USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%
Ufuk  Tarhan

YAZARLAR

1.01.2026 10:09:00

HOLDİNGLERDE ‘YAPAY ZEKALI' YÖNETİŞİM BAŞLIYOR

Holding ve büyük şirketler 2026 yılında, üretken yapay zekadan (GenAI), ajan yapay zekaya (Agentic AI) doğru geçiş sürecini hızlandıracak. Bu yeni safhada dijitalleşme, veriyi sadece raporlayan bir araç değil; strateji kuran, operasyon yürüten ve hataları otonom biçimde düzelten bir 'yönetişim katmanı' olacak. Holding CEO'larının masasında yalnızca statik raporlar değil, Çoklu Ajan Sistemleri (Multi Agent Systems-MAS) tarafından anlık güncellenen organizasyonun dijital ikizleri (Digital Twin of an Organization- DTO) yer alacak.

KARAR ZEKASI MİMARİSİ

Önümüzdeki birkaç yıl, büyük ölçekli holdingler için dijitalleşmenin bir 'departman projesi' olmaktan çıkıp doğrudan yönetim kurulunun çalışma biçimine dönüşeceği dönem olacak. Bugün daha çok teorik konuşulan yapay zeka uygulamaları, yerini somut ve icra edilebilir bir 'karar zekası' (decision intelligence) mimarisine bırakacak. Bundan böyle holdinglerin gündemini belirleyecek üç temel katman öne çıkacak:

1-Veriye dayalı stratejik yönetişim

2-Otonom sürdürülebilirlik

3-Hiper-kişiselleştirilmiş deneyim uygulamaları (Müşteri, İK, paydaş)

YÖNETİM ETKİNLİĞİ

MIT'nin 2025 araştırmasına göre, yapay zeka okuryazarlığı olan yönetim kurullarına sahip şirketler, rakiplerine kıyasla özsermaye getirisinde 10.9 puan daha yüksek performans gösteriyor. Yani yapay zeka bilgisi, artık 'güzel bir ek özellik' değil, finansal sonuçları etkileyen temel bir yönetim yetkinliği... Yönetim kurullarına dahil edilen 'algoritmik gözlemciler' sayesinde holding yönetimleri için dönemsel raporlara bakarak karar alma dönemi kapanmaya başlayacak. Bunun yerine dijital ikiz teknolojisi holdingin tamamına ve eş zamanlı uygulanacak. Bir holding, yeni bir yatırım kararı almadan önce veya döviz kurlarındaki dalgalanma senaryolarında, bu kararın tüm iştirakler üzerindeki etkisini yapay zeka simülasyonlarıyla saniyeler içinde görebilecek. Bu nedenle holdingler, 'stratejik veri ofisleri' kurarak veriyi sadece saklayan değil, yönetim kuruluna gerçek zamanlı aksiyon önerisi sunan bir yapıya geçmeli.

BAZI SOMUT ÖRNEKLER, ÖNERİLER

* Bir enerji iştirakindeki verimlilik düşüşü, finans iştirakindeki nakit akış planlamasıyla yapay zeka tarafından otomatik eşleştirilecek; risk ve nakit ihtiyacı erkenden görülecek.

* Manuel rapordan otonom denetime geçilecek. Sürdürülebilirlik, ESG skoru ve IFRS S1-S2 uyumlu raporlama seti olarak yönetilecek. Holdingler, Kapsam 3 emisyonlarını takip etmek için tedarikçilerinin enerji verilerini yapay zeka ile anlık analiz eden sistemler kullanacak.

* Büyük bir perakende grubu, lojistik rotalarını hava durumu ve trafik verisiyle eşleştiren yapay zeka algoritmaları sayesinde karbon ayak izini tahminen yüzde 15 azaltırken, yakıt maliyetinden de milyonlarca dolar tasarruf edebilecek. Bu, sürdürülebilirliğin kârlılıkla nasıl doğrudan bağlandığının en somut sonuçlarından biri olacak.

Sonuç olarak holdingler için 2026, teknolojiyi 'kullandıkları' değil; teknolojiyle 'yönettikleri' yıl olacak. Bu dönüşümde başarılı olacak liderler, yapay zekayı sadece bir verimlilik aracı değil; kurumsal şeffaflık ve çeviklik sağlayan gerçek bir yönetişim ortağı olarak konumlandıranlar olacak.

DİĞER YAZILARI