Güncelleme Tarihi:
10 Mart 2026 10:45Yayın Tarihi:
10 Mart 2026 09:51Yayın Tarihi:
10 Mart 2026 09:51Güncelleme Tarihi:
10 Mart 2026 10:45
Analize göre ABD yönetimi küresel ekonomik kriz ve olası bir deniz felaketi arasında sıkışmış durumda. Peki, makalede neden bu yorum yapılıyor?
Makale aslında Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünya enerji arzının en önemli damarlarından birini tıkanması ve bunun enerji maliyetleri üzerindeki etkisine odaklanıyor. ABD'nin Hürmüz'ü açmak için gemilere refaket edeceği yönündeki çıkışlarının ise çok tehlikeli bir deniz savaşına gebe olduğu yorumu yapılıyor.
Makaleye göre boğazın kapalı kalması sadece petrol akışını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel enerji sisteminde zincirleme bir krizi tetikleme riski yaratıyor. Depolama kapasitesi dolduğu için Kuveyt, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri bazı petrol kuyularını kapatmaya başladı. Bu kuyuların yeniden açılması ise teknik olarak zor ve zaman alıcı olduğu için küresel arzda büyük bir boşluk oluşabilir.

Makalede, ABD yönetiminin, donanmanın petrol tankerlerine askeri eskort sağlaması seçeneği de mercek altına yatırılıyor. Ancak Pentagon içindeki değerlendirmelere göre bu operasyon ciddi riskler taşıyor. Bir kaynak, Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumu "Ölüm Vadisi" olarak tanımlıyor.
Makaleye göre İran, Devrim Muhafızları aracılığıyla boğazda mayın döşeyebilen tekneler, patlayıcı yüklü botları ve kıyıdan atılan füzelerle tehlikeli bir savunma hattı kurmuş durumda. Makalede analistlerin ayrıca İran'ın tankerleri Körfez'e girişte değil, tamamen petrol veya LNG ile dolu halde çıkış yaparken hedef almasının daha olası olduğunu söylediği belirtiliyor.
Özellikle LNG tankerleri için risk daha büyük. Uzmanlar bu gemilerin vurulması halinde yıkıcı bir patlama yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Makalede ABD yönetiminin bir yandan askeri eskort planını değerlendirirken diğer yandan piyasayı sakinleştirmek için alternatif adımlar aradığı belirtiliyor.


