Yayın Tarihi:
09 Ekim 2026 12:57Güncelleme Tarihi:
09 Ekim 2026 12:57Güncelleme Tarihi:
09 Ekim 2026 12:57Yayın Tarihi:
09 Ekim 2026 12:57
CNN Travel'da yer alan makalede önce İstanbul tanıtılıyor, ardından İstanbul Havalimanı ile ilgili yorumlara geçiliyor. Makalede şu yorumlar var:
-Havalimanı, kısa süre önce dünyanın en fazla bağlantıya sahip havalimanı olma konusunda Londra Heathrow'u geride bıraktı. OAG'nin baş analisti John Grant, "Sonunda bir numaraya yerleştiler." diyor.
-Ödüller kazanan ve 12 milyar dolara mal olan İstanbul Havalimanı'nın yükselişi hızlı ve dikkat çekici oldu. Havalimanı, İstanbul'un Avrupa yakasında, şehir merkezinin yaklaşık 32 kilometre dışında, 2018'de büyük bir tanıtımla açıldı.
-Burası büyük ölçek için tasarlanmış bir merkez. Devasa terminali 1,4 milyon metrekarelik alanıyla tek çatı altındaki dünyanın en büyük terminali. Havalimanının tamamı ise 76,5 milyon metrekarelik alanıyla Manhattan'dan daha büyük.
-Her yıl 84 milyondan fazla yolcu havalimanından geçiyor. Bu da onu dünyanın en yoğun sekizinci havalimanı yapıyor.
-Ancak uzun vadeli plan, kapasiteyi yılda 200 milyon yolcuya çıkarmak. Bu rakam, bugün dünyanın en yoğun havalimanı olan Hartsfield-Jackson Atlanta Havalimanı'nın yıllık yolcu sayısının iki katına karşılık geliyor.
RAKİPSİZ OLACAKLAR
-Grant, "Önümüzdeki yıllarda rakipsiz olacaklar. Pist kapasiteleri var. Son derece başarılı olan ve yeni uçak siparişleriyle büyümeye devam eden ulusal bir hava yolları şirketine sahipler. Orta Asya gibi dünyanın en hızlı gelişen pazarlarından bazılarına çok yakınlar. Orta Doğu'daki durumdan kısmen fayda sağladılar. Konumları gerçekten çok elverişli." diyor.
-İstanbul Havalimanı geçen ay dördüncü ana pistini açtı. Nihai hedef, havalimanında altı ana ve üç yedek olmak üzere toplam dokuz pist bulunması.
-Uzunluğu 2 bin 820 metre olan yeni pist, doğu-batı yönünde uzanan ilk pist olma özelliğini taşıyor. Bu sayede batıya uçan uçakların taksi ve havada kalma süreleri azalıyor; zamandan ve yakıttan tasarruf sağlanıyor.
-Grant, "Dünyada aynı anda üç pistin işletilmesi için lisans almış tek havalimanı onlar. Bu, yoğun saatlerde uçuş sıklığını artırmanıza olanak tanıyor ve operasyonel esnekliğinizi yükseltiyor. Üç pistiniz varsa dakikliğinizi artırmanız da muhtemel" diyor.
REKABET AVANTAJI
-Türk Hava Yolları, bir hava yolu şirketinin uçtuğu ülke sayısı bakımından Guinness Dünya Rekoru'nu elinde bulunduruyor.
-Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı'ndaki uçuşların yüzde 80'ini gerçekleştiriyor ve havalimanının başarısında kilit rol oynuyor. Şirket, iki yıl önce diğer tüm hava yolu şirketlerinden daha fazla ülkeye uçma başarısıyla Guinness Dünya Rekorları'na girdi. 2026 itibarıyla toplam 130 ülkeye uçuyor.
-İngiltere'deki Cranfield Üniversitesi'nde hava taşımacılığı yönetimi alanında kıdemli öğretim görevlisi olan Viktoriia Myroniuk, genç bir filonun müşteriler üzerinde "daha iyi bir izlenim" bıraktığını söylüyor. Myroniuk, Türk Hava Yolları'nın yakın zamanda Skytrax tarafından verilen Avrupa'nın En İyi Hava Yolu Şirketi ödülünü kazanmasına katkıda bulunan özenli hizmete dikkat çekiyor.
-Daha yeni uçaklar aynı zamanda daha verimli. Yakıt fiyatlarının yükseldiği bu dönemde bu durum, hava yolu şirketine rekabet avantajı sağlayarak bilet fiyatlarını düşürmesine olanak tanıyor.
BÜYÜME KAPASİTESİ
-Diğer havalimanları ve bölgeler olumsuz etkilenirken İstanbul Havalimanı, Türkiye'nin coğrafi konumu ve diplomatik ilişkileri sayesinde daha avantajlı bir konuma geldi.
-İstanbul Havalimanı, bölgedeki rakiplerinin sahip olmadığı büyüme esnekliğine ve kapasitesine sahip. Londra Heathrow'un üçüncü pist planı, İngiltere'nin güneydoğusunda yoğun yapılaşmanın bulunduğu bir bölgede yaratacağı çevresel etki nedeniyle tartışmalı olmaya devam ediyor. Dünyanın en fazla bağlantıya sahip üçüncü havalimanı olan Amsterdam Schiphol'de ise yıllık uçuş hareketi sayısı 488 binle sınırlandırılmış durumda.
-Myroniuk, "İstanbul Havalimanı'nın şehrin biraz dışında olması" sayesinde "24 saat boyunca faaliyet gösterebildiğini" söylüyor.
-Myroniuk ayrıca Türk Hava Yolları'nın aktarmalı yolculara İstanbul'u keşfetme ve anlaşmalı otellerde ücretsiz konaklama imkânı sunan
stopover programını da övüyor.
-Myroniuk'a göre bu, sürdürülebilir turizmin bir biçimi. Yolcuların, deneyim yaşamadan yalnızca ucuz aktarmalı uçuşlar yapmak yerine daha yavaş seyahat etmelerine ve yerel kültürle bağ kurmalarına olanak tanıyor.