Abdulkadir Karagöz
YAZARLAR
01.12.2020 03:31:00

Nitelikli iş gücü, sermaye kadar önemli

Fikri hayata geçirirken sadece fiziki koşulları değil, bölgenin nitelikli iş gücü potansiyelini de birincil etken olarak dikkate almak hayati önem taşıyor.

Proje üretmek, bir sorunun tespit edilmesi veya fikrin ortaya atılmasıyla başlar ve beraberinde analiz, değerlendirme, finansman, uygulama, izleme ve değerlendirme süreçlerini getirir. Klasik anlamda proje döngüsü olarak tanımladığımız bu adımlar, iş hayatında karşılaştığımız her sorunu çözmemizde bize temel fikirler verir ve yol haritamızı oluşturacak aşamaları belirlememizde öncü olur. Bu süreçte sorunun çözümü veya fikrin hayata geçmesi için en önemli konu ise elimizdeki kaynakların projemize katkısındaki gücü olacaktır. Nitekim, yeterli finansmanımız olmasına rağmen uygun yatırım alanı bulamamak veya yatırım alanı olmasına rağmen finansman eksikliği ya da nitelikli uzman kadro eksikliği projenin başarısını önemli ölçüde etkiler. Bir yatırım fikrini ortaya attığımız zamanda da benzer bir süreci yaşarız.  Bir projeyi veya iş fikrini hayata geçirirken nitelikli insan kaynağının önemi üzerinde durmak istiyorum. Nitelikli iş gücünün ve uzman kaynağının bir projede nasıl bir etki oluşturacağını kavrayabilirsek, fikrimizin başarısının o derece yüksek olacağına inanıyorum. 

TEŞVİK PROGRAMLARINI 4 BAŞLIK ALTINDA SINIFLANDIRABİLİRİZ

Sermayeniz olsun veya olmasın bir iş fikrini hayata geçirmek istediğimizde öncelikle bir fizibilite raporu hazırlar ve muhtemel getiriyi, riske atacağımız sermayenin geri dönüşüm oranlarını inceleriz. Bunun yanında; yatırımı hangi bölgede yapacağımıza, hammadde tedarik süreçlerine, işi yaparken ihtiyaç duyacağımız teşvik paketlerine bakar ve riskimizi minimize edecek yöntemleri tespit etmeye çalışırız. Türkiye başta olmak üzere birçok ülke, istihdamı artırmak ve ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak adına yeni yatırımcılar bulmayı veya mevcut yatırımcıların işlerini büyütmesi için ilave teşvik programları hazırlayarak piyasada yeni alanların açılmasına öncülük eder.  Bu teşvik programlarını incelediğimiz zaman bunları şu dört başlık altında sınıflandırabiliriz: Genel yatırım teşvikleri, bölgesel yatırım teşvikleri, stratejik yatırım teşvikleri, proje bazlı yatırım teşvikleri. Bu programların her birisi yatırımcı açısından maliyetleri minimize etmeye önemli ölçüde katkı sağlar. Çünkü bu tür programlar olmadan girilecek bir yatırımda istenen sonuca ulaşmak kolay olmayacaktır. Ancak bir yatırımcının araştırma yaparken bu teşviklerin dışında yatırım yapacağı alandaki ve bölgedeki nitelikli iş gücünün, bölgenin toplumsal ve sosyal yapısını da iyi incelemesi gerekiyor. Çünkü kuracağınız işin sürdürülebilir olması için yetkin iş gücüne erişim son derece önemli olacaktır. 

YATIRIM FİKRİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Yatırım fikrini hayata geçireceğiniz bölgede işi yapacak nitelikli kişileri yetiştirecek ortam bulunmuyorsa, bu durum sizin için ciddi bir maliyet kalemi oluşturacaktır. Ya da projeyi takip eden ekibin yetkinlikleri tam anlamıyla yeterli değilse alacağınız her kararda karşılaşacağınız risk boyutu ciddi oranda artacaktır. Bu nedenle bir yatırım fikrini hayata geçirirken kuracağınız ekibin yetkinliği, yatırım bölgesindeki iş gücü potansiyeli oldukça önemlidir. Aksi halde proje içerisinde öngöremediğiniz maliyetler ciddi sorunlar oluşturmaya başlar ve projenin başarısız olmasına neden olur. Her şeye rağmen bu durumun da üstesinden gelebilirsiniz ancak fikrin özgün değerini korumak ve hedeflerinize ulaşmak oldukça zor olabilir. Bu nedenle fikri hayata geçirirken sadece fiziki koşulları değil, bölgenin nitelikli iş gücü potansiyelini de birincil etken olarak dikkate almak hayati önem taşıyor.

 

DİĞER YAZILARI