Yayın Tarihi:
18 Ağustos 2026 14:43Güncelleme Tarihi:
18 Ağustos 2026 14:43Güncelleme Tarihi:
18 Ağustos 2026 14:43Yayın Tarihi:
18 Ağustos 2026 14:43
Turizm sektörü uzun yıllar boyunca daha büyük yatırımlar, daha lüks tesisler ve daha fazla ziyaretçi üzerinden büyüdü. Şimdi ise çok daha incelikle tasarlanması gereken bir etaptayız. Dijital dünya seyahat kararlarını etkilemekle kalmıyor deneyimin nasıl algılanacağını da belirliyor. Aynı otel Google Maps'te başka, TripAdvisor'da başka, Instagram'da ise bambaşka bir hikaye anlatabiliyor. Zira seyahat gerçek zamanlı yaşanan anların ötesinde paylaşılan, yorumlanan ve yeniden üretilen bir deneyim. Tam da bu nedenle sektör yeni bir ikilemle karşı karşıya. Bir yanda sosyal medyada görünür olma yarışı, diğer yanda deneyimi vitrine feda etmeme sorumluluğu. Çünkü en çok paylaşılan an ile en çok hatırlanan an her zaman aynı şey değil.
YATIRIMCILAR İÇİN YENİ DEĞER: DENEYİM SERMAYESİ
Sahiciliğin yerini yalnızca fotoğraf üretmek için kurgulanmış deneyimler aldığında, kısa vadeli görünürlük uzun vadeli marka değerini zayıflatabiliyor. Pazarlama perspektifinde turizmin geleceğinde kazananlar ise algoritmaların paylaşmak isteyeceği kadar gerçek deneyimler üretenler olacak. Hatta bu dönüşüm pazarlamayı da aşarak sektörün iş modellerini de yeniden şekillendirecek. Yapay zeka destekli seyahat danışmanlığı, kullanıcı içerikleriyle büyüyen güven ekonomisi ve her şeye erişim beklentisi, otelleri konaklama sunan yapılardan deneyim ekosistemlerine dönüştürüyor. Buna parelel olarak yatırımcıların gözünde oda sayısı ve doluluk oranı kadar, bir markanın oluşturduğu deneyim sermayesi değerli hale geliyor. Çünkü fiziksel yatırımlar zamanla eskirken, misafirin hafızasında yer eden deneyim uzun vadeli sadakat ve finansal değer üretmeye devam ediyor. Hazırladığımız bu dosyada farklı uzmanlık alanlarına sahip 13 profesyonele 13 farklı soru sorarak inovatif bir gelecek projeksiyonu hazırladık.
BTB TOURS YÖNETİM KURULU BAŞKANI SALİH GÖZCÜ: "TÜRKİYE DOĞAL GÜZELLİKLERİ, İKLİMİ, SAĞLIK TURİZMİ, ALIŞVERİŞ İMKANLARI VE MİSAFİRPERVERLİĞİYLE KÖRFEZ PAZARI İÇİN ÇOK GÜÇLÜ BİR POTANSİYELE SAHİP"
* Körfez ülkelerinden gelen yüksek gelir grubundaki turistlerde hangi beklentiler öne çıkıyor? Sizce destinasyon sadakati yaratma noktasında hangi başlıklar dikkat çekiyor?
Körfez ülkelerinden gelen yüksek gelir grubundaki turistlerin beklentileri son yıllarda belirgin şekilde değişti. Lüks otellerde konaklamak ya da alışveriş yapmak onlar için yeterli değil. Daha kişiselleştirilmiş, kaliteli ve güven veren deneyimler arıyorlar. Özellikle mahremiyet, üst düzey hizmet kalitesi, hızlı ulaşım, gastronomi, sağlık ve wellness olanakları, çocuklu ailelere yönelik özel hizmetler ve VIP deneyimler bu segmentte öne çıkan beklentiler arasında yer alıyor. Bunun yanında kültürel yakınlık da önemli bir tercih sebebi. Helal konseptine uygun hizmetler, Arapça bilen personel, aile yaşamına uygun tesisler ve misafirperverlik anlayışı destinasyon seçiminde ciddi rol oynuyor. Misafirler, kendilerini değer verilen özel misafirler olarak hissetmek istiyor. Destinasyon sadakati yaratmanın temelinde ise sürdürülebilir hizmet kalitesi bulunuyor. Bir destinasyon, misafirin ilk ziyaretinde beklentisini karşıladığı kadar, ikinci ve üçüncü ziyaretinde de aynı kaliteyi sunabilmeli. Bunun için havalimanlarından restoranlara, ulaşım hizmetlerinden alışveriş noktalarına kadar tüm turizm ekosisteminin aynı standartta hizmet vermesi gerekiyor.

(BTB Tours Yönetim Kurulu Başkanı Salih Gözcü)
LÜKS SEGMENTTE HİZMET KALİTESİ GELİŞTİRİLMELİ
Destinasyonların sürekli yenilik üretmesi büyük önem taşıyor. Yeni deneyimler, farklı etkinlikler, kültür-sanat organizasyonları, gastronomi festivalleri ve aile odaklı aktiviteler, misafirlerin aynı destinasyonu tekrar tercih etmesini sağlayan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu konuda başarılı örneklerden biri olan Dubai, kendini yenileyen yapısı, güvenli ortamı, yüksek hizmet standartları ve turizm yatırımları sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin tekrar tercih ettiği bir destinasyon haline geldi. Türkiye ise doğası, iklimi, sağlık turizmi, alışveriş imkanları ve misafirperverliğiyle Körfez pazarı için güçlü bir potansiyele sahip. Bu potansiyelin etkin değerlendirilmesi için lüks segmentte hizmet kalitesinin sürekli geliştirilmesi, kişiselleştirilmiş deneyimlerin artırılması ve destinasyon bazlı tanıtım çalışmalarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğine inanıyorum.
TÜRKİYE HALKLA İLİŞKİLER DERNEĞİ (TÜHİD) YÖNETİM KURULU BAŞKANI İPEK ÖZGÜDEN ÖZEN: "GÜVEN VARSA KRİZ YÖNETİLEBİLİR"
* Turizm sektöründe yaşanan anlık krizler bile sosyal medya etkisiyle hızla yayılıyor. Böyle bir ortamda güçlü bir marka itibarı nasıl oluşturulabilir?
Turizmde itibar, kurumun iş yapış biçiminin, hizmet standardının ve paydaşlarıyla kurduğu ilişkinin genelidir. Turizm sektöründe marka vaadi, hedef kitlesinin yaşadığı deneyimle her gün yeniden hayat bulur. Sektörün hedef kitlesi hem içerik üreticisi hem de deneyimini saniyeler içinde geniş kitlelerle paylaşabilen bir yayıncı konumunda. Bu nedenle kurumların yönettiği iletişim kadar, kendileri hakkında gerçekleşen iletişimi de doğru okumaları gerekiyor. Güçlü bir itibarın temelinde, kurumun söylediğiyle yaptığı arasında güçlü bir tutarlılık olmalı. Marka, kriz anında değil krizden önce yaptığı çalışmalarla güven kazanır. Çalışanlarına, hedef kitlesine, paydaşlarına, bulunduğu bölgeye ve çevreye karşı sorumluluklarını yerine getiren kurumlar kriz dönemlerinde başvurabilecekleri en önemli sermaye olan paydaş güvenini oluşturur. Güven varsa kriz yönetilebilir, güven yoksa en güçlü iletişim kampanyası dahi tek başına yeterli olmaz. Çünkü itibar, sürdürülebilir kurumsal kültür ve güven ilişkisiyle korunur. Turizm gibi güvene dayalı bir sektörde halkla ilişkiler ve iletişim yönetimi, karar alma süreçlerine katkı sağlayan, riskleri öngören, paydaş beklentilerini yönetime taşıyan ve itibarı stratejik olarak yöneten bir yönetim fonksiyonudur. Bu nedenle etik, şeffaflık ve sorumlu iletişim anlayışı kurum kültürünün temel unsurları olmalı. Yaşanan bir sorun her zaman yalnızca muhatabını etkilemez; destinasyonun ve hatta ülkenin algısına uzanan sonuçlar yaratabilir. Bu nedenle krize hazırlık, üst yönetimden başlayarak bütün kurumun katıldığı bir yönetim disiplini olmalı. Kurumların öncelikle risklerini doğru tanımlaması, olası senaryoları çalışması, karar ve bilgi akışını netleştirmesi gerekiyor. Kimin karar vereceği, kimin konuşacağı ve doğrulanmış bilginin hangi kanallardan paylaşılacağı kriz yaşanmadan önce belirlenmeli. Sosyal medyayı erken uyarı ve dinleme alanı olarak değerlendirmek de önemli. Kriz anında geliştirilecek ilk refleks, dinlemek, gerçeği anlamak ve sorumluluk almaktır. Hız önemli ancak doğruluğun önüne geçmemeli. Kurumun süreci ciddiyetle yönettiği açıkça gösterilmeli. Kriz iletişimi, doğru yönetim, etik duruş ve güvenilir iletişimin birlikte sınandığı bir süreç.

(TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen)
GÜROK GRUP YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ ESİN GÜRAL ARGAT: "DENEYİMİN EN ÖNEMLİ TAŞIYICILARINDAN BİRİ KADIN EMEĞİ"
* Tüketicinin markanın tasarım dilinden hizmet ritüellerine, gastronomiden dijital deneyime kadar bütüncül bir deneyim beklediği bir dönemde lüksü sürdürülebilir rekabet avantajına dönüştüren en kritik unsur nedir?
Turizm sektöründe kusursuz bir mimari veya eksiksiz bir operasyon sunmak, tek başına bir rekabet unsuru değil. Biz bunu misafirlerimizin en doğal beklentisi, işin alfabe kısmı olarak görüyoruz. Asıl mesele, bu fiziksel imkanların ötesine geçip, misafirde sahici bir aidiyet duygusu ve anlamlı bir topluluğun parçası olma hissi yaratabilmekte. Geleceğin premium seyahat anlayışını tam olarak bu kuracak. Gürok Grup olarak yatırımlarımızı, 'Sınırsız Düşün, Cesur Davran, İyi Yap' vizyonumuzla tam da bu aidiyet hissi üzerine kurguluyoruz. Örneğin, Antalya'daki köklü yatırımımız Ali Bey Hotels&Resorts ile yıllar içinde dünyanın en büyük tenis altyapılarından birini kurarken, aslında orada tutkulu ve devasa bir spor topluluğu inşa ettik. İnsanlar tatilden ziyade ait oldukları o kültüre geliyorlar. Maldivler'de JOALI Maldives ve JOALI BEING ile sanat, doğa ve iyi oluş pratiklerini birleştirirken amacımız; sadece üst düzey bir tesis yapmak değil, doğaya saygılı, sürdürülebilirliği merkeze alan küresel bir ekosisteme dahil olma hissini misafirlerimize yaşatmaktı. Bu vizyonumuzun en güncel ve heyecan verici adımı ise Antalya'da hayata geçirdiğimiz BIJAL oldu. BIJAL'i, ortak yaşam felsefesini paylaşan misafirlerimizin kendilerini seçkin bir ailenin parçası hissettikleri, tamamen aidiyet odaklı bir yaşam alanı olarak tasarladık.

(Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat)
ORGANİK BİR YAPI KURGULANIYOR
Bizim için bu; mekanın doğayla, gastronominin yerel coğrafyayla, ritüellerin ise misafirin kendi ritmiyle bütünleştiği organik bir yapı. Ancak bu sistemin kalbinde insan kaynağımız yer alıyor. Çünkü o rafine ve kişiselleştirilmiş deneyim, teknik bir süreçten çok insandan insana aktarılan sıcak bir enerji. Kurum kültürünü içselleştirmiş, kendisini bu yapının doğal bir parçası olarak gören bir ekip olmadan hiçbir ritüel gerçek anlamda sahici olamaz. Gürok Akademi'de çalışma arkadaşlarımızı geliştirirken en çok bu duygu aktarımına odaklanıyoruz. Bu deneyimin en önemli taşıyıcılarından biri ise kadın emeğidir. Kadın çalışma arkadaşlarımızın doğal özeni, sezgisi ve incelikli yaklaşımı, misafirlerimizle kurduğumuz kişiselleştirilmiş bağın ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Özetle, ayrıcalıklı deneyimi kalıcı bir rekabet avantajına dönüştürmenin sırrı; misafirin yalnızca konakladığı değil, ruhen de ait hissettiği ve her temasında iyi izlerle ayrıldığı bütüncül bir yaşam kültürü inşa edebilmek.
BOOMSONAR AI | TICK TOCK BOOM KURUCU ORTAĞI VE CEO'SU TEVFİK BÜLENT ÖNGÜN: "ANLIK MECRA İLE PLANLI DEĞERLENDİRME MECRASI AYNI DENEYİMİ FARKLI ANLATIYOR; TEK KANALDAN BAKAN MARKALAR TABLOYU TAMAMEN EKSİK GÖRÜYOR"
* Sosyal medyada seyahat markaları hakkındaki verileri analiz ettiğinizde tüketici gündemini nasıl okuyorsunuz?
Seyahat, tüketicinin deneyimini anlık paylaştığı en aktif sektör: Uçak kapıda beklerken atılan bir tweet, otel odasına girildiği anda çekilen bir video, dönüşte yazılan bir yorum... Tüketici artık destinasyonu kartpostal gibi değil, yaşadığı deneyim üzerinden anlatıyor. Bu yüzden sosyal medya bizim için bir pazarlama kanalından çok, marka ve destinasyon algısını gerçek zamanlı ölçen dünyanın en büyük odak grubu. Akıllı web ve sosyal medya dinleme platformumuz BoomSonar AI ile bu değerlendirme için seyahat sektörüne yönelik özel bir analiz gerçekleştirdik. Analizden elde ettiğimiz içgörülerle tüketici gündemini üç katmanda okuyoruz. Birincisi hacim ve hız: Havayollarında gündem saatler içinde döner; küresel veriler havayollarının sosyal medyadaki müşteri sorularının yalnızca dörtte birini yanıtlayabildiğini gösteriyor. Web ve sosyal mecralardaki konuşma, markaların dinleme kapasitesinden daha hızlı büyüyor. İkincisi duygu: Türkiye'nin önde gelen 31 lüks otelinin 19 bini aşkın yorumunu analiz ettiğimiz güncel çalışmamızda yorumların yüzde 91'i pozitif; ama negatif değerlendirmelerin yüzde 40'ı hizmet kaynaklı. Fiyat şikayetlerinde ise müşteriler 'pahalı' demiyor, 'bu paraya değmez' diyor. Lüks segmentte tüketici mermere değil, insana ve deneyime tepki veriyor. Üçüncüsü tema: Z kuşağının yüzde 66'sı destinasyon keşfi için Instagram ve TikTok'a güveniyor; dizi ve filmlerin tetiklediği 'set-jetting' akımı seyahat tercihlerini her yıl daha güçlü şekillendiriyor.

(Boomsonar AI | Tick Tock Boom Kurucu Ortağı ve CEO'su Tevfik Bülent Öngün)
İLHAM İLE REZERVASYON ARASINDA AÇIK VAR
Tüketicilerin yarısı sosyal medyada gördüğü tatili rezerve etmek istiyor ama süreç karmaşıklığına takılıyor. İlham ile rezervasyon arasındaki bu açık, seyahat platformları için en büyük fırsat alanı. Her mecranın dili de farklı. Aynı oteller için Google Maps'teki negatif yorum oranı, TripAdvisor'ın yaklaşık üç katı. Anlık mecra ile planlı değerlendirme mecrası aynı deneyimi farklı anlatıyor; tek kanaldan bakan markalar tabloyu tamamen eksik görüyor. Ve bu noktada markaların pazarlama ve kurumsal iletişimcilerine çok önemli bir iş düşüyor: En kısa sürede aksiyon almak! Bu noktada da Boomsonar AI platformunda hem canlı veri, hem de anlık iç görülere ulaşıp, dilerlerse sistem üzerinden hem sosyal medya hesaplarından, hem de diğer önemli web platformlarından anlık yanıt vermek çok büyük önem kazanıyor. Artık en değerli veri, tatilden dönünce yazılan değerlendirme değil; tatil sürerken bırakılan dijital ayak izi. Bu izleri gerçek zamanlı okuyan markalar, algı bir krize dönüşmeden aksiyon alıyor ve geleceğin destinasyon algısını bugünden şekillendiriyor.
INFRENZY KURUCUSU VE CEO'SU ÖMÜR GÖÇER: "UGC VE INFLUENCER MARKETING, DOĞRU KURGULANDIĞINDA, ERİŞİMİN ÖTESİNDE, MARKA GÜVENİNİ VE TERCİH EDİLME İHTİMALİNİ BİRLİKTE BESLEYEN BİR KARAR MİMARİSİNE DÖNÜŞÜYOR"
* Seyahat kararlarında profesyonel reklamların etkisi azalırken, kullanıcıların ürettiği içerikler ve içerik üreticilerinin deneyimleri daha fazla güven yaratıyor. Markalar, UGC (User Generated Content) ve influencer marketing içeriklerini uzun vadeli marka güvenine nasıl dönüştürebilir?
Turizmde rekabet çoğalıp çeşitlendikçe, güven görünürlükten daha kritik hale geldi. Reklam hâlâ marka dünyasını kuruyor ve geniş kitlelere ulaşıyor. UGC ve içerik üreticilerinin deneyimleri ise vaadin gerçek hayattaki karşılığını göstererek tüketicinin karar riskini azaltıyor. Tüketici tatil kararını, markanın anlattıklarından ziyade sosyal medyada karşılaştığı gerçek deneyimler, güncel yorumlar, karşılaştırmalar ve tekrar eden sosyal kanıt üzerinden oluşturuyor. Bu nedenle UGC ve influencer marketing, doğru kurgulandığında, erişimin ötesinde, marka güvenini ve tercih edilme ihtimalini birlikte besleyen bir karar mimarisine dönüşüyor. Markaların yapması gereken ilk şey, creator (içerik üreticisi) seçimini takipçi sayısına indirgememek. Seyahat, yüksek beklenti ve yüksek duygu içeren bir kategori. Bunun yanı sıra, araştırmalar tüketicilerin seçilmiş topluluklarına ve yakın ilişki ağlarına daha fazla yaslandığını gösteriyor. Burada önemli olan içerik üreticisinin kategoriyle uyumu, anlatım dili, topluluğuyla kurduğu güven ilişkisi ve deneyimi hedef kitlesi adına yorumlayabilmesi. İçerik üreticisi 'Ben orada olsam ne yaşarım?' sorusuna cevap veren bir deneyim tercümanı olmalı. Brief'lerin de ürün özelliklerini sıralayan yapılardan çıkması gerekiyor. 'Kaç yıldızlı, kaç havuzlu, kaç restoranlı?' değil, 'Bu deneyim kimin için uygun?', 'Rezervasyondan önce bilinmesi gerekenler neler?', 'Fotoğraflarda anlaşılmayan hangi detay deneyimi değiştiriyor?' gibi gerçek kullanıcı sorularına cevap veren içerikler üretilmeli. UGC'nin gücü, kullanıcı perspektifinden somut kanıt üretmesinden gelir. İkinci konu, UGC ve influencer işlerini tek seferlik kampanya mantığından çıkarıp sistemli bir içerik ekosistemine dönüştürmek. Markalar creator içeriklerini performans reklamlarında, landing page'lerde, CRM akışlarında, rezervasyon sayfalarında ve yeniden hedefleme kurgularında kullanılabilecek bir varlık olarak düşünmeli.

(Infrenzy Kurucusu ve CEO'su Ömür Göçer)
İÇERİK ÜRETİMİ PAYLAŞIM SATIN ALMA İŞİNDEN ÇIKIYOR
Organik ve ücretli medya birbirinin alternatifi olarak görülmemeli. Creator içerikleri organik olarak test edilmeli; etkileşim ve erişim açısından güçlü sonuç veren içerikler ölçeklenmeli. Böylece organik içerik yaratıcı bir laboratuvara, ücretli medya ise büyütme kanalına dönüşür. Infrenzy'de hedefimiz, UGC ve influencer marketing'i şeffaf, ölçülebilir ve operasyonel olarak yönetilebilir hale getirmek. Markaların kampanya başlatabildiği, içerik üreticilerinin özgün içerikleriyle katılabildiği; brief uyumu, performans ve adil ödüllendirme mantığıyla çalışan bir yapı kuruyoruz. Böylece içerik üretimi sadece 'paylaşım satın alma' işinden çıkıyor; markanın gerçek insanlarla bağ kuran, mikro içeriklerle makro etki yaratan bir stratejiye dönüşüyor.
NY TRAVEL MARKETING KURUCUSU VE CEO'SU NERMİN YURTOĞLU: "GÖRÜNÜR OLMAK İLE DEĞERLİ GÖRÜNMEK AYNI ŞEY DEĞİL VE PREMIUM MARKALAR KAMPANYA DEĞİL, İTİBAR YÖNETİR"
* Turizm markaları uluslararası pazarlarda dijital görünürlüğünü artırmak ve premium algı oluşturmak için iletişim stratejilerini nasıl kurgulamalı?
Uluslararası pazarlarda dijital görünürlüğü artırmak ve premium bir algı oluşturmak isteyen turizm markalarının, görünürlüğü arttırmaya odaklanan tek tip küresel iletişim stratejisi döneminin sona erdiğini bilmeleri çok önemli. Bugün mühim olan doğru hedef kitlenin zihninde değerli ve tercih edilen bir marka konumuna ulaşabilmek. Bu nedenle iletişimden önce marka stratejilerine odaklanmak gerekiyor. Doğru marka stratejileri ile oluşturulacak premium algının reklam kampanyalarıyla yaratılan bir imaj olmamalı, markanın her temas noktasında sunduğu deneyimin dijital dünyada güven ve itibarla doğrulanmalı. Yani görünür olmak ile değerli görünmek aynı şey değil ve premium markalar kampanya değil, itibar yönetir. Bunun ilk adımı güçlü bir marka konumlandırması... Yereldeki başarılar uluslararası pazarlarda premium algı oluşturmak için yeterli olmaz, zaten yerelde elde edilen başarıyı olduğu gibi globale taşımakta mümkün de değil. Lüks turizmde iletişim, yalnızca ürün veya oda satmaya odaklanmamalı.

(NY Travel Marketing Kurucusu ve CEO'su Nermin Yurtoğlu)
MARKA HAKKINDA SÖYLENENLER PREMIUM ALGIYI BELİRLİYOR
Dünyadaki başarılı örneklere baktığımızda Aman Resorts, Four Seasons ve Six Senses gibi markaların ortak noktası yüksek reklam bütçeleri değil; net konumlandırma, tutarlı iletişim dili ve bunu her temas noktasında yaşatan güçlü bir marka kültürüdür. Misafirler bir yaşam tarzı, duygu ve deneyim satın alıyor. Bu nedenle markalar, destinasyonun kültürünü, gastronomisini, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve özgün deneyimlerini güçlü bir marka hikayesine dönüştürmeli. Hedef pazarlara özel içerik üretmek, dijital görünürlüğü sosyal medyanın ötesinde SEO, dijital PR, uluslararası yayınlar ve yapay zeka destekli arama platformlarını kapsayacak şekilde yönetmek ve en önemlisi marka itibarını sürekli güçlendirmek şart. Çünkü bugün premium algıyı belirleyen, markanın kendi söylediklerinden ziyade dijital dünyada ve uluslararası platformlarda marka hakkında söylenenlerdir. Önümüzdeki dönemde turizm markalarının rekabet ettiği alan oteller ya da destinasyonlardan öte güven, itibar ve dijital otoriteler olacak. Uzun yıllardır sektörde edindiğim deneyim bana gerçek premium algının görünürlükten değil; güvenilirlikten, özgünlükten ve sürdürülebilir marka değerinden doğduğunu gösterdi. Premium segmentte kazananlar da en çok güven veren markalar olacak.
FEST TRAVEL GENEL MÜDÜRÜ ZEKERİYA S. ŞEN: "DİKKAT ETTİĞİMİZ TEK SINIR, DENEYİMİ VİTRİNE FEDA ETMEMEK"
* Seyahatseverlerin deneyim odaklı yaklaşımı ve sosyal medyada paylaşılabilir içerik üretme beklentisi kültür turlarını hangi çerçevede farklılaştırıyor?
Kültür gezgininin beklentisi son 10 yılda kökten değişti: artık kimse bir anıtın önünde durup dinlemekle yetinmiyor; yaşamak, dokunmak, sofraya oturmak ve paylaşmak istiyor. Pine ve Gilmore'un 90'ların sonunda 'deneyim ekonomisi' adını verdiği dönüşümün turizmdeki karşılığı tam olarak bu: Ürün artık güzergah değil, orada geçirilen anın kendisi. Bu dönüşümü tehdit gibi okuyan meslektaşlarımız var; biz tam tersini düşünüyoruz. 41 yıldır uzmanlar eşliğinde kültür gezileri düzenleyen bir kurum olarak şunu gördük: En paylaşılabilir içerik, en sahici andır. Trans-Sibirya'da treni on bir gece boyunca eve dönüştürmek, Sahel'de Gerewol'ün renklerine tanık olmak, Kırkpınar'da er meydanının kenarında durmak... Bunların hiçbiri sosyal medya için tasarlanmadı; ama tam da bu yüzden paylaşıldığında karşılık buluyor.

(Fest Travel Genel Müdürü Zekeriya S. Şen)
TUR GÖSTERİR, GEZİ YAŞATIR
Sahicilik, algoritmanın taklit edemediği tek şey. Elbette dönüşümün gerektirdiği ayarlar var. Programlarımızı artık 'görülecek yerler' listesi olarak değil, anlar dizisi olarak kurguluyoruz: Yerel bir sofra, bir atölye, bir festivale denk getirilmiş tarih. Rehberlik anlayışımız da değişti. Bilgi aktaran değil, hikaye kuran ve misafirin kendi karesini bulmasına alan açan bir uzmanlık bu. Dikkat ettiğimiz tek sınır, deneyimi vitrine feda etmemek. Yalnızca fotoğraf için kurgulanmış 'sahneler' kültür gezisinin ruhunu tüketiyor. Bu yüzden 'tur' değil 'gezi' diyoruz: Tur gösterir, gezi yaşatır. Misafirimiz paylaşacağı kareyi bizden değil, kendi şaşkınlığından alsın istiyoruz. 40 yılı aşkın birikimimizde yüzde 65'i bulan tekrar katılım oranının sırrı da sanırım burada: İyi yaşanmış bir an, en iyi pazarlamadır.
BABADVISOR KURUCU ORTAĞI A.EMRE KARACA: "EN FAZLA GÖZ ARDI EDİLEN VERİ SETİ, PERSONEL BULUNABİLİRLİĞİ VE BÖLGEDEKİ BARINMA ERİŞİLEBİLİRLİĞİ"
* Horeca ve turizm yatırımlarında sezgiler uzun yıllar belirleyici oldu. Bugün ise lokasyon seçiminden konsept geliştirmeye kadar birçok karar veriyle destekleniyor. Sizce yatırımcıların en fazla gözden kaçırdığı veri setleri hangileri ve veriye dayalı karar alma kültürü yatırımların başarısını nasıl etkiliyor?
Turizm yatırımlarında artık her adımın veriyle desteklenebildiği bir dönemdeyiz. Talep tahmin modelleri, dijital itibar takipleri, rakip fiyatlandırma analizleri elimizin altında. Yine de sahada gördüğümüz tablo birtakım büyük kararların hâlâ 'bu bölge parlayacak' ya da 'bu konsept tutar' gibi sezgisel hislerle alındığı. Veri, çoğu zaman baştan verilmiş bir kararı ortaklara ve bankalara onaylatmak için sonradan aranan bir kılıf oluyor. Sonuç, süslü fizibilite raporlarıyla süslenmiş ama sektöre yük olan yatırımlar. Bunun insani bir nedeni var. Veriyi toplamak, gürültüden anlam çıkarmak zaman ve uzmanlık ister; sezgi ise anında devreye giren, maliyetsiz bir refleks. Yıllarca sahada toz yutmuş bir turizmcinin gözlemi bazen hiçbir rapora yansımamış erken sinyalleri ilk hisseden radardır. Ama sezgi tek başına nihai karar merci ilan edildiğinde, yatırımcının kendi inandığı doğruyu destekleyen kırıntıları toplarken gerçeği haykıran verileri görmezden gelmesi kaçınılmaz olur. Bana göre en fazla göz ardı edilen veri seti, personel bulunabilirliği ve bölgedeki barınma erişilebilirliği. Milyon dolarlık tesisi kurmak kolay ama sezon ortasında nitelikli iş gücü bulunamadığında hizmet kalitesi çöküyor ve bu itibar kaybı geri dönüşü olmayan bir hasar bırakıyor. İkinci kör nokta ise mikro-lokasyon doygunluğu. Bir bölgenin genel talebi yüksek görünse de, o caddenin veya koyun taşıma kapasitesi çoktan dolmuş olabilir. Buna paralel olarak son dakika indirim frekansı ve iptal oranları, doygunluğun erken uyarı sinyalini taşır; oysa yatırımcılar hâlâ çoğunlukla geçmiş doluluk oranlarına bakıyor.

(Babadvisor Kurucu Ortağı A.Emre Karaca)
BİRBİRİNİ DENETLEYEN İKİ MEKANİZMA
Veriye dayalı karar kültürünün asıl farkı yatırım anında değil, işletmenin ilk 18-24 ayında ortaya çıkıyor. Veri kültürü olgunlaşmış bir işletme, konsept-pazar uyumsuzluğunu birkaç ay içinde fark edip yön değiştirebiliyor; sezgiye dayanan işletme bunu genellikle ikinci sezonun raporlarında görüyor ve o noktada sermaye çoğunlukla tükenmiş oluyor. Gerçek başarı, veriyi sezginin yerine koymakla değil, ikisini birbirini denetleyen iki mekanizma haline getirmekle geliyor. Sezgi masaya cesur bir hipotez koyar, veri bu hipotezi gerçekçi haliyle sınar. Kanaatimce, yarının kazanan turizm markaları, bu iki gücü kavga ettirmek yerine aralarında sürekli ve adil bir diyalog kurabilenlerin arasından çıkacak.
FAR'N AWAY TRAVEL YÖNETİCİ ORTAĞI LEVEND İSKİT: "ÜÇÜNCÜ PARTİ UZMANLIĞA BAĞIMLI KALMAK KALİTEYİ DE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ DE ZORLAŞTIRIYOR"
* Seyahat sektörü giderek standart paketlerden uzaklaşıp kişisel ilgi alanlarına göre tasarlanan deneyimlere yöneliyor. Bu dönüşüm iş modelinde nasıl bir değişiklik yaratıyor?
Seyahat sektöründeki bu dönüşüm bizim için yeni bir yönelim değil, en başından beri iş modelimizin temelini oluşturan bir yaklaşımın artık pazarın geri kalanı tarafından da fark edilmesi anlamına geliyor. Far'n Away Travel, kurulduğu günden bu yana standart paket anlayışının tam karşısında durdu; kayak ve helikopter kayağından lezzet deneyimlerine, Afrika safarilerinden ekstrem doğa rotalarına, spa&wellness programlarına kadar belirli ilgi alanlarında derinlemesine uzmanlaştı. Bu tercih bilinçli bir iş modeli kararı çünkü seyahat tasarımı aslında bir danışmanlık işidir. Bir deneyimi gerçek anlamda kişiselleştirebilmek için o konuda müşterinizden daha derin bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Kültür turu, biraz safari, biraz lezzet gibi jenerik başlıklarla her konuya 'biraz' dokunan şirketler hiçbir alanda gerçek uzmanlık biriktiremez. Saha bilgisini kendi tecrübelerinden değil, yerel DMC'lerin (destinasyon yönetim şirketi) ticari birikiminden ödünç alırlar; sundukları deneyim de DMC'nin ticari önceliklerinin yansıması olmaktan öteye geçemez ve yüzeysel kalır. Biz ise unduğumuz her deneyimi önce kendimiz yaşarız.

(Far'n Away Travel Yönetici Ortağı Levend İskit)
ÖNERMEDEN ÖNCE KENDİMİZ DENEYİMLİYORUZ
Güney Afrika'daki bir safari kampını, bir heli-ski rotasını ya da Cape Winelands'teki bir şarap evini müşteriye önermeden önce mutlaka kendimiz deneyimleriz; çünkü bunlar bizim için sadece iş değil, kendi tutkularımız ve hobilerimiz. Bu kişisel ilgi bizi yüzeysel bir katalog taramasından çok, derinlemesine araştırmaya ve yerinde tecrübeye dayalı özel deneyimler kurmaya yönlendiriyor. Üçüncü parti uzmanlığa bağımlı kalmak kaliteyi de sürdürülebilirliği de zorlaştırıyor. Dışarıdan alınan danışmanlık maliyetli ve geçici; bir sezon çalıştığınız uzman ertesi sezon başka bir acenteyle çalışabilir, birikim kurumsallaşmaz. Yılların deneyimiyle edindiğimiz bilgiyi doğrudan, aracısız olarak müşterimize aktarıyoruz. Kişiselleştirme ancak konuyu gerçekten yaşamış ve seven bir ekiple mümkün. Müşterisinden daha az bilgiye sahip bir şirket kişiye özel bir deneyim kurgulayamaz; olsa olsa hazır bir paketi süsleyip sunar. Sektörün kişisel ilgi alanlarına yönelmesi, bizim gibi hem uzmanlaşmış hem bizzat deneyimlemiş şirketleri avantajlı kılarken, yüzeysel jenerik oyuncuları giderek daha zorlayacak.
FOR YOUR INSPO KURUCUSU VE YARATICI STRATEJİSTİ ÖZGÜR ALAZ: "TRABZONLULARIN 'BİZE HER YER TRABZON' SLOGANI, ÜLKEMİZİN TURİZM FELSEFESİ OLMALI: DÜNYANIN HER YERİNİ TÜRKİYE'YE DÖNÜŞTÜRMEK"
* Türkiye'de turizmin vizyonunu şekillendirecek yaratıcı stratejiler sizce neler?
Artık Airbnb, tatilcilere konaklama satmıyor. Konaklayan insanların market alışverişlerini, ulaşımlarını ve internet siparişlerini düzenlemeyi satıyor. 'Her şey dahil' turizmi icat eden Türk turizmi, 'her şeye eriş' turizmini de icat etmeli. Yapay zeka ajanları ile turistin istediği her şeyi otelde tutmanıza gerek yok; otel dışında her şeyden de para kazanabiliyorsunuz. Pegasus, nasıl ki uçuş yapanlara katma değerli servis satma işindeyse, otellerin de gelecek iş modeli bu vizyonla şekillenecek. Eskiden Cola Turka reklamlarını hatırlarsanız, Cola Turka içen Amerikalı bir anda Türkleşiyor ve Türk gibi davranıyordu. Otellerin ve turizm sektöründeki herkesin hedefi şimdiye kadar sadece müşteri memnuniyeti iken, artık bu hedef müşterileri dönüştürmek, müşterilere bu topraklardan ve bu deneyimden bir şey kalmasını sağlamak olmalı. Yapay zeka booking'i öldürecek. Yapay zeka ile gofret satın almayacağız; gofreti zaten kolayca satın alabiliyorum. Yapay zeka ticaretinin asıl potansiyeli, seyahat gibi çok adımlı, çok araştırmalı ve çok oyunculu ortamlarda ticareti yapabilmesidir. Booking, yapay zekanın ilk hedefi olacak.

(For Your Inspo Kurucusu ve Yaratıcı Stratejisti Özgür Alaz)
ŞEHİRLER VE TURİZM ELÇİLERİ
Her şehrimizin bir Korres'i olmalı. Yunanlı kozmetik markası Korres, Yunan topraklarından beslenen ve ilham alan kozmetik ürünleri geliştiriyor. Ülkeyi bir nevi kozmetik markasına dönüştürüyor. Biz bu toprakları, buradaki ilhamları, buradaki zenginliği neye dönüştüreceğiz? 'El yapımı lif' demeyin. Trabzonluların 'Bize her yer Trabzon' sloganı, ülkemizin turizm felsefesi olmalı: Dünyanın her yerini Türkiye'ye dönüştürmek. Her şehirdeki Türkiye'yi, Türk mutfağını, Türkiye'den doğan deneyimleri öne çıkarmalı ve her şehrin içindeki Türkiye'yi birer turizm elçisine dönüştürmeliyiz.
TURİZM ARAŞTIRMACISI, YAZAR YAKUP DEMİR: "SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM IŞIĞINDA DENEYİM ODAKLI YOLCULUKLARA İHTİYAÇ HEP OLACAK"
* Paket tur sektöründe müşteri memnuniyetini belirleyen unsur çoğu zaman operasyonun kusursuz işlemesi oluyor. Bugün operasyonel mükemmellik nasıl bir pazarlama avantajına dönüştü? Tüketici ne tür deneyimlere ilgi gösteriyor?
UN Tourism verilerine göre 2025 yılında 1.5 milyar civarında insan seyahat etti. Bu hareketliliğin içinde her ne kadar bağımsız seyahat alışkanlıkları giderek artmış olsa da gerek finansal gerek operasyonel açıdan risk almak istemeyen tüketiciler için paket turlar hâlâ turizm sektöründeki en güçlü ürünlerden birisi olmaya devam ediyor. Günümüzde yaşayan yaklaşık 8.2 milyar insan nüfusunun yaş dağılımına bakıldığında (2.9 milyar) yüzde 35'lik yüzdenin 0-14 yaş ve 65 üstü yaş grubundan oluştuğunu görüyoruz. Bağımsız seyahat etmeyi seven turistilerin ağırlıklı olarak 15-64 yaş grubunda olduklarını düşünürsek yaklaşık 2.9 milyar insanın paket turlar için hâlâ potansiyel alıcı olduklarını varsayabiliriz. Paket turlar dahil olmak üzere tüm turistik satın almalarda, satın alınan ürünün en az içeriği kadar, satın alma sürecinde yaşananlar da turistler için önem arz ediyor. Burada sözü Amerikalı turizmci Kemmons Wilson'a bırakmakta fayda var: "Belki de en iyi sürpriz hiç sürpriz olmamasıdır." Vadedilen turistik paket ürün içerikleriyle deneyimlenen ürünün örtüşmemesi turistler için yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Tatil, genetiği itibarıyla stoklanamaz bir deneyim. Eğer turistik paket içeriğinde örneğin dalış deneyimi varsa ve bu etkinlik o anda gerçekleşmediyse turiste eve döndükten sonra kargo ile bu deneyim sunulamaz. Çağımızda başta sosyal medya olmak üzere dijital pazarlamanın etkisi tartışılmaz boyutta önemli durumda. Yaşanılan en küçük bir olumsuz deneyim eğer zamanında müdahale edilmezse, yani kriz yönetimi başarılı yönetilmezse- şikayete dönüşüyor ve yorum portallarında birçok turist için önemli bir kritere dönüşüyor. Tatil deneyimlerinin kusursuz bir şekilde ilerlemesi için çaba gösteren, iletişimi ön planda tutan, özetle turisti kaderiyle baş başa bırakmayan işletmeler, sergiledikleri bu çabanın neticesinde turistler tarafından ağızdan ağıza reklam gücüyle güvenilir işletme olarak kabul görüyorlar.

(Turizm Araştırmacısı, Yazar Yakup Demir)
KİTLE TURİZMİNE İDDİALI BİR ALTERNATİF
Özetle, dijital pazarlama ile birçok mecrada yer alan bir işletme turistler tarafından yorum gücüyle kabul göremiyorsa sürdürülebilir bir ticari başarı göstermesi beklenemez. Destinasyonlara göre sunulan deneyim odaklı ürünler değişiyor ve bunlarla ilgili yapılan pazarlama kampanyaları turistler için itici etki oluşturuyor. 2025 yılı istatistiklerine bakıldığında deneyim odaklı tatil için en çok tercih edilen destinasyonlar yüzde 32'lik oranla Kuzey Amerika, yüzde 28'lik oranla Avrupa, yüzde 24'lük oranla Asya-Pasifik ve diğerleri olarak şekillenmiş. 2025 yılına ait global ölçekli araştırmalar sonucunda en çok ilgi gören deneyim odaklı turlar yüzde 29 macera turizmi, yüzde 18 gastronomi turizmi, yüzde 17 kültür turizmi, yüzde 17 sağlık turizmi, yüzde 13 eko-turizm ve diğerleri şeklinde sıralanıyor. Ciddiyetle ve ilgiyle yapıldığı sürece deneyim odaklı turizm ürünleri, gerek kitle turizmine iddialı bir alternatif olmak adına gerekse turizmi 12 aya ve ülke geneline yayma noktasında ciddi bir itici güç olabilir.
YÖNETİM VE EĞİTİM DANIŞMANI, ICF KOÇU BURÇAK ATAK: "YATIRIM DEĞERİNİ 'DENEYİM SERMAYESİ' OLARAK TANIMLAMAYI VE YATIRIMI BU BAKIŞ İLE KURGULAMANIN DOĞRU OLDUĞUNA İNANIYORUM"
* Günümüzde yatırımcılar oda sayısı ya da doluluk oranından öte markanın deneyim gücüne yatırım yapıyor. Sizce yeni nesil otel projelerinde yatırım kararlarını belirleyen en önemli kriterler neler ve güçlü bir marka konumlandırması yatırımın finansal değerini nasıl etkiliyor?
Bir otelin finansal değeri, misafirin hafızasında kapladığı alan kadar. Yıllarca arsa, lokasyon, oda sayısı, doluluk oranı ve geri dönüş süresi üzerinden verilen yatırım kararları bugün hâlâ önemli olsa da tek başına yatırım başarısını vadetmiyor. Yeni nesil yatırımcı gelecekte de değer üretebilecek bir hikaye ile başarının sürdürülebileceğini ve iyi kurgulanmış bir hikayenin, yatırımdan çıkışı mümkün kılacağını biliyor. Son dönemde otel yatırımlarına olan sermaye artışına karşılık yeni neslin risk iştahının eskiye oranla azaldığını görüyoruz. Operasyonel verimlilik, farklılaşma ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesi gibi belirleyici unsurlar üzerinde daha fazla yoğunlaşıyoruz. Bu noktada güçlü marka kavramının da yeniden tanımlamasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Yatırım değerini 'deneyim sermayesi' olarak tanımlamayı ve yatırımı bu bakış ile kurgulamanın doğru olduğuna inanıyorum. Bir otelin fiziksel varlıkları bilanço üzerinden izlenebilir olduğunu bilen yatırım değerlemesi gelir, maliyet ve emsal karşılaştırmaları ile yapılabilir. Bununla birlikte, değişmeye devam edecek olan seyahat alışkanlıkları karşısında misafirin hafızasında yer eden his, güven, sadakat ve tekrar tercih ekosistemi yatırımın ne kadar uzun süre değerli kalacağının göstergesi olmaya devam edecek. Gelecekte oteller arasındaki farkı, taşınmazın değeri değil deneyim sermayesinin büyüklüğü belirleyecek.

(Yönetim ve Eğitim Danışmanı, ICF Koçu Burçak Atak)
MARKA SEÇİMİ YATIRIM STRATEJİSİNİN YERİNE GEÇMEMELİ
Yatırımcıların dikkat etmesi gereken nokta sektörde zaman zaman marka seçiminin, yatırım stratejisinin yerine geçmesi. Burada uluslararası markanın tek başına yatırım başarısının garantisi olmadığının unutulmaması gerekiyor. Aynı marka farklı şehirlerde, hatta aynı şehir içinde farklı lokasyonlarda tamamen farklı sonuçlar üretebiliyor. Bunun nedeni yalnızca pazar koşulları değil. Mimari kurgu, hedef misafir profili, işletme modeli, insan kaynağı ve hizmet kültürü markanın vaat ettiği deneyimi desteklemiyorsa, marka beklenen finansal değeri oluşturamıyor. Buna karşı destinasyonun ruhuyla örtüşen markanın yaratacağı talep, fiyatlama ve tekrar tercih ekosistemi ile yatırımcı beklentilerine yanıt verecek planlamalar ve hikaye kurgulamaları yapabilmek, zaman içinde yatırımın değerini artıran ve fırsatları beraberinde getiren bir olgu. Bugün yatırımcıların ihtiyacı; yatırımın fikir aşamasında hedef müşteri, deneyim tasarımı, gelir modeli, işletme kurgusu, insan kaynağı ve marka vaadini birlikte değerlendirebilen bütüncül bir bakış açısı. Bu nedenle danışmanlık anlayışının değişmesi gerektiğine inanıyorum. İstanbul bu dönüşümün önemli örneklerinden biri. Şehir, uluslararası ziyaretçi talebi açısından güçlü bir performans sergilemeye devam etse de bugün yatırım kararında varlığın gelecekteki satış potansiyeli daha fazla ağırlık kazanıyor. Bu nedenle önümüzdeki 10 yılda otel yatırımlarında rekabet avantajının hikaye, anlam ve deneyim ekseninde sağlanacağına inanıyorum.
TRAVELREP YAZILIM LLM UZMANI VE PROJE YÖNETİCİSİ KAMİL OVACIK: "TEKNOLOJİ PAZARINDA SIKÇA DUYDUĞUMUZ YAPAY ZEKAYI KURUMUNUZA ÖZEL SIFIRDAN EĞİTİYORUZ ARGÜMANI, TEKNİK OLARAK TAM GERÇEĞİ YANSITMAZ"
* Büyük dil modelleri rezervasyon süreçlerini yürüten chatbotlar olmanın ötesine geçerken LLM tabanlı sistemler seyahat danışmanlığını, önerileri ve satış süreçlerini nasıl dönüştürecek?
Turizm sektöründe, özellikle satış aşamasında müşteri trafiği son derece yoğun. Bugüne kadar, aynı tip soruları soran binlerce müşteriye, CRM ve ERP sistemlerinden alınan doğru bilgileri aynı özen, hız ve empatiyle sunabilmek için büyük danışman ekipleri kurduk. Ancak çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri operasyonları, yüksek bilişsel yük barındıran; müşteriyi doğru anlayıp hata yapmadan, aynı enerjiyi koruyarak kişiselleştirilmiş seçenekler sunmanın ciddi bir yetenek gerektirdiği zorlu alanlardır. Bugün ise elimizde bu sürecin önemli bölümünü yüzde 95-96 seviyesinde başarıyla yönetebilen yeni bir teknoloji var: büyük dil modelleri. Artık kabul etmemiz gereken gerçek şu ki; doğru bilgiyle beslenen ve doğru yönlendirilen yapay zeka sistemleri, birçok standart müşteri etkileşiminde ortalama bir insandan daha başarılı sonuçlar üretebiliyor.

(Travelrep Yazılım LLM Uzmanı ve Proje Yöneticisi Kamil Ovacık)
ÜÇ TEMEL BİLGİ ŞART
Kritik nokta doğru bilgi. Bir seyahat danışmanının doğru öneriler sunabilmesi için üç temel bilgiye ihtiyacı var: Destinasyon bilgisi, sunulan ürün ve hizmetlere ilişkin güncel bilgiler ve müşteriye ait bilgiler. Büyük dil modelleri zaten dünyanın ortak bilgi birikimiyle eğitilmiş olarak geliyor. Ancak şirketlere özgü ürün bilgileri, fiyatlar, müsaitlik durumları, kampanyalar ve müşteri verileri modele bizim tarafımızdan doğru zamanda ve doğru yöntemlerle aktarılmak zorunda. Yapay zekanın başarısını belirleyen unsur da bu entegrasyon ve senaryo tasarımı. Teknoloji pazarında sıkça duyduğumuz yapay zekayı kurumunuza özel sıfırdan eğitiyoruz argümanı, teknik olarak tam gerçeği yansıtmaz. Çünkü bu güçlü modeller genellikle eğitime kapalı (pre-trained) yapılar olarak sunulur. Bir uygulayıcı ve işletmeci olarak bizim asıl katma değerimiz bu modellere doğru zamanda, doğru CRM ve ERP verilerini verip, doğru iş akışlarına yönledirip onları kendi iş süreçlerimize entegre etmek. Yakın gelecekte bu dönüşümün turizm sektöründe çok daha belirgin hale geleceğini düşünüyorum. Özellikle yüksek hacimli müşteri iletişimi yürüten şirketlerde yapay zeka seyahat danışmanlığı, kişiselleştirilmiş öneriler ve satış süreçlerinin büyük bölümünü üstlenecek. Bu durum insan danışman ihtiyacını önemli ölçüde azaltacak olsa da tamamen ortadan kaldırmayacak.