USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Start-up

Yayın Tarihi:28 Nisan 2026 12:22

Bir dönemin simgesiydi: Selfie çubuğu nasıl 2 kez icat edildi ve sessizce aramızdan ayrıldı?

Bir dönemin en çok tartışılan aksesuarlarından biri olan selfie çubuğu, bugün artık tatil yerlerinde nadiren rastlanan bir nesne haline geldi. Ancak 2000'lere damga vuran bu icatın öyküsü sanıldığı gibi akıllı telefon çağıyla başlamıyor. Selfie çubuğunun hikayesi; 1925'in siyah-beyaz karelerinden 1969'un bilim kurgu sinemasına, Japonya'nın "yararsız icatlar" kitabından küresel güvenlik krizlerine uzanan, teknoloji ve insan psikolojisinin kesiştiği sıra dışı bir serüven.

Bir dönemin simgesiydi: Selfie çubuğu nasıl 2 kez icat edildi ve sessizce aramızdan ayrıldı?

Bu makalede selfie çubuğunun hikayesine bakıyoruz. İki kez icat edildi, önce dalga geçildi sonra yılın icadı seçildi. Önce yükseldi, sonra düştü... İşte Selfie çubuğunun öyküsü:

İhtiyaçtan Doğan İlk Adımlar: 1925 ve 1969

Selfie çubuğunun kökler 1920'lere kadar uzanıyor. O dönemin amatör makineleri kol mesafesinden odaklama yapamadığı için çekimlerde uzun bir mesafe gerekiyordu. Döneme ait arşivlik bir fotoğrafta bir adamın uzun bir sopa kullanarak kendisinin ve eşinin fotoğrafını çektiği görülüyor. O günlerde teknik bir zorunluluk olan bu yöntem, 1969 yılında bir bilim kurgu kehanetine dönüştü.


Çekoslovak yapımı "I Killed Einstein, Gentlemen" filminde bir karakter, gümüş bir çubuğun ucuna gülümser; çubuk flaş patlatır ve fotoğrafı anında sap kısmından basılı olarak verir.

Film, 2000'ler teknolojisini neredeyse 40 yıl öncesinden hayal etmiştir.

JAPONYA'DA ALAY KONUSU OLDU

Modern anlamdaki ilk patentli selfie çubuğu ise 1983'te Minolta (elektronik ve fotoğrafçılık şirketi) mühendisi Hiroshi Ueda tarafından geliştirildi. Avrupa seyahati sırasında kamerasını çaldıran Ueda, "kimseden yardım istemeden fotoğraf çekme" arayışına girdi.

Ueda, 2015 yılında BBC'ye bir röportajda o günleri "Paris'teki Louvre Müzesi'ndeyken bir çocuktan fotoğrafımızı çekmesini istedim ama ben uzaklaşır uzaklaşmaz çocuk kameramla birlikte kaçtı" sözleriyle anlatmıştı.

Minolta'nın geliştirme departmanında bir mühendis olan Ueda, sonunda "uzatma çubuğunu" geliştirdi. Bu yeni ve küçük bir kamerayla kullanılmak üzere tasarlanmış, tripod vidası olan uzatılabilir bir çubuktu. Fotoğrafçıların tam olarak ne yaptıklarını görebilmeleri için de kameranın ön kısmına bir ayna ekledi.

Ancak dünya henüz bu icada hazır değildi.

'FİKRİM ÇOK ERKEN GELDİ'

Minolta'nın test departmanı, insanların kendi fotoğraflarını çekme fikrinden utandığını saptadı. Ürün ticari olarak başarısız oldu ve 1995 yılında Kenji Kawakami'nin ünlü "101 Yararsız Japon İcadı" kitabına dahil edildi. Ueda, 2003'te süresi dolan patenti için bir yorum yaparak; "Fikrim çok erken geldi; biz buna gece 3 icadı diyoruz" diyecekti.

MİLYON DOLARLIK DÖNÜŞÜM

Ueda'nın patentinin bitmesinden kısa süre sonra, Kanadalı mucit Wayne Fromm sahneye çıktı. Floransa'daki tatilinde kızıyla fotoğraf çekinirken yabancı dil bariyeri ve hırsızlık endişesi yaşayan Fromm, şemsiye teknolojisinden esinlenerek "Quik Pod"u tasarladı. (2012 yılında ise Yeong-Ming Wang, akıllı telefonları tutabilen "çok eksenli uzatıcıyı" geliştirerek bugünkü modern görünümüne son halini verdi)

Fromm, o dönem Time Out dergisine verdiği demeçte şunları söylemiş: "Kızımla birlikte Avrupa'yı geziyordum ve fotoğrafımızı çekmesi için vakti olabilecek bir yabancı bulup seçmeye çalışmaktan yoruluyordum"

Fromm, bir çözüm bulabilmek için şemsiyeleri, radyo antenlerini parçalarına ayırıp incelemeye başladı. 2007 yılına gelindiğinde, kendi üretimi olan selfie çubuğu QuikPod, alışveriş kanalı QVC'de satışa çıktı ve deyim yerindeyse "peynir ekmek gibi" satarak ona bir servet kazandırdı. Ancak her popüler akım gibi bu da kısa sürede kopyalandı, binlerce ucuz taklidi ortaya çıktı.

'SELFIE' KELİMESİ OXFOR SÖZLÜĞÜNE GİRDİ

2013 yılında Oxford Sözlüğü "Selfie" kelimesini yılın kelimesi olarak seçti. Çünkü bu kelimenin kullanım sıklığı 1 yılda %17.000 artmıştı.

2014 YILINDA YILIN İCADI SEÇİLDİ

2014 yılına gelindiğinde Time dergisi bu cihazı "Yılın En İyi 25 İcadı" arasında gösterirken, Bloomberg çubuğun tatil sezonunun "olmazsa olmaz"ı olduğunu duyurdu.


Ancak bu yükseliş, bir dönüm noktası da oldu.

TARTIŞMA VE YASAKLAR BAŞLADI

Popülerlik arttıkça eleştirilerin dozu da yükseldi. Sosyal medyadaki "ben" odaklı içerik üretimiyle birlikte cihaz; "Narcisstick" (Narsis-tik) gibi isimlerle anılmaya başlandı. Artık sadece manzara çekmek değil, "orada olduğumuzu kanıtlamak" için kendimizi kadraja dahil etme hırsı, güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdi.

2015 yılından itibaren selfie çubukları; stadyumlardan, konserlerden, müzelerden, Disney parklarından ve Wimbledon gibi organizasyonlardan yasaklandı.


2019 yılında Wimbledon Tenis Turnuvası'ndaki bir yetkili The Sunday Times'a yaptığı açıklamada, yasaklanma sebebi olarak insanların tenis maçını rahatlıkla izlemesinin engellenmesini gösterdi.

Müzeler selfie çubuklarının değerli resim, heykel ve halı gibi sanat eserlerine zarar verebileceğini söylüyordu.

Öte yandan güvenlik endişeleri yersiz değildi; 2008-2021 yılları arasında kaydedilen 379 selfie kaynaklı ölüm ki buna Galler'de selfie çubuğuna yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybeden bir yürüyüşçü de dahil– bu aracın bazen tehlikeli bir iletken olabileceğini gösterdi.

2015 yılında basına yansıyan haberlere göre Powys bölgesindeki Brecon Beacons Sıradağları'nda yürüyüş yapan dört kişinin üzerine yıldırım düşmüştü. 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili açıklama yapan yetkililer, yürüyüşçülerden birinin ölümünden elinde taşıdığı 'selfie' sopasının neden olduğunu savunmuştu. O dönem Telegraph gazetesine konuşan yetkililer, İngiliz yürüyüşçünün taşıdığı metal selfie sopasının elektrik akımını üzerine çektiğini söyledi.

Bugün selfie çubukları, hızla parlayıp sönen bir moda akımı olarak teknoloji tarihindeki yerini aldı.

Ünlü fotoğrafçı Martin Parr'ın deyimiyle; insanlar artık "selfie" çekmeye devam etse de, bunu çubuksuz yapmayı tercih ediyor.

Wayne Fromm ise hâlâ icadının masumiyetini savunuyor: "Sorun alette değil, davranışlardaydı. Babam fotoğrafçı olduğu için hiçbir aile fotoğrafımızda yoktu; keşke bu icat o zaman olsaydı da onunla daha çok anımız kalsaydı."

Pizza kutularındaki küçük sehpanın hikayesi: Kim buldu, ne işe yarıyor?

EN ÇOK OKUNANLAR