İstanbul'un mimari, kültürel ve tarihi açıdan öne çıkan yapıları, 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek Open House İstanbul kapsamında yeniden keşfe açılıyor. İTÜ Mimarlık Fakültesi Taşkışla Kampüsü'nün merkez olarak konumlandığı etkinlik; Mimarlık Eğitim Derneği (miMed) iş birliğiyle, Aleyna Alan, Begüm Bayraktar, Çiğdem Eren, Dila Kabakcı, Melda Osmanoğlu ve Nişvan Kabakcı tarafından hayata geçiriliyor.
Dünya genelinde 50'den fazla şehirde düzenlenen ve mimarlık kültürünü herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan Open House yaklaşımı, İstanbul'da da kentin farklı dönemlerine ait yapılarını görünür kılıyor. Bu yıl organizasyonun ana sponsorluğunu ise Jotun üstleniyor.
ŞEHRİN HAFIZASINDA YENİ BİR ROTA
Festival kapsamında Beyoğlu ve Adalar'da konumlanan 50'den fazla yapı, özel rotalar, anlatımlı geziler, atölyeler ve söyleşiler eşliğinde ziyaret edilebilecek. Eğitim yapılarından apartmanlara, pasajlardan çağdaş sanat mekânlarına uzanan program, İstanbul'un farklı mimari katmanlarını aynı anda okuma imkânı sunuyor.
Beyoğlu rotasında İTÜ Taşkışla Kampüsü, Sant'Antonio Kilisesi, Mısır Apartmanı, Markiz Pastanesi ve Çam Palas gibi yapılar öne çıkıyor. Aynı hatta Tabanlıoğlu Mimarlık, Teğet Mimarlık, Piknik Works ve SO? Mimarlık gibi ofisler ile sanatçı atölyeleri de yer alıyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca yapıları değil, güncel üretim süreçlerini de doğrudan deneyimleme fırsatı yakalıyor.
Galata, Karaköy ve Şişhane hattında ise Metrohan, Tütün Deposu, Postane ve St. Benoît Lisesi gibi yapılar; üretim, eğitim, çağdaş sanat ve kamusal yaşam arasındaki ilişkiyi görünür hale getiriyor.
PASAJLARDAN APARTMANLARA UZANAN ANLATIMLAR
Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de anlatımlı şehir rotaları oluyor. 'Jotun Rotası: Beyoğlu Pasajları', mimar Cem Sorguç eşliğinde Beyoğlu'nun geçitlerini, pasaj kültürünü ve gündelik yaşam hafızasını yeniden okumaya açıyor.
Uzun süredir kapalı olan Markiz Pastanesi üzerine gerçekleşecek anlatımda Turan Farajova, yapının sosyal yaşam içindeki tarihsel yerini ele alırken; Doğu Kaptan, Metrohan'ın yeniden işlevlendirme sürecini aktarıyor. Postane ekibi ise eski bir postane yapısının çok işlevli kamusal alana dönüşüm hikâyesini yapı üzerinden anlatıyor.
Galatasaray Lisesi ve Müzesi turunda Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu, kurumun mekânsal ve tarihsel hafızasını değerlendirirken; Neslihan Özyiğit, Beyoğlu Belediyesi'nin modern belediyecilik mirasını ele alıyor. Ayşe Akyıl ise Emin Onat'ın son eseri olan Devres İş Hanı'nı modern mimarlık ve topografya ilişkisi üzerinden yorumluyor.
ADALAR'DA MİMARİ VE YAŞAM KÜLTÜRÜ
Programın Adalar ayağı ise İstanbul'un daha sakin ve zamana yayılan mimari hafızasına odaklanıyor. Splendid Palace Hotel, Anadolu Kulübü, Taş Mektep ve Büyükada Rum Yetimhanesi gibi yapılar, mimari değerlerinin yanı sıra sosyal hafızanın da önemli parçaları arasında yer alıyor.
Nilay Özlü ve Zafer Akay eşliğinde gerçekleşecek Büyükada yürüyüşü, Nizam bölgesinin köşkleri ve tarihi yapıları arasında ilerlerken; Urban Sketchers İstanbul iş birliğiyle düzenlenen eskiz rotası, katılımcıları adayı çizim üzerinden deneyimlemeye davet ediyor.
SÖYLEŞİLERLE GENİŞLEYEN KENT OKUMASI
Open House İstanbul, hafta sonu boyunca Taşkışla Nezih Eldem Konferans Salonu'nda gerçekleşecek söyleşi programıyla mimarlığı farklı disiplinlerle birlikte tartışmaya açıyor.
Programda 'Bir Yapının Hafızası: Taşkışla Üzerine' paneliyle Taşkışla'nın katmanlı geçmişi ele alınırken; 'Artfactory: Mekânların Duygusal Tonu' başlıklı oturumda sanat ve mimarlığın ortak zemini konuşuluyor. Levent Erden'in 'O Pera' sunumu semtin gizli hafızasına odaklanırken, Konstantina Papadopoulou kent hakkını sokak hayvanları üzerinden tartışmaya açıyor.
10 Mayıs programında ise Casa Botter'in restorasyon süreci, İstanbul apartman tabelalarının görsel hafızası ve İstanbul Bienali'nin kentle kurduğu ilişki farklı konuşmaların odağında yer alıyor. Mimarlık, kullanım kültürü ve kaybolan sosyal hafıza ekseninde şekillenen oturumlar, etkinliği yalnızca bir gezi programının ötesine taşıyor.
YENİLENEN TAŞKIŞLA
Festival kapsamında Taşkışla'nın iki özel alanı da yeniden gündeme geliyor. Nezih Eldem tarafından 1950'lerde tasarlanan 330 No'lu Mekân ile Süreli Yayınlar Kütüphanesi'nin yenilenmesi planlanıyor.
7–16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek 'Düş Koleksiyonu' sergisinden elde edilecek gelir, Süreli Yayınlar Kütüphanesi'nin aslına uygun biçimde yenilenmesi için kullanılacak. Böylece etkinlik yalnızca mimariyi görünür kılmakla kalmayıp fiziksel koruma süreçlerine de katkı sunacak.
ŞEHRİ YENİDEN OKUMA DAVETİ
Open House İstanbul, mimarlığı yalnızca profesyonellerin alanı olmaktan çıkarıp şehirle kurulan gündelik ilişkinin bir parçası haline getiriyor. Ücretsiz olarak düzenlenen etkinlik; İstanbul'un pasajlarını, apartmanlarını, kamusal yapılarını ve görünmeyen hikâyelerini yeniden keşfetmeye çağırıyor.