Yayın Tarihi:
14 Mayıs 2026 13:14Yayın Tarihi:
14 Mayıs 2026 13:14
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, öncelikle eğitim, bilim, spor, çevre ve kültür-sanat alanlarında uzun soluklu, sürdürülebilir projeler hayata geçirmeye çalıştıklarını; bunları küçük ama anlamlı adımların zamanla büyüyen bir toplumsal etki yaratacağı inancıyla kurguladıklarını söylüyor. Bu çalışmalarda güçlü bir hikayenin parçası olmaya, gerçek bir ihtiyaca temas etmeye odaklandıklarını belirten Sözen, toplumsal meselelerde hiçbir kişi ya da kurumun tek başına belirleyici olamayacağına; kalıcı etkinin ancak iş birliğiyle mümkün olduğuna inandıklarını anlatıyor. Örneğin, 18 yıldır aralıksız sürdürdükleri Karneni Göster Kitabını Al kampanyası ile çocukların karne heyecanına kitapla eşlik ettiklerini dile getiren Sözen, çocukların okuma alışkanlığı edinmelerine katkı sağlamayı son derece kıymetli gördüklerini söylüyor. Yine 2008 yılında Darüşşafaka Cemiyeti iş birliğiyle başlatılan 81 İlden 81 Öğrenci projesinin, eğitim alanındaki en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden biri olarak yoluna devam ettiği bilgisini paylaşıyor. Çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimine, eğitimine önemli katkılar sağlayan satranç sporunun ülkemizde yaygınlaşması ve daha erişilebilir olması amacıyla 20 yıl boyunca Türkiye Satranç Federasyonu'nun ana sponsorluğunu üstlendiklerini hatırlatan Sözen, bu süreçte satrancın analitik düşünen, çok boyutlu bakabilen nesiller yetişmesine somut katkılar sunduğunu gözlemlediklerini; 20 yılda elde edilen uluslararası başarılardaki büyük artışın yanında dünyaca tanınan genç büyükustalar yetiştiğini görmenin kendilerine gurur verdiğini aktarıyor. Yakın zamanda benzer bir başarı hikayesine eşlik etmek üzere Türkiye Tenis Federasyonu'nun ana sponsorluğunu üstlendiklerini; tenisin daha geniş kitlelere yayılması, yetenekli çocukların keşfedilmesi ve altyapının güçlendirilmesi için çalıştıklarını ifade ediyor.
'81 İLDE 81 ORMAN' YENİDEN HAYATA GEÇİYOR
Bir diğer uzun soluklu çalışmalarının çevresel sürdürülebilirlik üzerine olduğunu kaydeden Sözen, iklim krizi ve doğal kaynakların korunması konusunun artık ertelenemez bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Bu anlayışla 2008-2017 yılları arasında Orman Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen 81 İlde 81 Orman projesiyle 2 milyon 205 bin fidanı toprakla buluşturduklarını hatırlatıyor.
2024'te projeyi yeniden hayata geçirdiklerini belirten Sözen, ikinci fazda 2028'e kadar iki milyonu aşkın fidanı daha toprakla buluşturmayı hedeflediklerini söylüyor. Projenin arkasında tüm tarafların büyük emeği olduğunu ifade eden Sözen, ülkenin dört bir yanında 81 ilin her birinde iklim koşullarına en uygun fidanların seçildiğini, doğal bir ekosistem oluşturulmasının amaçlandığını, alanların düzenli bakımlarının yapıldığını ve her bir fidanın yaşaması için büyük bir gayret gösterildiğini açıklıyor.
DENİZLERDE BİLİMSEL İZLEME
Son dönemde hassas bir ekosistem olan denizleri odağa aldıklarından bahseden Sözen, 2021'de yaşanan müsilaj sorununun denizlerin karşı karşıya olduğu riskleri daha görünür kıldığını ifade ediyor. Bu farkındalıkla 2022 yılında Türkiye'nin ilk insansız su altı cihazı Deniz Kaşifi'ni ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün kullanımına sunduklarını dile getiriyor. Her yıl yapılan düzenli ölçümlerle tüm denizlerde veri toplayan cihazın, iklim değişikliğinin etkilerinin ve denizlerdeki ekolojik dönüşümün bilimsel olarak izlenmesine katkı sağladığını söyleyen Sözen, bunun yanında TÜDAV iş birliğiyle yürüttükleri Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları ve devamı niteliğindeki Denizlerin Ormanları: Mercanlar projeleriyle deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik somut adımlar attıklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde de odağı toplumsal ihtiyaçların en yoğun hissedildiği eğitim, kültür, sanat ve çevre alanlarına yönlendirmeye devam edeceklerini belirten Sözen, gençlerin gelişimini destekleyen, fırsat eşitliğini güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sunan çalışmaların öncelikli gündemleri olmaya devam edeceğini; bunun yanında deniz ve orman ekosistemlerinin korunması, iklim kriziyle mücadele ve bilimsel araştırmaların desteklenmesi gibi alanlarda sorumluluk almayı sürdüreceklerini sözlerine ekliyor.