Yayın Tarihi:
30 Nisan 2026 12:55Yayın Tarihi:
30 Nisan 2026 12:55
Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimler ve dünyanın önde gelen merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizlikler, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerde çıkmaza girilirken ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programıyla ilgili ABD'nin endişelerinin giderildiği bir anlaşma kabul edilene kadar ülkeye yönelik deniz ablukasını devam ettireceğini açıkladı.
Para piyasalarında Fed'in faiz indirimine ilişkin beklentiler zayıflarken bankanın olası "şahin" adımlarına dair tahminler yeniden fiyatlamalara dahil oldu.
Fed'e ilişkin gevşeme beklentilerinin zayıflaması tahvil piyasalarında satış baskısı oluşturdu. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün 8 baz puan yükselişle Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,43'e çıktı.
ALTININ ONSUNDA YÜKSELİŞ EĞİLİMİ ÖNE ÇIKIYOR
Jeopolitik gerilimlerin devam etmesi ve Fed'in faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine karşın savaşın başlamasından bu yana görülen aşırı satış baskısı alım fırsatlarını öne çıkarırken altının onsunda bugün yükseliş eğilimi öne çıktı.
Dünyanın önde gelen merkez bankalarının düşük fiyatları fırsat olarak görüp altın alımına yönelmesi ve rezerv çeşitlendirme stratejilerini sürdürmesi de altının onsunu orta vadede destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Son dönemde emtia piyasalarında sert dalgalanmalar görülürken altın bu dalgalanmalardan en fazla etkilenen varlıklar arasında yer aldı.
ABD/İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 13 değer kaybeden altının onsu, dün yüzde 1,2 gerileyerek 4 bin 543 dolara indi ve düşüşünü üçüncü işlem gününe taşıdı.
Altının ons fiyatı yeni günde ise yüzde 1,9 yükselerek 4 bin 630 dolar seviyelerine kadar çıktı.
Öte yandan ABD'nin mali politikasına ilişkin devam eden belirsizliklerin de altın fiyatlarını destekleyebileceği tahmin ediliyor.
"ALTININ YENİDEN TALEP GÖRMESİ DİKKATİ ÇEKTİ"
Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD'nin İran'a yönelik yeni bir askeri harekat düzenleme riskinin artmasıyla altının, petrol fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak değer kazandığını belirtti.
Bu durumun son dönemdeki fiyat hareketlerinden farklı bir tablo ortaya koyduğunu vurgulayan Hansen, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon risklerini ve faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceği beklentilerini güçlendirmesiyle altın fiyatlarının hafta başında düşüş gösterdiğini ifade etti.
Hansen, dünkü Fed toplantısında faiz oranlarının değişmemesine rağmen tahvil getirilerinin yükselmesi ve doların güçlenmesine karşın altının yeniden talep görmesinin dikkati çektiğini kaydetti.
Ancak bazı komite üyelerinin İran savaşının ekonomik görünümü belirsizleştirmeye devam etmesi nedeniyle gevşeme eğilimini ortadan kaldırma isteğini dile getirdiğine işaret eden Hansen, "Altının onsu mart-nisan toparlanmasının teknik göstergelere göre düzeltme seviyesi olan 4 bin 500 dolardaki önemli destek seviyesinin önünde talep bulduktan sonra yükselişe geçti." dedi.
Hansen, piyasa duyarlılığını daha da iyileştirmek ve son dönemdeki taktiksel kısa pozisyon satıcılarını sıkıştırmak için 4 bin 660 doların üzerini işaret etti.
Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer de "Altının onsu aşırı satış baskısından sonra toparlanma eğilimi gösterdi." ifadesini kullandı. Waterer, uygun fiyat arayan alıcıların bu seviyeleri cazip bulup alıma geçtiğini belirtti.