Bir tarım ürününü uluslararası pazarlarda farklılaştırmak, yalnızca üretim kapasitesini artırmakla mümkün değil. Ürünün yetiştiği coğrafyadan hasat zamanına, işleme koşullarından tüketiciye ulaşana kadarki sürece uzanan bütünlüklü bir kalite yaklaşımı gerekiyor. Nermin Hanım Zeytinliği'nin 2012 yılında 52 dönümlük bir zeytinlikle başlayan hikayesi de bugün bu yaklaşımı üretimden ihracata taşıyan bir büyüme modeline dönüşüyor.
Kaz Dağları'nın eteklerinde, Edremit Körfezi'nin kendine özgü mikroklimasında faaliyet gösteren marka, 2026-2027 zeytin sezonunu üç gün süren Hasat Şenliği ile karşıladı. 'Hasattan Dünyaya: Uluslararası Ödüllü Zeytinyağının Yolculuğu' temasıyla düzenlenen etkinlikte hasat, üretim süreçleri, tadım teknikleri ve bölgenin zeytin kültürü ele alınırken, markanın uluslararası pazarlara uzanan yolculuğu da katılımcılarla paylaşıldı.
ÖLÇEK BÜYÜRKEN ÜRETİM KONTROLÜNÜ KORUMAK
Nermin Hanım Zeytinliği'nin büyüme hikayesi, kurucusu Nermin Gelbal Gökduman'ın ailesi ve yakın çevresi için sağlıklı, katkısız ve kaliteli zeytinyağı üretme amacıyla başlıyor. Zaman içinde profesyonel bir üretim modeline dönüşen bu girişim, bugün 4 bin 200 dönümlük araziye ve 60 bin ağaca ulaşıyor. Buna paralel olarak markanın üretim hacmi de 300 ton sızma zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin seviyesini buluyor.
Bu ölçeklenmenin arkasında, üretim sürecinin kontrolünü korumaya dayanan bir model var. Dışarıdan fason sıkım kabul etmeyen marka, yalnızca kendi bahçelerinden elde ettiği zeytinleri kendi tesisinde işliyor. Erken hasat edilen zeytinlerin mümkün olan en kısa sürede sıkılması için çalışan marka, hasattan itibaren 4-6 saat içinde sıkım gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, zeytinyağında kaliteyi ürünle sınırlı tutmayarak üretimin tüm aşamalarını kapsıyor. Doğru hasat zamanı, hızlı işleme ve izlenebilirlik, markanın premium segmentte farklılaşma stratejisinin temel unsurlarını oluşturuyor.
YEREL ÜRETİMDEN GLOBAL MARKA DEĞERİNE
Nermin Hanım Zeytinliği, üretim gücünü uluslararası pazarlarda marka değerine dönüştürmeye odaklanıyor. Bugün Amerika, Hollanda ve Güney Kore başta olmak üzere farklı ülkelere ihracat gerçekleştiren marka, önümüzdeki dönemde özellikle Amerika ve Japonya pazarlarındaki çalışmalarını artırmayı hedefliyor. Mevcut ihracat noktalarında hacmi büyütmek, ABD'ye yönelik e-ticaret altyapısını geliştirmek ve global B2B satış ağını genişletmek de büyüme planının parçaları arasında yer alıyor. Markanın farklı ülkelerde düzenlenen zeytinyağı yarışmalarında kazandığı altın madalya ve 'Sınıfının En İyisi' ödülleri ile Uluslararası Lezzet Enstitüsü tarafından verilen 'Üstün Lezzet Ödülü', bu yolculukta uluslararası görünürlüğü desteklerken ürünlerin kalitesini tescilliyor.
VERİM KADAR DEĞER YARATMAK DA ÖNEMLİ
2026-2027 sezonunda bölge genelinde üretimin artması beklenirken, Nermin Hanım Zeytinliği de 300 ton zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin üretim seviyesine ulaşmayı öngörüyor. Nermin Hanım Zeytinliği Kurucusu Nermin Gelbal Gökduman, markanın üretim anlayışını şu sözlerle anlatıyor: "Bizim için zeytinyağının hikayesi şişede değil, çok daha önce; toprağa atılan ilk adımda, ağacın bakımında ve hasat kararında başlıyor."
Markanın 60 sürekli çalışanı bulunurken hasat döneminde yaklaşık 350 mevsimlik işçiye istihdam sağlanıyor. Bu yönüyle üretim, tarımsal çıktı ve ihracat hedeflerinin ötesinde hasat döneminde ortaya çıkan istihdam ihtiyacıyla da ekonomik bir boyut taşıyor. Kaz Dağları'ndan dünyaya uzanan hikaye, yerel bir tarımsal değerin doğru üretim modeli ve pazar stratejisiyle nasıl uluslararası bir büyüme hedefinin parçası haline gelebileceğini gösteriyor.