel örneklerinden biri. Sergi, Ara Güler'in Cannes Film Festivali'nde çektiği ve arşivden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğraflarla sinemanın altın çağını sanatseverlerle buluşturuyor." Yaklaşımlarını tekil projeler yerine sürdürülebilir platformlar üzerinden kurguladıklarını ifade eden Karadere, "Bütün bu çalışmalarla sanatı yalnızca desteklemekle kalmıyor, sanatın üretilebildiği, izleyiciyle buluşabildiği ve kalıcı etki yaratabildiği alanları çoğaltmaya çalışıyoruz" açıklamasında bulunuyor.
(Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Nafiz Karadere)GERÇEK DEĞER EMEK, İSTİKRAR VE DOĞRU İŞ BİRLİKLERİ İLE OLUŞUYOR
Karadere, sanatı kültürel sorumluluk, toplumsal etki ve marka karakterinin önemli bir parçası olarak gördüklerini ve bu yaklaşımın Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Ferit F. Şahenk'in sanatı toplumla kurulan uzun vadeli ilişkinin ve kalıcı değer üretiminin önemli bir parçası olarak gören vizyonuyla şekillendiğini kaydediyor. "Doğuş Grubu farklı sektörlerde faaliyet gösteren, geniş kitlelerle temas eden bir grup. Böyle bir yapıda marka gücünün yalnızca ekonomik performansla ölçülmesi düşünülemez. Topluma ne kattığı, hangi değerleri sahiplendiği ve gelecek kuşaklara nasıl bir iz bıraktığı da en az bunun kadar önemlidir. Sanat, bu izin en güçlü taşıyıcılarından biri. Bu nedenle sanatla ilişkimizi kısa vadeli görünürlük üzerinden kurmuyoruz. Göbeklitepe'de 20 yıllık bir taahhüt üstlenmemiz, Ara Güler arşivini korumak için kurumsal bir yapı oluşturmamız, genç sanatçılar için Sanata Bi Yer gibi sürekli yaşayan bir platform yaratmamız veya Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası'nı 20 yıldır kararlılıkla sürdürmemiz bu anlayışın sonucu" diyen Karadere, kültürel mirası korumak başlığında Göbeklitepe ve Ara Güler çalışmalarının; yeni üretime alan açma başlığında Sanata Bi Yer, Babylon GLocal, Babylon Picks gibi genç, bağımsız ve güncel üretimlerin görünür olmasını sağlayan platformların; erişimi artırma başlığında ise Volkswagen Arena, Parkorman, bomontiada, Pozitif, Babylon ve Doğuş Yayın Grubu'nun kültür-sanat yayıncılığı aracılığıyla sanatı farklı yaş grupları, farklı ilgi alanları ve farklı topluluklarla buluşturan çalışmalarının öne çıktığını belirtiyor. Karadere sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Bizim için doğru marka stratejisi, markanın söylediği şey ile yaptığı şeyin tutarlı olmasıdır. Sanat alanındaki çalışmalarımız da bu tutarlılığın parçası. Burada iddialı cümlelerden çok, sürekliliğe inanıyoruz. Çünkü kültür-sanat alanında gerçek değer, tek seferlik görünürlükle değil; zaman, emek, istikrar ve doğru iş birlikleriyle oluşuyor."
BN HOTEL THERMAL&WELLNESS İCRA KURULU BAŞKANI YUSUF NARLI: 'ÇUKUROVA'NIN YARINLARI' İÇİN SANAT VE EĞİTİM BİR ARAYA GELİYOR
Mersin'in ilk ve tek 5 yıldızlı termal oteli BN Hotel Thermal&Wellness, kente kazandırdığı termal ve kongre turizmi yatırımlarının ardından, rotasını toplumsal fayda odaklı kültür-sanat projelerine çevirdi. BN Hotel Thermal&Wellness İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, turizmin ekonomik katkısı kadar kent insanının hayatında anlamlı bir iz bırakmanın da önemli olduğunu vurgulayarak markanın sanata ve eğitime dayalı yeni dönem stratejisini paylaşıyor.
KÜLTÜREL MİRAS VE ÇAĞDAŞ SANAT BİR ARADA: BN SANAT AKADEMİSİ
Mersin'in tarihi, gastronomisi ve doğal güzellikleriyle hızla geliştiğini, sanatın ise bu karakteri görünür kılan en önemli değer olduğunu belirten Narlı, geçen yıl kurulan BN Sanat Akademisi'nin sanatı ve tasarımı herkes için erişilebilir kılmayı, sanatçıları destekleyerek yaratıcılıklarına alan açmayı ve kültürel mirası çağdaş sanatla buluşturmayı hedefleyen sürdürülebilir bir platform olarak konumlandığını dile getiriyor. Bu vizyon doğrultusunda çocuklara yönelik BN Joy Land bünyesinde resim, ahşap ve robotik kodlama atölyeleri kurulurken yetişkinler ve genç yetenekler için de geniş kapsamlı projeler hayata geçiriliyor.
(BN Hotel Thermal&Wellness İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı)KÖY OKULLARINDAKİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ SANATLA DESTEKLENİYOR
BN Sanat Akademisi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen resim yarışması, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine de ev sahipliği yaptı. Ressam Ahmet Yeşil'in başkanlığında; Şeref Erol, Ezgi Bakçay, Veli Mert, Cem Demir ve Hülya Karaçalı Annepçioğlu gibi değerli isimlerden oluşan seçici kurulun belirlediği kazananlar, Mersin'de düzenlenen ödül töreniyle açıklandı.
Yarışma kapsamında, köylerdeki çocukların eşit ve nitelikli eğitim alması için faaliyet gösteren Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) ile iş birliği yapıldı. Bu kapsamda etkinlikteki eser satışlarından elde edilen tüm gelir, köy okullarında eğitim gören çocukların geleceği için KODA'ya bağışlandı.
YARINLARI BİRLİKTE İNŞA ETMEK
KODA ile atılan bu adımın çok daha büyük bir bölgesel kalkınma hareketinin parçası olduğunu belirten Narlı, otelin gelecek vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "BN Sanat Akademisi ile gerçekleştirdiğimiz tüm bu adımların arkasında 'Çukurova'nın Yarınları' projesi var. KODA ile bu hareketin ilk adımını attık. Biz sadece bir otel yatırımcısı olarak turizme katkı vermekle yetinmiyoruz; tarımda sürdürülebilirliği destekleyen, kadınları güçlendiren, çevreyi koruyan ve eğitimi odağına alan projelerle bu toprakların hikayesini hep birlikte yazmaya devam edeceğiz."
NESTLÉ TÜRKİYE İÇECEKLER İŞ BİRİMİ GENEL MÜDÜRÜ UMUT TAVAŞOĞLU: GENÇLERİN SANATA ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRAN PROJE
Gençlerin sanata erişimini artırmayı hedefleyen Nescafe Gold, çağdaş sanat eğitimini İstanbul Modern'in uzmanlığıyla ve Migros'un desteğiyle farklı şehirlere taşımayı sürdürüyor. Projede, Türkiye'nin dört bir yanındaki güzel sanatlar mezunları yüz yüze ve çevrim içi buluşmalarla üretim süreçlerini geliştirme imkanı buluyor. Yılın ikinci yarısında sanat odağındaki ana gündemin İstanbul Modern tarafından hayata geçirilen 'Bu Fincan Sanat Yolunda' projesini yeni şehirlerle sürdürmek olduğunu belirten Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu, "Nescafe Gold olarak, Migros iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz projemiz, genç sanatçıların görünürlüğünü artırmayı ve nitelikli sanat eğitimine erişimlerini desteklemeyi amaçlayan uzun soluklu bir sosyal etki projesi. İlk aşamada genç sanatçıların dijital üretimlerine görünürlük kazandıran projemiz, zaman içinde eğitim ve kapasite geliştirme odağıyla büyüdü" açıklamasında bulunuyor.
SIRADAKİ ŞEHİR KARS
2026 rotasındaki dört ilden Adana, Diyarbakır ve Artvin'de genç sanatçılarla buluştuklarını dile getiren Tavaşoğlu, sırada Kars ilinin olduğunu belirterek sözlerini sürdürüyor: "Bu programda güzel sanatlar mezunlarını teorik ve uygulamalı içeriklerle desteklemeyi, farklı şehirlerdeki yaratıcı potansiyelin görünürlük kazanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bizim için önemli olan, projemizi yeni duraklarla büyütürken her şehirde genç sanatçılar için gerçek bir gelişim alanı yaratmak."
(Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu)ÜRETİM VE PAYLAŞIM ALANI YARATACAK BİR YAPI
Sanatı, Nescafe Gold'un ilham veren dünyasının doğal bir parçası olarak konumlandırdıklarına değinen Tavaşoğlu; kahvenin ilham, üretim ve paylaşım duygusuyla kurduğu bağı; sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturmanın marka için anlamlı ve samimi bir karşılığı olduğuna inandıklarını sözlerine ekliyor. Proje öncesinde elde edilen bulguların da hedef kitlenin kültür-sanatla güçlü bir bağ kurduğuna işaret ettiğini ve proje stratejisinin bu içgörüden hareketle şekillendiğini belirten Tavaşoğlu, sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Bu yaklaşım doğrultusunda yalnızca genç sanatçıların görünürlüğünü desteklemekle yetinmedik profesyonel gelişimlerini güçlendirecek, farklı şehirlerde üretim ve paylaşım alanı yaratacak bir yapı kurmaya odaklandık. Nescafe Gold olarak bu sanat yolculuğunu hedef kitlemizle paylaşmayı sürdürürken, sanata duyarlı bir toplumsal zemine katkı sunmayı önemsiyoruz."
HDI SİGORTA CMO'SU ÖZGE ALTINTAŞ: UZUN SOLUKLU DEĞER ORTAKLIKLARI
Kültür ve sanat alanındaki uzun soluklu iş birliklerini 2026 yılında da sürdüren HDI Sigorta, 2014 yılından bu yana iş birliği yaptığı Sadri Alışık Kültür Merkezi ile gerçekleştirdiği sponsorluk çalışmaları kapsamında, yeni sezonda sahnelenecek tiyatro oyunlarının ana sponsorluğunu üstlenmeye devam edecek. 2025 yılından bu yana Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nin isim sponsoru olan marka bu desteği 2026 ve 2027 yıllarında da devam ettirecek. 2026 yılının ikinci yarısında gerçekleştirilecek ödül töreninin bu iş birliğinin önemli adımlarından biri olacağına işaret eden HDI Sigorta CMO'su Özge Altıntaş, ayrıca 2026 yılında uluslararası ölçekte önemli bir çağdaş sanat platformu olan Contemporary Istanbul'un 'Sigorta Ortağı' olarak sanat ekosistemine katkı sunduklarını açıklıyor. Bu iş birliklerini toplumu, paydaşlarını önemseyen ve çalışan deneyimini zenginleştiren bir yaklaşımın parçası olarak da ele aldıklarını söyleyen Altıntaş, Sadri Alışık Kültür Merkezi etkinlikleri, tiyatro oyunları ve Contemporary Istanbul kapsamındaki organizasyonlarda iş ortakları ve çalışanları için özel bilet kontenjanları ayırdıklarını belirtiyor. Şirket bünyesinde sanat odaklı workshoplar düzenlediklerine, çeşitli anlaşmalarla çalışanları kültür-sanat etkinliklerine katılım konusunda teşvik ettiklerine değinen Altıntaş sözlerini şöyle sonlandırıyor: "Kültür ve sanatın toplumların gelişiminde bir dönüştürücü güce sahip olduğuna inanıyoruz. Ülkemize değer katan, üretimi teşvik eden ve farklı kesimleri bir araya getiren projelerin paydaşı olmayı önemsiyoruz."
(HDI Sigorta CMO'su Özge Altıntaş)PEUGEOT PAZARLAMA MÜDÜRÜ DUYGU KANBEROĞLU: BİENAL SPONSORLUĞUNDAN SİNEMA İLETİŞİMİNE
Türkiye'de sanatla kurduğu güçlü bağı, bugüne kadar birbirinden değerli sanatçılarla hayata geçirdiği özel projeler aracılığıyla ortaya koyan Peugeot, bu yaklaşımı doğrultusunda yılın ilk yarısında 7. Mardin Bienali'nin ana sponsorluğunu üstlendi. Bu yıl Peugeot Global'in iletişim stratejisinde sinemanın önemli bir yer tuttuğunu belirten Peugeot Pazarlama Müdürü Duygu Kanberoğlu, Pathé iş birliği ve BAFTA sponsorluğunun bu yaklaşımın güçlü örnekleri arasında yer aldığını belirtiyor ve Peugeot Türkiye olarak global iletişim stratejisine paralel olarak sinemayı iletişim odağına taşıdıklarını ekliyor.
(Peugeot Pazarlama Müdürü Duygu Kanberoğlu)YARATICI VE İLHAM VERİCİ PROJELER YOLDA
Yılın başından bu yana sinema dünyasına atıfta bulunan çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Kanberoğlu, önümüzdeki dönemde sinemayı daha güçlü şekilde odağa alacakları, yaratıcı ve ilham verici yeni projeleri hayata geçirmeyi hedeflediklerini dile getiriyor. Bu vizyonu sahiplenerek yılın başından bu yana sinema odaklı projelere imza attıklarına değinen Kanberoğlu, "Sevgililer Günü'nde gerçekleştirdiğimiz sinema entegrasyonları ve değerli sinema içerik üreticileri ile başlattığımız iş birlikleri bunun önemli adımları oldu. Önümüzdeki dönemde de sinema odağındaki projelerimizi büyüterek sürdürmeyi hedefliyoruz" diyor.
PINE BAY HOTELS & RESORTS GENEL MÜDÜRÜ VE GÖÇTUR YÖNETİM KURULU ÜYESİ RENA ÇUKUROVA: SANATIN TURİZMLE BULUŞTUĞU MODEL: KUŞADASI'NDA 11 YILLIK KÜLTÜREL EKOSİSTEM
MNGöçen Vakfı tarafından bu yıl 11'inci kez düzenlenen Uluslararası Resim Çalıştayı, Türkiye'nin yanı sıra sekiz farklı ülkeden toplam 36 sanatçıyı Kuşadası'nda bir araya getirdi. Çalıştay, bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek; turizm, kültürel miras, eğitim ve mekansal dönüşümü bir arada kurgulayan çok katmanlı bir kültürel ekosistem modeli ortaya koyuyor. 19-28 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen çalıştayın üretim alanı, Göçtur Turizm girişimiyle restore edilerek yeniden işlevlendirilen eski tabakhane bölgesi Old Town Tanneries oldu. Bölgenin geleneksel taş mimarisini modern yaşam ve sanatla buluşturan yapı, çalıştay boyunca sanat üretiminin yanı sıra kapanış sergisi, ödül töreni ve sertifika programı gibi etkinliklere de ev sahipliği yaptı.SANAT, AİLE, DOĞA VE EĞİTİMİ MERKEZE ALAN BİR KÜLTÜR
Çalıştayın dikkat çeken yönlerinden biri sanatın profesyonel üreticilerin yanı sıra gençlerle ve yerel yaşamla temas eden bir deneyim olarak ele alınması oldu. Etkinlik kapsamında lise ve üniversite öğrencilerine yönelik resim yarışması düzenlenirken, 23 Nisan'da sanatçılar bölgedeki öğrencilerle bir araya geldi. Sanatçıların konaklamasına ise Pine Bay Hotels&Resorts ev sahipliği yaptı. Otelin farklı alanlarında sergilenen eserler, sanatın turizm deneyiminin bir parçasına dönüştüğü yaklaşımını güçlendirdi. Böylece sanat, destinasyona değer katan geçici bir etkinlik olmaktan ziyade mekanın atmosferine ve ziyaretçi deneyimine yayılan kalıcı bir unsur olarak konumlandı. Pine Bay Hotels&Resorts Genel Müdürü ve Göçtur Yönetim Kurulu Üyesi Rena Çukurova, vakfın yaklaşımını değerlendirirken, sanat, aile, doğa ve eğitimi merkeze alan bir kültür oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Çukurova, dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların üretimlerini tarihi Old Town Tanneries'de gerçekleştirdiğini, otelin yaşam alanlarının ise bu eserler için sürekli bir sergi alanına dönüştüğünü ifade etti. Çalıştayın küratörlerinden Emel Atalay ise etkinliğin kültürel ve duygusal etkileşim açısından da önemli bir buluşma yarattığını söyledi.

(Pine Bay Hotels & Resorts Genel Müdürü ve Göçtur Yönetim Kurulu Üyesi Rena Çukurova)
MEMORIAL SAĞLIK GRUBU CEO'SU BORA ULUDÜZ: MEMORIAL SAĞLIK GRUBU'NDAN 'BÜTÜNCÜL İYİLEŞME' VİZYONU
Memorial Sağlık Grubu CEO'su Bora Uludüz, grubun marka stratejisinde sanatın merkezi bir rol oynadığını belirterek, hastaneleri iyi yaşam alanları olarak konumlandırdıklarını açıklıyor. Sağlık ile sanatı aynı çatı altında buluşturan bu yaklaşım, hastane atmosferini ruhu besleyen ve umut veren bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor.
İLERİ DÖNÜŞÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR ARADA
Gelecek dönem projelerinde sürdürülebilirlik vizyonunu sanatla birleştiren Memorial, sanatçı Deniz Sağdıç ile iş birliğini derinleştiriyor. Tıbbi ve teknolojik atıkların birer sanat eserine dönüştüğü ileri dönüşüm projeleri, hastanelerde ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek. Bu çalışmalarla çevre duyarlılığı ve dönüşüm kavramlarının sanat aracılığıyla toplumda farkındalık yaratması hedefleniyor. Sanat yatırımlarının bir diğer önemli durağı ise Memorial Göztepe Hastanesi oluyor. Yılmaz Zenger'in eserlerinin kalıcı olarak sergileneceği hastanede, sanatın mimari ve sağlık deneyimiyle bütünleştiği özel bir yapı oluşturuluyor. Bu yaklaşım, hastanenin teknolojik altyapısını kültürel bir dokuyla destekleyerek fark yaratan bir yaşam alanı sunuyor.
SANATIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ BİLİMSEL PERSPEKTİFLE ELE ALINIYOR
Memorial, sanatın iyileştirici etkisini bilimsel verilerle de desteklemeye hazırlanıyor. Farklı branşlardan hekimlerin katkılarıyla hazırlanan katalog ve video serilerinde; müziğin, resmin ve görsel sanatların onkoloji, nöroloji ve psikoloji gibi alanlardaki olumlu etkileri anlatılacak. Stres yönetimi ve rehabilitasyon süreçlerinde sanatın oynadığı rol, bütüncül bir sağlık yaklaşımıyla hastalara sunulacak. Bu yıl 20. yılını kutlayan Memorial Sanat Galerileri ise yeni sergiler ve sanatçı iş birlikleriyle kültür-sanat yaşamına katkı sağlamayı sürdürüyor. Sanatın toplumsal farkındalık çalışmalarındaki gücünden de yararlanan grup; kadın sağlığı, çevre ve spor gibi alanlarda fotoğraf sanatçılarıyla ortak projelere imza atıyor. Memorial Sağlık Grubu CEO'su Bora Uludüz, grubun vizyonunu şöyle özetliyor: "Sağlığın yalnızca fiziksel iyileşmeden ibaret olmadığına inanıyoruz. İnsan ruhuna dokunan, ilham veren ve yaşamla bağ kuran her unsur, iyileşme yolculuğunun bir parçası. Bu nedenle sanatı marka iletişimimizin, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ve kurumsal vizyonumuzun tam merkezine yerleştiriyoruz." Uludüz son olarak, önümüzdeki dönemde düzenli olarak yayımlanması planlanan Memorial Sanat Takvimi ve sanat konseptiyle hazırlanan sürdürülebilirlik raporlarının, bu vizyonun dijital ve basılı platformlardaki temsilcisi olmaya devam edeceği mesajını veriyor.

(Memorial Sağlık Grubu CEO'su Bora Uludüz)