USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Girişimcilik

Yayın Tarihi:25 Eylül 2026 11:36

TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı'nın ikinci dönemi tamamlandı

TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı'nın ikinci döneminde yer alan sekiz scale-up, 24 Eylül'de Workup'ta düzenlenen kapanış etkinliğinde VC'ler, fon yöneticileri ve yatırımcılarla bir araya gelerek yatırımcı sunumlarını gerçekleştirdi.

TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı'nın ikinci dönemi tamamlandı

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin ölçeklenme yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen TÜBİSAD Scale-Up Gelişim Programı'nın ikinci dönemi tamamlandı.

24 Eylül'de Workup'ta gerçekleştirilen etkinlikte, ikinci dönem boyunca programa katılan sekiz scale-up yatırımcı sunumlarını VC'lere, fon yöneticilerine ve yatırımcılara yaptı. Şirketler, program süresince üzerinde çalıştıkları büyüme planlarını, yatırım ihtiyaçlarını ve gelecek dönem hedeflerini doğrudan yatırım ekosistemiyle paylaşma fırsatı buldu. Etkinlikte aynı zamanda Scale-Up Gelişim Programı'nın üçüncü döneminin açılışı yapıldı.

Programın ikinci döneminde şirketlerin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine ve sürdürülebilirliğine de odaklanıldı. Ürünleşme, stratejik planlama, müşteri konsantrasyon riskinin yönetilmesi, yönetsel olgunluk ve yatırımcıya hazırlık gibi başlıklarda yürütülen çalışmalar kapsamında scale-up'lara toplam 192 saat bireysel mentorluk ve stratejik danışmanlık desteği sağlandı. Programın ilk iki döneminde yer alan şirketler büyümelerini sürdürürken, iki şirket uluslararası pazarlara açıldı ve toplam 3 milyon dolarlık ihracat hedefini büyüme planlarına ekledi.

Tombalak: "Türkiye'nin yalnızca yatırım sermayesine değil, birleşme sermayesine de ihtiyacı var"

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, teknoloji şirketlerinin ölçeklenmesinde sermayenin yalnızca finansman sağlayan değil, şirketleri bir araya getirerek daha büyük ölçek ve değer yaratılmasına katkı sunan bir rol de üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti: "Ölçeklenmeyi yalnızca şirketlerin tek tek büyümesi olarak görmemeliyiz. Sermaye sadece şirkete girmesin; şirketleri bir araya da getirsin. 'Hangi şirkete yatırım yapalım?' sorusunun yanında, 'Hangi şirketleri bir araya getirirsek daha büyük bir değer yaratırız?' sorusunu da sormalıyız. Türkiye'nin yalnızca yatırım sermayesine değil, birleşme sermayesine de ihtiyacı var. Şirketlerimizin sadece yatırım alan ya da satılan yapılar değil; yatırım yapan, başka şirketleri satın alan ve yeni pazarlara birlikte açılan oyuncular haline gelmesini istiyoruz. Girişimciyi ölçeklendirirken sermayeyi de ölçeklendirmeli, gerektiğinde birleşerek daha büyük ve daha rekabetçi yapılar oluşturabilmeliyiz."

Hantaloğlu: "Şirketlerin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine de odaklanıyoruz"

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Scale-Up Çalışma Grubu Kaptanı Emre Hantaloğlu, Scale-Up Gelişim Programı'nın şirketlerin büyüme yolculuğuna katkısına ilişkin şunları söyledi:

"Büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin ölçeklenme yolculuklarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Scale-Up Gelişim Programı kapsamında şirketlerin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine de odaklanıyoruz. Mezun şirketlerin servis modelinden ürün odaklı yapılara geçiş, stratejik planlama ve yatırımcıya hazırlık gibi başlıklarda gelişim göstermeleri için mentorluk ve yönlendirme çalışmaları gerçekleştiriyoruz."

YENİ DÖNEM BİRLİKTE ÖLÇEKLENME ODAĞIYLA BAŞLADI

İkinci dönemin kapanışının ardından başlayan üçüncü dönemde sürdürülebilir büyüme, yatırımcıya hazırlık, deneyim paylaşımı ve birlikte ölçeklenme programın öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. TÜBİSAD üyesi şirketlerin büyüme ve globalleşme deneyimlerinin scale-up'larla daha fazla paylaşılması da yeni dönemin hedefleri arasında bulunuyor.

Program kapsamında TÜBİSAD içindeki ve dışındaki kurumlarla B2B ilişkilerin güçlendirilmesi, şirketler arasında stratejik iş birliklerinin geliştirilmesi ve scale-up'ların yeni pazarlara erişiminin desteklenmesi hedefleniyor. Böylece şirketlerin yalnızca kendi imkânlarıyla büyümesinin ötesine geçerek güç birliği yapabilecekleri ve birlikte küresel ölçekte büyüyebilecekleri yeni modellerin önünün açılması amaçlanıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR