PİYASALAR

Bodrum’un yeni markası; Hillstone

Platin

Son yıllarda Bodrum turizminin lokomotif tesislerinden Grand Yazıcı Boutique Hotel&SPA, bu sezondan itibaren Hillstone Hotel&SPA markası ile misafirlerini ağırlıyor. Sektörde kariyer yapmış Nilsen Özel yönetiminde temmuz ayında açılan Hillstone Hotel; Bodrumu’un ilk göründüğü nokta olan Yokuşbaşı’nda yer alıyor. Özel, sezona hazırlık aşamalarını anlatırken gelecek planlarını da paylaşıyor.

Dalida Özatay Erus / dalida.ozatay@platinonline.com

• Hillstone Bodrum Hotel&SPA, sezona hazırlanırken hangi süreçlerden geçti?

Hepimiz için beklenmedik, her gün yeni bir gündemle uyandığımız günlerden geçerken, biz de daha önce hiç yaşamadığımız bir durum içindeydik. Bütün sağlık otoritelerini, hem ulusal hem de uluslararası platformlardan takip ettik. Normal açılış operasyonumuz dışında bir de pandemi ile ilgili bir operasyon ve hazırlık süreci yaşadık. Sağlık Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı genelgelerin tamamını eksiksiz uygulayarak açılış sürecimizi tamamladık. Hillstone yeni bir marka, dolayısı ile bir marka yaratım süreci ve ardından tesisimizi markamıza göre yeniden düzenleme ve tadile etme aşamalarını tamamladık. 3 Temmuz itibari ile de misafirlerimizi ağırlamaya başladık.

BÖLGEDEKİ EN BÜYÜK SPA ALANINA SAHİP

• Hangi özelliklerinizle fark yaratıyorsunuz? 

12 ay hizmet verecek az sayıdaki tesisten biriyiz. Bulunduğu konum itibari ile oldukça özel. Halikarnas Balıkçısı’nın bahsettiği, Bodrum’u ilk gördüğünüz ve asla unutmadığınız Yokuşbaşı’nda yer alan otelimiz, benzersiz bir Bodrum manzarasına sahip. Hem şehir merkezine çok yakın hem de şehirden tamamen uzak kalabileceğiniz bir deneyim yaşamanız mümkün. Bölgedeki en büyük spa alanına sahip olmamız da bizi farklılaştıran diğer unsurlardan biri. Konaklama yapmayacak olan misafirlerimiz de spa’mızı gün içinde kullanabilecek. 

• Tatil planları yapılırken en çok hijyen konusu düşünülüyor. Siz, bu konuda nasıl önlemler aldınız?

Oteller ve SPA alanları, zaten doğası gereği hijyene en üst seviyede dikkat etmesi gereken tesisler. Bu nedenle zaten çok alışık olduğumuz bir operasyonu hijyen konusunda bir üst seviyeye taşıyarak devam ettiriyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın tüm kriterlerini eksiksiz uyguluyor ve misafirlerimizden yine bu kriterlere uymalarını bekliyoruz. Tesisimizin her noktasında uyarılarımız mevcut. Dezenfekte ve diğer hijyen uygulamaları, sürekli olarak devam ediyor.

• Yeni bir marka olarak bu sezonu karşıladınız. Pandemi süreci kapsamında nasıl bir iletişim planı uyguladınız?

Bu dönemde her tesis, pandemi süreci ile ilgili aldıkları önlemleri anlatmaya çalıştı. Tüm sektörü yakından takip ettik. Ancak bizim yeni bir markamız var. Marka iletişimimiz, önceliğimiz oldu. Öncelikle hedef kitlemize markamızı anlatmak ilk adımlarımız arasında. Fakat tabii ki biz de diğer tesisler gibi misafirlerimize aldığımız önlemleri ve ne şekilde çalıştığımızı da ifade etmeye çalışıyoruz. Dijital medya ve sosyal medya hesapları önceliğimiz olsa da geleneksel iletişim yöntemlerini de kullanmaya devam ediyoruz.

12 AY HİZMET VERECEK

• Ağırlıklı olarak hangi ülkelerden misafirleriniz var? Hedeflediğiniz farklı bir müşteri kitlesi olacak mı?

Şu anda içinde bulunduğumuz çerçeve, uçuşların henüz tam olarak başlamamasından kaynaklı olarak, bizim iç pazar diye adlandırdığımız, Türk misafirlerimiz ağırlıkta. Uçuşların düzenli başlaması ile Rusya ve Avrupa ağırlıklı olmak üzere diğer ülkeden de misafirlerimizi ağırlayacağız. 12 ay hizmet verecek olmamız, toplantı yapacak kurumsal misafirlerimizin de ağırlıklı olacağı anlamına geliyor. Aynı zamanda yine bu kadar geniş bir spa alanına sahip olmamız nedeni ile ilerleyen dönemlerde özel spa paketleri ile sağlıklı yaşam konusunda hizmet almak isteyen misafirleri de ağırlayacağız.

• Sektörünüzdeki bir diğer önemli konu ise insan kaynağına yatırım yapmak… Bu noktada bünyenizde nasıl bir yetenek yönetimi stratejisi izliyorsunuz?

Genelde yazlık tesislerde en büyük problem, sezonluk hizmet verilmesi nedeni ile insan kaynaklarında yaşanan sirkülasyon olmuştur. Bu noktada biz yıl boyunca hizmet vereceğimiz için avantajlı konumdayız. Bu sayede insan kaynağı konusunda daha verimli yatırımlar yapma şansına sahip olacağız. Ekibimiz de kurum kültürünü alarak, çeşitli eğitimlerle kendilerini geliştirme fırsatı bulacak.

• Bu sürecin ardından turizm sektöründe hangi trendler ortaya çıkacak? Turizm sektörü sizce gelecek sezonlarda nasıl bir gelişme gösterecek?

Halihazırdaki gelişmelerden yola çıkarsak, en büyük değişim yemek ve içecek servisinde yaşandı. Her şey dahil sistemde hizmet veren pek çok tesis, servislerini a’la carte olarak düzenledi ya da açık büfelerde servisin kendi ekipleri tarafından yapılmasını sağladı. Pek çok meslektaşımız her şey dahil sistemin bu süreç sonunda sona ereceğini düşünse de hâlâ pazarda talebin çok yoğun olduğunu görüyoruz. Wellness ve sağlık turizminin, geleceğin yükselen trendleri arasında olduğunu söyleyebiliriz. 

• Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Otelcilik sektöründe nasıl bir kariyer yolculuğundasınız? 

1991 yılında Mersin Hilton Otel’de stajyer olarak başlayan otelcilik kariyerime, Ankara Sheraton Otel, İstanbul Sürmeli Otel Grubu’nda F&B ve banket ağırlıklı şehir otelciliği tecrübesi ile devam ettim. 2003 yılında Bodrum’a yerleşmemle, Etap Altınel Otel, Palm Garden Otel ve Azka Otel’in genel müdürlüklerini yaptım ve üç butik otelin açılış danışmanlığını yürüttüm. Metin Kozak ve Nazmi Kozak tarafından hazırlanan 'Türk Turizmine Kanat Gerenler' isimli kitap çalışmasında, turizm sektörüne katkısı olan kadın yöneticiler arasında yer aldım.