Türkiye Turizm Ansiklopedisi Koordinatörü Prof. Dr. Nazmi Kozak, Platin Dergisi Ağustos 2026 sayısında konuk yazar oldu. Kozak, yazısında küresel turizmin seyahat etmekten 'deneyim yaşamaya' nasıl evrildiğini anlattı. İşte o yazı:
Artık insanlar sadece bir şehri gezmek istemiyor; o şehirde yemek pişirmek, üzüm hasadına katılmak, yerel bir ustadan el sanatları öğrenmek ya da bir köyde birkaç gün yaşamak istiyor. Çünkü günümüzde insanlar satın aldıkları şeylerden çok yaşadıkları deneyimleri hatırlıyor ve paylaşıyor. Bu dönüşüm küresel turizmi de yeniden şekillendiriyor. Turistler artık kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir ve anlamlı deneyimler talep ediyor.
TÜRKİYE'NİN ZENGİNLİĞİ DENEYİM TURİZMİNDE BÜYÜK FIRSAT SUNUYOR
Türkiye aslında deneyim turizmi açısından dünyanın en avantajlı ülkelerinden biri. Çok zengin bir mutfak kültürüne, binlerce yıllık tarihi mirasa, farklı iklimlere, eşsiz doğal alanlara ve yaşayan yerel kültürlere sahibiz. Sorunumuz kaynak eksikliği değil; bu değerleri doğru şekilde paketleyip uluslararası pazara sunamamamız. Bunun için öncelikle destinasyonların özgün kimliklerini ortaya çıkarmamız gerekiyor. Her ilin birbirine benzeyen turizm ürünleri yerine kendi hikayesini anlatması önemli. Gaziantep gastronomisiyle, Kars peynir ve tren deneyimiyle, Kapadokya sıcak hava balonlarıyla, Karadeniz yayla yaşamıyla, Ege ise zeytin ve bağ rotalarıyla öne çıkmalı. İkinci olarak yerel halkın bu sürecin aktif parçası olması gerekiyor. Deneyim turizminin en önemli özelliği, ekonomik faydanın yerel topluma yayılması. Kadın kooperatifleri, yerel üreticiler, sanatçılar ve küçük işletmeler deneyim ekonomisinin temel aktörleri olmalı. Üçüncü olarak uluslararası pazarlamada yalnızca destinasyonu değil, yaşanacak deneyimi tanıtmalıyız. İnsanlar artık 'Türkiye'ye gelin' çağrısından çok, 'bir günlüğüne zeytin hasadına katılın', 'Hitit mutfağını keşfedin', 'Likya Yolu'nda yürüyün' gibi somut deneyim hikayelerine ilgi gösteriyor.
YAPAY ZEKA PLANLAMAYI KİŞİSELLEŞTİRECEK
Yapay zeka turizm sektöründe belki de internetten sonraki en büyük dönüşümü başlatıyor. Eskiden insanlar seyahat acentelerine ya da arama motorlarına danışırken, bugün yapay zeka destekli sistemler kişinin ilgi alanlarına, bütçesine, yaşına ve seyahat geçmişine göre tamamen kişiselleştirilmiş rota ve deneyimler oluşturabiliyor. 2030'a doğru deneyim turizminde dört önemli eğilimin öne çıkacağını düşünüyorum.
*Birincisi, hiper kişiselleştirilmiş seyahatler olacak. Yapay zeka her turist için farklı bir seyahat planı oluşturacak.
*İkincisi, sürdürülebilir ve rejeneratif turizm daha da önem kazanacak. Turistler yalnızca çevreye zarar vermemeyi değil, gittikleri destinasyona katkı sağlamayı da isteyecek.
*Üçüncüsü, wellness, sağlık ve uzun yaşam odaklı deneyimler hızla büyüyecek. Termal turizm, sağlıklı beslenme, doğa terapileri ve dijital detoks gibi ürünler daha fazla talep görecek.
*Dördüncüsü ise yaratıcı ve katılımcı deneyimler ön plana çıkacak. İnsanlar izlemek yerine üretmek, öğrenmek ve etkinliğin bir parçası olmak isteyecek. Türkiye bu dönüşümden önemli fırsatlar elde edebilir. Çünkü aynı ülkede gastronomi, kültür, tarih, deniz, doğa, sağlık, inanç, macera ve kırsal yaşam gibi çok farklı deneyimleri bir arada sunabilen ender destinasyonlardan biriyiz. Eğer bu zenginliği dijital teknolojilerle destekleyebilir, sürdürülebilirlik ilkeleriyle yönetebilir ve güçlü bir uluslararası marka stratejisiyle tanıtabilirsek, 2030 sonrasında deneyim turizminde dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri olma potansiyeline sahibiz.

(Türkiye Turizm Ansiklopedisi Koordinatörü Prof. Dr. Nazmi Kozak)