USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

12 Ağustos 2026 13:14

Güncelleme Tarihi:

12 Ağustos 2026 13:14

Güncelleme Tarihi:

12 Ağustos 2026 13:14

Yayın Tarihi:

12 Ağustos 2026 13:14

Açık hava yaşamı büyüdükçe enerjinin alanı da genişliyor

Festival alanlarının markaların yaşam tarzı sunduğu deneyim platformlarına dönüşmesiyle birlikte enerjinin alanı ev sınırlarını aşarak kampa, karavana, festivallere ve açık havada geçirilen her ana taşınıyor.

Açık hava yaşamı büyüdükçe enerjinin alanı da genişliyor

Bir zamanlar Aygaz denildiğinde akla yalnızca ev tüpü gelirdi. Bugün ise marka, enerjiyi evin sınırlarının dışına taşıyan yeni yaşam alanları inşa ediyor. Kampçılığın, karavancılığın, açık hava etkinliklerinin ve festival kültürünün büyümesiyle birlikte enerji ihtiyacının da farklılaştığını gören marka, bu dönüşümü yeni ürünlerin ötesinde yeni bir iletişim diliyle karşılıyor. Festival alanlarını sponsorluk görünürlüğünden çok gerçek yaşam deneyimlerinin sahnesi olarak gördüklerini ifade eden Aygaz Pazarlama Direktörü Didem Kalkan Erdem, ziyaretçilerin hayatlarını kolaylaştıran çözümlerle bağ kurduğuna inanıyor. Erdem, deneyim ekonomisinin yükseldiği bu dönemde markaların insanların hayatına kattıkları değerle hatırlandığını söylüyor.

* Açıkhava yaşamı ve birlikte vakit geçirme kültürüyle festivaller arasında doğal bir bağ bulunuyor. Bu bağ Aygaz'ın iletişim stratejisinde nasıl karşılık buluyor?

Festival kültürü aslında insanların bir araya gelme, paylaşma ve birlikte keyifli anlar yaşama ihtiyacının bir yansıması. Aygaz olarak bizim sunduğumuz çözümler de tam olarak bu yaşam anlarının içinde yer alıyor. Türkiye'de Aygaz denildiğinde akla ilk olarak ev tüpü geliyor. Ancak bugün biz enerjiyi evin dışına taşıyan bir marka olarak da insanların yanındayız. Çünkü insanlar kamp yaparken, karavanda ya da teknede, piknikte yemek pişirirken, bir festival alanında vakit geçirirken ya da terasında sevdikleriyle barbekü keyfi yaşarken de enerjiye ihtiyaç duyuyorlar. Üstelik açık hava ortamlarında çoğu zaman elektrik altyapısı bulunmuyor veya erişimi sınırlı olabiliyor. İşte bu noktada mobil enerji çözümleri devreye giriyor. Kamp kartuşlarımız, piknik, tekne ve karavan tüplerimiz, ocaklarımız, ısıtıcılarımız ve barbekülerimiz sayesinde insanların ihtiyaç duyduğu enerjiyi istedikleri yere taşıyabiliyoruz. Festival alanları bunun çok somut örneklerini sunuyor. Akşam saatlerinde bir konser sırasında ziyaretçilerin ısıtıcılarımızın etrafında toplanarak daha konforlu vakit geçirmesi ya da kamp alanlarında taşınabilir ocaklarla yemek hazırlanması aslında ürünlerimizin günlük hayatta nasıl değer yarattığını gösteriyor. Bunlar, başka bir enerji altyapısının olmadığı ortamlarda hayatı kolaylaştıran çözümler. Bu nedenle festivalleri yalnızca sponsorluk yaptığımız etkinlikler olarak görmüyoruz. İnsanların Aygaz'ın evdeki enerji uzmanlığını açık hava yaşamına nasıl taşıdığını birebir görebildiği önemli deneyim alanları olarak görüyoruz. İletişim stratejimizi tam olarak bu fikir üzerine kuruyoruz: Aygaz, enerjinin gerekli olduğu her yerde insanların yanında olan bir marka. Evde, bahçede, kampta, karavanda, festivalde ya da doğada... Kısacası, hayatın olduğu her yerde.

* Festival sponsorlukları markaların ürün anlatımından çok yaşam tarzı anlatımına geçtiği yeni bir iletişim modeli mi?

Kesinlikle öyle. Günümüz tüketicisi markaların ne sattığından çok, hayatına nasıl bir değer kattığıyla ilgileniyor. Markalar burada ürün özelliklerini anlatmaktan çok, insanların hayatına nasıl eşlik ettiğini ve deneyimlerini nasıl zenginleştirdiğini gösterebiliyor. Bizim açımızdan baktığımızda da konu yalnızca bir kamp kartuşu, bir ocak ya da bir barbekü satmak değil. Asıl anlattığımız şey; açık havada geçirilen kaliteli zaman, spontane yaşanan anlar, özgürlük ve paylaşım kültürü. Gazlı barbeküler insanlara çok farklı bir deneyim sunuyor. Saatlerce hazırlık yapmak, ateşin hazır olmasını beklemek ya da pişirme sonrasında uzun temizlik süreçleriyle uğraşmak yerine, tek bir düğmeyle cihazınızı açıp birkaç dakika içinde kullanmaya başlayabiliyorsunuz. İstediğiniz anda açıp kapatabiliyorsunuz. Bu da açık havada geçirilen zamanı hazırlığa değil, gerçekten keyif aldığınız anlara ayırmanızı sağlıyor. Dolayısıyla biz festivallerde bir ürünün teknik özelliklerini anlatmaktan çok, insanların nasıl bir yaşam deneyimi elde edebileceğini göstermeye çalışıyoruz. Festival sponsorluklarının gücü de tam olarak burada yatıyor. Aygaz olarak bizim hedefimiz, açık hava yaşamını daha kolay, daha konforlu ve daha keyifli hale getiren bir marka olarak bu deneyimin doğal bir parçası olmak.

* Bu yıl sponsor olduğunuz festivaller nasıl geçti? Size nasıl içgörüler kazandırdı?

Bu yılki festivaller bizim için çok değerli bir öğrenme alanı oldu. Özellikle, tüm Türkiye'yi dolaşan Aygaz Cihaz Tırımız ile ziyaretçilerimizle birçok farklı etkinlik ve festivalde birebir temas kurma ve gerçek zamanlı geri bildirim alma fırsatı yakaladık. En önemli içgörülerimizden biri; Aygaz markasının bilinirliğinin son derece yüksek olmasına rağmen, tüketicilerimizin bir bölümünün kamp kartuşlarımız, taşınabilir ocaklarımız ve gazlı barbekü çözümlerimizden henüz haberdar olmadığını görmek oldu. İnsanlar Aygaz'ı çok iyi tanıyor; ancak ürün portföyümüzün ne kadar genişlediğini Aygaz Cihaz Tırımızla gerçekleştirdiğimiz saha iletişimlerinde birebir anlatma ve tüketicilerimizle paylaşma fırsatı bulduk. Ayrıca özellikle genç tüketiciler arasında kamp, karavan ve outdoor yaşam trendlerinin giderek güçlendiğini; taşınabilir, pratik ve güvenilir enerji çözümlerine olan ilginin arttığını da gözlemledik. Bu geri bildirimler, gelecekteki iletişim çalışmalarımız için oldukça değerli veriler sunuyor.

* Festival alanındaki marka deneyimlerini tasarlarken tüketicinin sizi hatırlamasını sağlayan en kritik unsurun ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Eğlence, fayda, etkileşim ya da samimiyet... Bence bunların hepsi önemli ancak uzun vadede akılda kalan deneyimi yaratan unsur samimiyetle birleşen anlamlı bir etkileşim. Festival ziyaretçileri gün boyunca çok sayıda marka ile karşılaşıyor. Bu nedenle yalnızca görünür olmak ya da eğlenceli aktiviteler sunmak tek başına yeterli değil. İnsanların markayı hatırlaması için o markanın hayatlarında nasıl bir rol oynadığını hissetmeleri gerekiyor. Bizim için burada önemli olan, Aygaz'ın insanların günlük yaşamına ve açık hava deneyimlerine nasıl eşlik ettiğini anlatabilmek. Festival ortamları bu noktada bizlere önemli fırsatlar sunuyor. Ayrıca ziyaretçilerle kurulan birebir iletişim çok değerli. İnsanların sorularını dinlemek, ihtiyaçlarını anlamak ve geri bildirimlerini almak hem markaya olan yakınlığı güçlendiriyor hem de bizim tüketiciyi daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bazen kısa bir sohbet, büyük bir reklam kampanyasından çok daha güçlü bir bağ kurabiliyor. Bu nedenle biz marka deneyiminin merkezine samimiyeti koyuyoruz. İnsanların festival alanından ayrılırken yalnızca Aygaz logosunu hatırlamalarını değil, Aygaz'ın hayatın farklı anlarında onların yanında olabilecek bir marka olduğunu hatırlamalarını istiyoruz. Bunun kalıcı etki yaratan en önemli unsur olduğuna inanıyoruz.

* Türkiye'de festival ekonomisinin büyümesi hangi fırsatları getiriyor?

Festival ekonomisi büyüdükçe markalar artık yalnızca sponsor değil, deneyim tasarlayan ve topluluğun bir parçası olan aktörlere dönüşüyor. Tüketiciler markalardan sadece görünür olmalarını değil, deneyime katkı sağlamalarını bekliyor. Bu değişim markalar için önemli bir fırsat yaratıyor. Çünkü insanlar bir markayla kurdukları bağı artık reklamlar üzerinden değil, yaşadıkları deneyimler üzerinden de oluşturuyor. Özellikle genç kuşaklarda bu yaklaşım çok daha belirgin. Biz de Aygaz olarak bu dönüşümü destekleyen markalardan biriyiz. Festival alanlarındaki varlığımızla, markamızı geleneksel algısının ötesine taşıyarak açık hava yaşamının, kampçılığın, karavancılığın, balkon ve bahçe keyfinin doğal bir parçası haline getiriyoruz.

EN ÇOK OKUNANLAR