USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

15 Mayıs 2026 15:21

Yayın Tarihi:

15 Mayıs 2026 15:10

Yayın Tarihi:

15 Mayıs 2026 15:10

Güncelleme Tarihi:

15 Mayıs 2026 15:21

Bugün huzurlu görünüyor ama... ABD'lilerin 'unutulmuş cehennem' dediği ada

Palau'ya bağlı Peleliu Adası'na bugün huzur vadeden tropikal bir adres. Ada, yeşilin her tonuna sahip. Profesyonel dalgıçlar, turistler, teknelerden inen ziyaretçiler... Ancak adanın geçmişi aslında oldukça karanlık. Neden mi? Birlikte bakalım...

Bugün huzurlu görünüyor ama... ABD'lilerin 'unutulmuş cehennem' dediği ada

Günümüzde Peleliu, su altı ve doğa sporları tutkunlarını da kendine çeken bir turizm destinasyonu. Filipinler'in yaklaşık 500 mil doğusunda yer alıyor.

Koruma altındaki ekosistemi, berrak suları ve biyolojik çeşitliliği sayesinde ada, macera seyahatlerinin vazgeçilmez durakları arasında. Ada şnorkelli yüzüş, kano gibi sporlar için ortam sunarken doğa yürüyüşleri için de oldukça popüler. Turistler, tropikal kuş gözlemciliği yaparken aynı zamanda ormanın derinliklerinde gizlenmiş tarihi kalıntılara ulaşabiliyor.

Bu yemyeşil adada dikkat çeken bir tank enkazları var. Sadece tank da değil. Neden?

Bugün huzurlu görünen seyahat rotasının arkasında çok karanlık bir geçmiş var. Çünkü bu ada II. Dünya Savaşı'nın Pasifik cephesinin en kanlı ve en az hatırlanan savaşlarından birine sahne oldu.

Kaynaklara göre Amerikan birlikleri Eylül 1944'te Pasifik'teki ıssız Peleliu adasına vardıklarında, görevleri açıktı. Adaya saldırmak ve oradaki Japon hava üssünü yok etmek

Birkaç günlük yoğun deniz ve hava bombardımanından sonra, Amerikan askerleri adaya ayak bastıklarında adanın bomboş olduğunu, tüm düşmanların görünüşte yenilmiş veya geri çekilmiş olduğunu gördüler.

ABD kaynaklarına göre ABD komuta heyeti bu savaşın sadece birkaç gün süreceğini düşünüyordu.

Fotoğraf: Shutterstock

Ancak bu sessizlik aslında ölümcül bir tuzaktı.

ABD Deniz Piyade Tümeni sahilde ilerledikçe, Amerikan ordusunun teknolojik ve lojistik üstünlüğünü tamamen sıfırlayan amansız bir ateş hattının ortasında kaldı.[The National WWII Museum, 2021]. Hava sıcaklığının 45°C'yi bulduğu, nemin nefes almayı zorlaştırdığı ve içme suyunun tükendiği bu adada, Amerikalıların Kanlı Burun Sırtı adını verdiği Umurbrogol Dağı tam bir erime noktasına dönüştü. Birkaç gün sürmesi beklenen savaş tam 74 gün sürdü ve Amerikan birlikleri tarihinin en ağır zayiat oranlarından birini bu adada yaşadı.

Bu yüzden ABD literatüründe Peleliu, askeri bir başarıdan ziyade unutlmak istenen bir savaş olarak anılıyor. Öyle ki ABD Ulusal II. Dünya Savaşı Müzesi, adada yaşananlar için 'Unutulmuş Cehennem' yorumunu yapıyor.

Japon tarihçilerin çalışmaları ise Peleliu'nun savaş döneminde Japon askeri stratejisinde radikal bir kırılma noktası olduğunu gösteriyor. Farklı yerlerde Amerikan makineli tüfekleri karşısında kitleler halinde yaşanan kayıplardan ders çıkaran Japon Komutanlığı, burada yeni bir doktrin uygulamış.

Japon askerleri Amerikalıları sahilde karşılamak yerine adanın iç kısımlarındaki tünellere çekilmişler. Japon mühendislik kayıtlarına göre, adadaki 500'den fazla doğal mağara birbirine tünellerle bağlanmış; içlerine havalandırma, su kuyuları ve mühimmat depoları yapılmış. Bu yer altı labirentleri sayesinde Japonlar, Amerikan bombardımanından korunarak savaşı adeta "taş devri" koşullarına indiren amansız bir pusu savaşına dönüştürdüler.

Kasım 1944'ün sonuna gelindiğinde, lojistik desteği tamamen kesilen, açlık, susuzluk ve dizanteriyle boğuşan Japon garnizonunun direnişi son bulmak üzereydi. ABD kaynaklarına göre adadaki 11 bin Japon askerinden sadece 19'u sağ kalabildi. ABD'li yayın kuruluşu CNN'e göre ise ABD'nin zaiyatı 10 bin askeri bulmuştu. Ölüm nedenleri sadece silah ya da bombalar değildi. Aşırı sıcaklar, susuzluk, dizanteri gibi faktörler de vardı.

Günümüzde ABD'li tarihçiler bu savaşın aslında hiç yapılmaması gereken bir savaş olduğu görüşünde.

Fotoğraf: Shutterstock

Bugün Peleliu, paslanmış savaş uçakları, ormanın içinde aniden karşınıza çıkan tanklar, sığınaklar ve mühimmat kovanlarıyla adeta zamanın donup kaldığı bir açık hava müzesi gibi.

EN ÇOK OKUNANLAR