USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 16:53

Yayın Tarihi:

13 Mayıs 2026 16:53

Köklerden beslenen yeni nesil dönüşüm

“Bizim meselemiz sadece büyümek değil, dokunduğumuz her hayatta ve koruduğumuz her değerde kalıcı izler bırakabilmek"

Köklerden beslenen yeni nesil dönüşüm

Rana Birden, 21. yüzyılın iş dünyasını 'sorumluluk alanının genişlediği' bir dönem olarak tanımlıyor. "Asıl dönüşüm teknoloji yatırımlarının ötesinde, karar alma zihniyetinde gerçekleşiyor" diyen Birden; iklim krizi ve derinleşen eşitsizlikler karşısında sosyal ve çevresel körlüğün artık en büyük stratejik risk olduğunu vurguluyor. Birden, ekonomik sürdürülebilirliği toplumsal etkiyle harmanlayan bu anlayışın çağın gerçekleriyle yeniden yorumlanmış bir 'köklerden beslenme' hikayesi olduğunu ifade ediyor.

ETKİ YATIRIMCILIĞI VE ANLAM ARAYIŞI

Küresel sermayenin artık yalnızca getiri değil, dayanıklılık ve uzun vadeli değer aradığını dile getiren Birden, dünya genelinde etki yatırımcılığının 1.5 trilyon dolar seviyesine ulaştığına dikkat çekiyor. "Genç kuşaklar çalıştıkları kurumlarda anlam arıyor, tüketiciler ise markaların toplumsal tutarlılığını sorguluyor" sözleriyle pazarın yeni dinamiklerini özetleyen Birden, Avrupa Birliği sürdürülebilirlik regülasyonlarının da bu süreci finansal performans kadar etki performansını raporlamaya zorladığını hatırlatıyor. 10 yılı geride bırakan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı'nın sadece bir ödül mekanizması değil, kolektif bir öğrenme zemini olduğunu belirten Birden, girişimcilerin sahadaki cesaretinin dönüşümü kalıcı kıldığını söylüyor. "Dönüşüm, insana dokunduğu yerde başlar" diyen Birden, mentorluk, iş geliştirme ve ağ desteği sağladıkları bu ekosistemin yanı sıra "Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi" ile üniversite öğrencilerine sosyal inovasyon yetkinliği kazandırdıklarını ifade ediyor.

KÜLTÜREL MİRAS VE YEREL KALKINMA SİNERJİSİ

Toplumsal fayda stratejilerinin sanatı gündelik yaşama taşıyan projelerle de desteklendiğini anlatan Birden, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM) aracılığıyla seramik sanatının mirasını yaşattıklarını vurguluyor. 'KTSM Mahallende' gibi projelerle sanatı kamusal alanın parçası haline getirdiklerini belirten Birden, aynı zamanda Nevruz Köyü Kadınları Kooperatifi gibi yerel kalkınma modelleriyle kadın emeğinin ekonomiye kazandırılmasında aktif rol aldıklarını söylüyor.

GELECEĞİN İNŞASI: ORTAK AKIL VE KALICI ETKİ

Üretimi hiçbir zaman sadece ekonomik bir faaliyet olarak görmediklerini net biçimde ortaya koyan Birden; Kaleseramik Vakfı üzerinden yürüttükleri burs ve beceri geliştirme programlarıyla dezavantajlı gruplara istihdam odaklı fırsatlar sunduklarını belirtiyor. Sosyal etkiyi merkeze alan bu ortak akılla, yeşertilen her fikirde kalıcı izler bırakmayı hedeflediklerini söyleyen Birden, geleceği bu bilinçle inşa etmeye kararlı olduklarının altını çiziyor.

EN ÇOK OKUNANLAR