Yayın Tarihi:
28 Eylül 2026 13:33Güncelleme Tarihi:
28 Eylül 2026 13:33Güncelleme Tarihi:
28 Eylül 2026 13:33Yayın Tarihi:
28 Eylül 2026 13:33
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde HÜRKUŞ filolarını görüleceğini belirterek, "2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz." dedi.
İlk HÜRKUŞ-II uçaklarının kabul faaliyeti için TUSAŞ'ın Kahramankazan tesislerinde "HÜRKUŞ İlk Teslimat Töreni" gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün yanı sıra TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve diğer savunma sanayisi yetkilileri katıldı.
Törende konuşan Haluk Görgün, Türk havacılığı için tarihi bir gün yaşandığını belirterek, yeni nesil HÜRKUŞ uçaklarının ilk ikisinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini bildirdi.
Türkiye'nin ilk kez kendi insanlı uçağını kendi pilotuna emanet ettiğini vurgulayan Görgün, Vecihi Hürkuş'un adını taşıyan uçağın teslimat öncesindeki son test uçuşunu yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanı ile gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Görgün, uçağın uçuş performansındaki gelişimi bizzat gördüğünü ifade ederek, "Ortaya konulan işe bakarak büyük bir güvenle söylüyorum, kendi sınıfında dünyanın en iyisini yaptık. Mühendislik zanaatını, tasarım sanatıyla buluşturduk." ifadelerini kullandı.

HÜRJET VE KAAN'A GEÇİŞİ KOLAYLAŞTIRACAK MİMARİ
HÜRKUŞ'un kokpit ve aviyonik mimarisinin HÜRJET ve KAAN gibi diğer yerli hava platformlarıyla bütünlük içinde tasarlandığına dikkati çeken Görgün, pilotların söz konusu platformlara geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimari yerine, alıştıkları sistemlerin gelişmiş versiyonlarını göreceklerini belirtti.
Projeye başlandığında görev alan mühendislerin yaş ortalamasının 28 olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:
"Bu genç ekip HÜRKUŞ'la birlikte Türkiye'nin insanlı hava platformları için önemli bir mühendislik birikimi oluşturdu. HÜRKUŞ'ta kazandığımız tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon tecrübesini HÜRJET ve KAAN'a taşıyoruz. Yani HÜRKUŞ projesi bize yalnızca bir uçak kazandırmadı, daha büyük hedeflerin altından kalkabilecek bir mühendislik kabiliyeti de kazandırdı. Bir uçağı tasarlamak ve üretmek kadar, ortaya koyduğunuz tasarımın emniyetini ve performansını kendi kabiliyetlerinizle doğrulayabilmek de önemli. HÜRKUŞ'un geliştirme sürecinde yer, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirdik. Bu sürecin sonunda, 9 Eylül'de HÜRKUŞ'umuza uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyon verdik. Böylece tasarlayan ve üreten olmanın yanında, kendi uçağını test eden ve sertifikalandıran bir yetkinliğe ulaştık."

"ULUSLARARASI PAZARDA BENZERSİZ BİR SEÇENEK"
HÜRKUŞ'un temel eğitim kabiliyetlerinin yanı sıra hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini de icra edebilen çok yönlü bir platform olduğuna işaret eden Görgün, bu durumun uçağı uluslararası pazarda benzersiz bir seçenek haline getirdiğini vurguladı.
Görgün, dünyanın farklı coğrafyalarından pek çok ülkenin uçakla ilgilendiğini bildirerek, "Temel eğitim uçağı pazarında, yüzlerce uçağı kapsayan bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Kendi ihtiyacımızı karşılarken, dünya pazarında da ana oyunculardan birisi olacağımızı şimdiden söyleyebiliriz. Savunmamız için taşıdığı değerin yanında, ticari bakımdan da sürdürülebilir bir projeye imza attık. Çok yakında HÜRKUŞ'un ihracat haberlerini sizlerle paylaşmaya başlayacağımızı şimdiden söyleyebiliriz." dedi.
"TEDARİK EDİLECEK UÇAK SAYISI 55'E ÇIKARILDI"
Uçağın yüzde 80'lere yaklaşan bir yerlilik oranıyla üretildiği bilgisini veren Görgün, TUSAŞ'ın ana yükleniciliğinde ASELSAN, HAVELSAN, TASECS, KAREL, ANDAR, TAAC, Fotoniks, Volt Teknoloji, Volo, UDEA ve diğer alt yüklenicilerin birikimlerini bu platforma taşıdığını aktardı.
Görgün, kurulan hatlarda dost ve müttefik ülkeler için de eş zamanlı olarak üretim gerçekleştireceklerini belirterek, "Alacağımız her yeni sipariş, paydaş firmalarımızın yeni pazarlara erişimi anlamına geliyor. HÜRKUŞ'u seçen bir ülkeye, uçağımızla birlikte üzerinde görev yapan milli sistemleri de sunuyoruz. Böylece her ihracat, savunma sanayimizin daha geniş bir kesimine kazanç olarak dönecek. Bugün HÜRKUŞ'u yüzde 80'lere yaklaşan bir yerlilik oranıyla üretiyoruz." diye konuştu.
Alt sistemlerin ve yazılımların yerli olmasının milli mühimmatların entegrasyonunu kolaylaştırdığını belirten Görgün, şunları kaydetti:
"Bugün teslim ettiğimiz iki uçağı, planlanan takvim çerçevesinde yenileri izleyecek. 15 uçakla başlayan tedarik programımızı, 40 ilave uçakla toplam 55 uçağa çıkardık. İnşallah 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde HÜRKUŞ filolarını göreceğiz. 2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz."
Savunma sanayisi ekosisteminin birçok projede seri üretim ve hızlı teslimat dönemine girdiğini vurgulayan Görgün, önümüzdeki süreçte HÜRKUŞ'ların yanı sıra hava, kara, deniz platformlarını, Çelik Kubbe bileşenlerini ve füze sistemlerini hızla envantere kazandıracaklarını bildirdi.
Görgün, Türkiye'nin farklı sınıflardaki hava, kara ve deniz araçları ile mühimmatları özgün tasarımlarla geliştirip seri üretime sokabilen sayılı ülkelerden biri haline geldiğini belirterek, bu dönüşümün mimarı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile katkı sunan Milli Savunma Bakanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TUSAŞ ve alt yüklenicilere teşekkür etti.
"SABİT KANATLI HAVA ARAÇLARINDA KİLOMETRE TAŞI"
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da uçağa adını veren Vecihi Hürkuş'un "Başkalarının kanatlarıyla uçmaya çalışanlar Hürkuş olamazlar" şiarıyla yola çıktıklarını belirterek, dost ve müttefik ülkelere kanat olabilecek kapasiteye ulaşılmasının tesadüf olmadığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tam bağımsız savunma sanayisi vizyonu ve Savunma Sanayii Başkanlığının destekleriyle bugüne gelindiğine dikkati çeken Demiroğlu, şunları kaydetti:
"Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz HÜRKUŞ, yalnızca kendi sınıfında başarılı bir hikaye yazmakla kalmadı, aynı zamanda sabit kanatlı hava araçlarımızda bir kilometre taşı oldu. HÜRKUŞ'tan HÜRJET'e, HÜRJET'ten KAAN'a, KAAN'dan daha ilerilere varacak olan bu serüvende elde edilen mühendislik bilgi ve birikimleri bugün ülkemizi bu alanda dünyadaki 4 ülkeden biri haline getirdi. Çok yakın tarihte aldığımız askeri tip sertifikasıyla yeni bir yetkinlik kazanan HÜRKUŞ'umuzu envanterimize kazandırıyoruz."
"HÜRJET VE KAAN'IN EĞİTİM SÜREÇLERİNE TEMEL OLUŞTURACAK"
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ise yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil temel eğitim uçağı Hürkuş'un Türk Hava Kuvvetleri envanterine katılmasının haklı gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Kuruluş yıllarında ortaya konulan milli havacılık idealinin, bugün devletin iradesi ve mühendislerin emeğiyle gökyüzünde hayat bulduğuna dikkati çeken Dalkıran, şunları kaydetti:
"HÜRKUŞ, Türk Hava Kuvvetleri pilotaj eğitiminde önemli bir görev üstlenecektir. Modern aviyonik sistemleri, yüksek performansı ve manevra kabiliyetiyle pilot adaylarımızın uçuş becerilerini geliştirmelerine ve çağdaş eğitim ihtiyaçlarını uzun bir altyapı içerisinde yetiştirmelerine büyük katkı sağlayacaktır. Daha da önemlisi HÜRJET ve KAAN başta olmak üzere yakın gelecekte envanterimize girecek yerli ve milli uçaklarımıza entegre olarak, eğitim ve harekat süreçlerine önemli bir temel oluşturacaktır. HÜRKUŞ, yalnızca bugünün ihtiyacına cevap veren bir platform değil, Türk Hava Kuvvetlerinin geleceğine uzanan güçlü bir vizyonun da parçasıdır."
Programın sonunda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Görgün, HÜRKUŞ teslimat belgesini Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Dalkıran'a takdim etti. Program, HÜRKUŞ'un gerçekleştirdiği selamlama uçuşuyla tamamlandı.