USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Seyahat

Yayın Tarihi:05 Mart 2026 17:25

Türkiye'de bulunuyor: 'Gladyatörler Kenti'nden yeni haberler var

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, "Gladyatörler kenti" Stratonikeia'da, 1977'de başlayan kazı çalışmaları yıl boyunca devam ediyor. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de büyük önem taşıyan antik kentten yeni haberler var.

Türkiye'de bulunuyor: 'Gladyatörler Kenti'nden yeni haberler var

Muğla'nın Yatağan ilçesinde yer alan ve "Gladyatörler Şehri" olarak ün salan Stratonikeia Antik Kenti, binlerce yıllık tarihini modern günümüzle birleştiren eşsiz yapısıyla dünyanın en önemli arkeolojik merkezlerinden biri.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen yerleşimde, 1977 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları yılın 12 ayı boyunca kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Geç Bronz Çağı'ndan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan geniş bir zaman diliminin izlerini taşıyan kent, bugün ziyaretçilerine Helenistik, Roma, Bizans, Menteşe Beyliği, Osmanlı ve modern Türkiye dönemlerini aynı sokaklarda görme imkanı sunuyor.

Tarihsel süreçte Atriya, Khrysaoris ve İdrias gibi isimlerle anılan yerleşim, MÖ 3. yüzyıl başlarında Seleukos Kralı I. Antiokhos tarafından eşi Stratonike'nin onuruna yeniden inşa edilerek bir şehir devletine dönüştürülmüş. Helenistik dönemde ızgara plan üzerine inşa edilen ve beyaz mermerden anıtsal yapılarla donatılan kent, antik yazarlar Herodot, Strabon ve Pausanias'ın eserlerinde de önemli bir merkez olarak zikredilmiş.

GLADYATÖRLERİN EMEKLİLİK YERİ OLMUŞ

Stratonikeia'yı benzerlerinden ayıran etkileyici özelliklerinden biri de arenalarda hayatta kalmayı başaran savaşçıların emekliliklerini geçirdikleri bir huzur yeri, yani bir "gladyatör istirahatgâhı" olmasıdır.

UNESCO'nun Üstün Evrensel Değer gerekçelerine göre Stratonikeia, Küçük Asya'nın en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 720 kilometrekarelik bir alana yayılan kent, farklı uygarlıkların kültürel karakteristiklerini koruyarak bir bütünlük sergilemesi bakımından benzersiz bir örnek.

Kentin merkezindeki antik yapılar, Osmanlı döneminden kalma, yağmur suyu drenajı için özel eğimlerle tasarlanmış taş döşeli yollarla birbirine bağlanıyor. Bu sayede bir ziyaretçi, Osmanlı sokaklarında yürürken Roma dönemine ait görkemli binalara dokunabilmekte, tarihin farklı katmanları arasında kesintisiz bir yolculuk yapabilmek.

TARİHİN TANIĞI

Günümüzde Eskihisar köyü sınırları içerisinde yaşayan bu antik miras, hem bir sanat ve ticaret merkezi hem de insanlık tarihinin yaşayan bir tanığı.

YENİ HABER VAR: TARİHİ MESLEKLER HAYAT BULACAK

Stratonikeia Antik Kenti'nin girişindeki restore edilen yapılarda, unutulmaya yüz tutmuş meslekler hayat bulacak.

Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de büyük önem taşıyan antik kentte, her yıl yeni eserler gün yüzüne çıkarılırken tarihi yapılar da aslına uygun restore ediliyor.

Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine, antik dönemden bugüne ulaşan yapıların bir bütün olarak korunduğunu söyledi.

Söğüt, Batı Cadde, Roma Hamamı, Meclis Binası, Ağa Konakları ve Cumhuriyet dönemi evlerinin alanda eşsiz bir bütünlük oluşturduğunu vurguladı.

Köy meydanının, farklı dönemlerin iç içe geçtiği en özel alanlardan biri olduğunu belirten Söğüt, "Stratonikeia ve Lagina kutsal alanında arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Çalışmalarımızın önemli bir bölümünü, içerisinde Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yapılarını barındıran köy meydanı oluşturuyor. Burada Türk-İslam dönemine ait yerleşim dokusunu özgün haliyle koruyoruz." dedi.

Dükkanlar eski isimleriyle hizmet verecek

Daha önceki yıllarda cami ve hamam restorasyonlarını tamamladıklarını hatırlatan Söğüt, 2025 yılında dükkan ve evlere odaklandıklarını kaydetti.

Ziyaretçilerin kente girdiklerinde Sami Akdeniz Evi ve Fırını ile Mehmet Eskişar ve Hasan Arık'ın dükkanlarını, isimleri yaşatılacak şekilde görebileceklerine dikkati çeken Söğüt, şöyle devam etti:

"2026 yılında da restorasyon çalışmalarına devam edeceğiz. Amacımız, Osmanlı dönemi yerleşim dokusunu canlı tutmak. Ziyaretçiler çınar ağacının gölgesinde dinlensin, restore edilen dükkanlardan alışveriş yapsın ve bu tarihi atmosferi bizzat yaşasın istiyoruz. Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu çalışmaları aşama aşama tamamlayacağız."

Bakırcıdan ayakkabıcıya geleneksel sanatlar

Köy meydanını geleneksel ruhuna uygun şekilde canlandırmak istediklerini anlatan Prof. Dr. Söğüt, "Sami Akdeniz'in fırınını restore ettik, burası yine fırın olarak hizmet verecek. Diğer dükkanlar da özgün kullanımına uygun hazırlandı. Şu an bir dükkanımızda bakırcı bulunuyor, yakında ayakkabıcı ve diğer meslek erbapları da onlara katılacak. Unutulmaya yüz tutmuş tüm meslekleri burada yaşatmayı hedefliyoruz. Temel amacımız, yapıyı korurken 'koruma-kullanma dengesini' gözeterek tarihi dokuyu sürdürmek. İnsanlar buraya geldiklerinde antik kentin içerisinde köy meydanında yerleşim dokusunun tüm bölgelerini birlikte görsün istiyoruz." diye konuştu.

Ziyaretçilerin Osmanlı döneminden kalma taş döşeli yollarda yürürken tarihi bir bütünlük içerisinde görmekten mutluluk duyduğunu belirten Söğüt, bu sayede dönem ruhunun daha iyi kavrandığını sözlerine ekledi.

EN ÇOK OKUNANLAR