Yayın Tarihi:
16 Eylül 2026 17:13Güncelleme Tarihi:
16 Eylül 2026 18:40Yayın Tarihi:
16 Eylül 2026 17:13Güncelleme Tarihi:
16 Eylül 2026 18:40

Casa Loma'nın hikâyesi, Kanada'nın zengin iş insanlarından Sir Henry Pellatt ile başlıyor. Avrupa seyahatlerinden ve özellikle Avrupa'daki görkemli yapılardan etkilenen Pellatt, Toronto'da kendisi ve eşi Lady Mary Pellatt için büyük bir şato inşa ettirmeye karar verdi. (Fotoğraflar: AA)

Yapının tasarımı Toronto'nun önemli mimarlarından E.J. Lennox tarafından gerçekleştirildi. İnşaat 1911'de başladı ve yaklaşık üç yıl sürdü.

İnşaat resmi olarak 1911 yılında, iki katlı Av Evi (Hunting Lodge) ile başladı.
300 işçiden oluşan bir ekibin üç yıl süren çalışmaları sonucunda, yaklaşık 18.580 metrekare büyüklüğündeki devasa, 98 odalı malikane 3,5 milyon Kanada Doları gibi o dönem için devasa bir maliyetle tamamlandı.
Casa Loma, 1914 yılında Pellatt ailesinin yaşam alanı haline geldi.

KULELER, GİZLİ GEÇİTLER
Kuleleri, yüksek taş duvarları, geniş salonları, gizli geçitleri ve gösterişli odalarıyla yapı, Avrupa şatolarını andıran bir mimariye sahipti. Casa Loma adı ise İspanyolcada "tepedeki ev" anlamına geliyor.

Görkemli günler uzun sürmedi
Casa Loma'nın ihtişamlı günleri uzun sürmedi. Sir Henry Pellatt'ın iş hayatında yaşadığı mali sorunlar nedeniyle aile 1924'te şatodan ayrılmak zorunda kaldı.
Yapıdaki çok sayıda değerli eşya da açık artırmayla satıldı.

Sonraki yıllarda Casa Loma'nın geleceği bir süre belirsizliğini korudu. Yapının otel olarak kullanılması gündeme geldi, ancak proje uzun süreli olmadı. 1933'te ödenmeyen vergiler nedeniyle Toronto Belediyesi'nin mülkiyetine geçen şatonun yıkılması dahi değerlendirildi.
Ancak Casa Loma yıkılmadı. Zamanla tarihi ve mimari değeri daha fazla anlaşılmaya başlayan yapı, Toronto'nun önemli turistik noktalarından birine dönüştü.

Filmlerin ve dizilerin gizemli şatosu
Casa Loma'nın bugün dünyanın farklı yerlerinden ziyaretçi çekmesinin nedenlerinden biri de sinema ve televizyon dünyasındaki ünü.
Şatonun gotik atmosferi ve farklı dönemleri çağrıştıran mimarisi, film ve diziler için oldukça dikkat çekici bir çekim alanı oluşturuyor. Casa Loma'nın resmi kayıtlarına göre yapı, çok sayıda sinema ve televizyon yapımına ev sahipliği yaptı.

Bunların arasında X-Men, Chicago, Scott Pilgrim vs. the World, Crimson Peak ve The Vow gibi filmler bulunuyor. Özellikle X-Men serisinde Casa Loma, Profesör Xavier'ın okuluyla ilişkilendirilen mekânlardan biri olarak sinema izleyicilerinin karşısına çıktı.
Televizyon dünyasında da şatonun dikkat çeken bir geçmişi bulunuyor. Hannibal, The Boys, Titans, Murdoch Mysteries ve The Lost Symbol gibi dizilerin bazı sahneleri Casa Loma'da çekildi.
Bu nedenle şatoyu gezen ziyaretçiler, yalnızca Toronto tarihinin izlerini değil, daha önce beyaz perdede ve televizyon ekranlarında gördükleri mekânları da keşfetme fırsatı buluyor.

YER ALTI TÜNELİ VE GİZLİ GEÇİTLER
Casa Loma ile şatonun ahırları ve araba evini birbirine bağlayan 800 fitlik (yaklaşık 244 metre) bir yeraltı tüneli bulunuyor. Tünel, Austin Terrace'ın yaklaşık 18 fit altında uzanıyor.
Bugün ziyaretçiler tarafından gezilebilen tünel, Casa Loma'nın en dikkat çekici bölümlerinden biri.
Casa Loma'nın resmi tanıtımında da ziyaretçilerin keşfedebileceği gizli geçitlerden söz ediliyor. Sir Henry Pellatt'ın çalışma odasında, şöminenin iki yanında ahşap panellerin arkasına gizlenmiş iki geçit bulunduğu tarih kaynaklarında da belirtiliyor.

Casa Loma'nın belki de en şaşırtıcı hikâyelerinden biri II. Dünya Savaşı dönemine uzanıyor.
Şatonun ahırları, savaş sırasında Alman denizaltılarının tespit edilmesinde kullanılan ASDIC sonar sistemleriyle ilgili gizli araştırma ve üretim çalışmalarına ev sahipliği yaptı.
Çalışmaların dışarıdan fark edilmemesi için alanın bakımda olduğu izlenimi verildiğine dair tarihsel kaynaklar bulunuyor.