USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Güncelleme Tarihi:

16 Mart 2026 18:28

Yayın Tarihi:

16 Mart 2026 17:58

Yayın Tarihi:

16 Mart 2026 17:58

Güncelleme Tarihi:

16 Mart 2026 18:28

Adanın gizemli devleri: Yürüyen dev heykellerin 2 sırrı böyle çözüldü

Rapa Nui olarak da bilinen ıssız Paskalya Adası Pasifik Okyanusu'na bakan devasa heykelleriyle ünlü. Bilim insanları ise uzun süredir Rapa Nui'nin halkının görünüşte imkansız olan şeyi nasıl başardığını inceliyor. İşte yanıtı uzun süre araştırılan 2 soru

Adanın gizemli devleri: Yürüyen dev heykellerin 2 sırrı böyle çözüldü

Rapa Nui Milli Parkı, Şili'nin Paskalya Adası'nda bulunan ve Rapa Nui kültürünün mirasını barındıran koruma altındaki bir doğal yaşam alanı. Rapa Nui, Pasifik Okyanusu'nun ortasında, en yakın ana karadan binlerce kilometre uzakta, rüzgârın ve dalgaların hüküm sürdüğü küçücük bir ada.

Dünyanın en uzak yerleşim adası olan Paskalya Adası, Şili anakarasının kıyısından 3.700 kilometre uzaklıkta. 16.628 hektarlık bir alana sahip. MS 300 civarında buraya yerleşen Polinezya kökenli toplum, dış etkilerden bağımsız ilginç bir anıtsal heykel ve mimari geleneği kurmuş.

Adada yaklaşık 1000 adet Moai heykeli bulunuyor. Ortalama bir heykel 4 metre boyunda ve 12,5 ton ağırlığında. Bazıları ise 20 tonu geçiyor.

SORU İŞARETLERİ

Paskalya Adası'nın ünlü heykelleri, derin göz çukurları ve uzun kulaklarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca bazıları ilginç şapkalar taşıyor. Hem bu dev heykellerin nasıl yürütülüp taşındığı hem de Pukao olarak bilinen şapkalarının heykellerin tepesine nasıl taşındığı uzun süredir araştırma konusu.

Yıllarca bilim insanları bu iki sorunun peşinden gitti: Tonlarca ağırlıktaki bu devler kilometrelerce nasıl taşındı? Daha da ilginci, bu devlerin tepesindeki tonlarca ağırlıktaki kırmızı taş şapkalar oraya nasıl yerleştirildi?

Heykeller Gerçekten "Yürüdü"

Ada halkının sözlü geleneklerinde nesillerdir anlatılan bir hikâye vardı: "Heykeller yürüyerek yerlerine gittiler." Modern bilim, uzun süre bu anlatıyı bir efsane olarak gördü ve heykellerin ağaç kütükleri üzerinde kaydırıldığını varsaydı. Ancak son araştırmalar, Rapa Nui halkının aslında çok daha zekice bir mühendislik yöntemi kullandığını kanıtladı.

Bazı kaynaklara göre dikilmiş en ağır Moai yaklaşık 10 metre boyunda ve 82 ton ağırlığında. Ancak Rano Raraku taş ocağında hala ana kayaya bağlı halde duran devasa bir heykel var. Eğer tamamlansaydı 21 metre boyunda ve yaklaşık 145 ile 165 ton ağırlığında olacaktı.

Binghamton Üniversitesi'nden antropolog Carl Lipo ve ekibinin yaptığı çalışmalar, Moai'lerin ağırlık merkezinin öne doğru eğimli olacak şekilde tasarlandığını ortaya koydu. Heykellerin taban yapısı, onların dik dururken sağa ve sola sallanmasına izin veriyordu.

Üç ana halat grubu kullanılarak (biri arkadan dengelemek, ikisi yanlardan çekmek için), heykeller ritmik bir şekilde sallanarak "yürütüldü". Bu yöntem, az sayıda insanla devasa kütlelerin yol almasını sağlıyordu. Adanın eski yollarında bulunan kırık ve devrilmiş heykellerin pozisyonları da bu "yürütme" teorisini doğruluyor.


Tonlarca Ağırlıktaki Şapkalar Tepeye Nasıl Çıktı?

Heykellerin taşınması kadar etkileyici bir diğer detay ise Pukao adı verilen, kırmızı volkanik taş (skorya) kullanılarak yapılan dev şapkalardır. Bu şapkaların bazıları tek başına 12 ton ağırlığındaydı ve 10 metre yükseklikteki heykellerin tam üzerine yerleştirilmeleri gerekiyordu.

Görüntü, her iki araştırmadaki anlatımlar ışığında yapay zekayla üretilmiştir.

2018 yılında bu konuda Journal of Archaeological Science'da bir araştırma sonucu yayınlandı. Ada halkı bu sorunu çözmek için "Parbuckling" tekniğini kullandı. Bilim insanları, heykellerin yanına toprak ve taştan rampalar inşa edildiğini öngörüyor. Şapkalar silindir şeklinde yontuluyor, ardından etraflarına sarılan devasa halatlar sayesinde rampadan yukarı doğru yuvarlanarak çekiliyordu. Bu teknik, dik bir kaldırma kuvveti uygulamak yerine, sürtünmeyi ve gereken enerjiyi minimize ederek şapkanın tepeye ulaşmasını sağlıyordu. Tepeye ulaştığında ise silindir taş son şekli verilerek heykelin başına oturtuluyordu.

Devasa şapkalar yaklaşık 13 km taşındı.

Bu bulgular, Rapa Nui halkının sadece izole bir toplum değil, aynı zamanda fizik ve mühendislik ilkelerini ustalıkla kullanan bir medeniyet olduğunu kanıtlıyor. Heykellerin "yürütülmesi" ve şapkaların rampalarla çıkarılması, sınırlı kaynaklarla imkansızın nasıl başarıldığının en somut kanıtı.


EN ÇOK OKUNANLAR