Yayın Tarihi:
21 Şubat 2026 08:47Yayın Tarihi:
21 Şubat 2026 08:47
Akıllı tarım kavramı tarım sektöründe giderek daha fazla gündeme gelirken, bu dönüşümün yalnızca teknolojik araçlarla deği, iklim, veri ve tedarik zinciriyle entegre şekilde yönetilmesi kritik bir hal alıyor. Agronay Tarım Kurucusu Prof. Dr. Meltem Onay, akıllı tarımı dijital araçların ötesine taşıyarak iklim politikaları, karbon piyasaları ve uluslararası ticaret kurallarını da kapsayan bütüncül bir yaklaşımı savunuyor.
VERİYİ MERKEZE ALAN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIM
Akıllı tarımın bugün en çok konuşulan ancak en az bütüncül ele alınan kavramlardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Meltem Onay, Agronay'ın bu alandaki konumunu veri temelli bir sürdürülebilirlik platformu olarak tanımlıyor. Onay, "Akıllı tarım, yalnızca üretimi dijitalleştiren bir teknoloji yaklaşımı değil, iklim politikaları, karbon piyasası ve uluslararası ticaret kurallarıyla uyumlu bir dönüşüm modeli" sözleriyle ise bu yaklaşımın çerçevesini çiziyor. Agronay, sahadan toplanan veriyi çevresel ölçüm, sınırda karbon düzenlemeleri ve ihracat gereklilikleriyle entegre eden bir yapı sunuyor. Bu sayede üreticiden başlayarak tarımsal işletmelere, tedarik zincirine ve ihracat kapısına kadar uzanan uçtan uca bir veri akışı oluşturuluyor.
ÖLÇÜLEBİLİR VE İZLENEBİLİR ALTYAPI
Bu yaklaşımın temelinde EcoChain AGRO (Yeşil Zincir) ve EcoChain FOREST yapıları yer alıyor. Tarım alanlarından orman ekosistemlerine uzanan bu altyapı, üretimin her aşamasını ölçülebilir, izlenebilir ve doğrulanabilir hale getiriyor. "Üreticiden başlayarak tedarik zincirine ve ihracat kapısına kadar uzanan bu yapı sayesinde, üretici doğru ve zamanında karar alabiliyor" diyen Onay, işletmelerin çevresel ve finansal risklerini daha etkin yönettiğini, ihracatçıların ise CBAM, karbon ve su ayak izi ile sürdürülebilirlik raporlamasında güvenilir veriye dayanarak hareket edebildiğini vurguluyor.
YAZILIM DEĞİL, UZMANLIK AĞI
Agronay'ı benzer akıllı tarım uygulamalarından ayıran temel farkın tekil bir yazılım sunmaması olduğunu belirten Prof. Dr. Meltem Onay, platformun uzmanlık temelli bir ağ yapısıyla çalıştığını ifade ediyor. Onay, "Agronay'ı ayıran temel fark, tek bir çözüm değil, çok disiplinli uzmanlıkların bir arada çalıştığı bir ağ platformu olması" sözleriyle de bu yaklaşımı özetliyor. Bu yapı sayesinde her proje çevresel ölçüm, veri analizi, raporlama ve doğrulama başlıklarında çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alınıyor. Uzman yapıların birbirini denetleyen ve tamamlayan bir sistem içinde çalışması, üretilen verinin teknik olarak değil aynı zamanda tutarlı, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir olmasını da sağlıyor. Agronay'ın metodolojisi, tarımsal üretimi yalnızca sonuç aşamasında değil, tedarikçi seviyesinden fabrika kapısına kadar uzanan bir bütünlük içinde ele alıyor. İlk adımda sahada ve işletme düzeyinde mevcut durum analizi yapılıyor; veri boşlukları ve risk alanları net biçimde tespit ediliyor. Bu bağlamda "Önce sahada nerede veri boşluğu olduğunu, hangi risklerin öne çıktığını tespit ediyoruz" diyen Onay, dönüşümün rastgele değil, veriye dayalı bir yol haritasıyla ilerlediğini vurguluyor. Bu yaklaşım, üretici ve işletmelerin yalnızca bugünü değil, iklim senaryolarını da dikkate alan kararlar almasını mümkün kılıyor. Bu sürecin kritik yapı taşlarından biri ise Çiftçi Yönetim Sistemi. Dijitalleşmenin sahada başlamadığı bir yapıda karbon ve su ayak izi gibi çevresel ölçümlerin sağlıklı biçimde yapılmasının mümkün olmadığını belirten Onay, çiftçi bazlı veri toplama ve izleme sistemlerinin tedarik zinciri şeffaflığı açısından vazgeçilmez olduğunu söylüyor. Agronay yaklaşımında sürdürülebilirlik, raporlanan bir çıktıdan ziyade sahada günlük kararlarla şekillenen bir süreç olarak ele alınıyor. Ayrıca ekimden sulamaya, gübrelemeden hasada kadar alınan kararlar sahada izleniyor ve çevresel etkileri veriye dayalı olarak analiz ediliyor. Bu analizler doğrultusunda da eğitim ve bilgilendirme çalışmaları, teorik içerikler yerine üreticinin kendi verileri üzerinden şekilleniyor. "Üretici neyi neden değiştirdiğini bildiğinde, uygulamaya geçmesi çok daha kolay oluyor" diyen Onay, bu yaklaşımın kalıcı davranış değişikliğini mümkün kıldığını belirtiyor.

TOPRAK SAĞLIĞI DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE
Agronay, çevresel etkiyi Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ile bütüncül biçimde değerlendiriyor. Karbon ve su ayak izi hesaplamaları, bu çerçevenin temel unsurlarını oluşturuyor.
Kalıcı iyileşmenin merkezinde ise toprak sağlığı yer alıyor. Onay, toprağın canlılığı korunmadan çevresel etkinin kalıcı biçimde azaltılmasının mümkün olmadığını vurguluyor. Bu nedenle kimyasal girdilerin azaltıldığı, organik ve iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırıldığı üretim modelleri teşvik ediliyor. Bu yaklaşım, çevresel etkiyi azaltırken uzun vadeli verimliliğin korunmasını da sağlıyor. Son olarak veriye dayalı karar alma, dijitalleşme ve sürdürülebilir uygulamaların dönüşümün temel araçları olduğunu vurgulayan Onay, Agronay'ın üretici, ihracatçı, gençler ve akademi arasında güçlü bir köprü kurmayı hedeflediğini söylüyor. Bu süreci ise 'birlikte öğrenilen ve birlikte geliştirilen uzun vadeli bir dönüşüm' olarak nitelendiriyor.