SEDEFED ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) iş birliğiyle düzenlenen "SEDEFED Sektörel Dönüşüm Toplantıları 1: Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü", 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Vodafone Türkiye'de gerçekleştirildi.
'Küresel Rekabet Gücünü Güçlendirmek ve Yeni Dönüşüm Dinamikleri' temasıyla düzenlenen toplantıda sektörün mevcut görünümü, küresel rekabet koşulları, dönüşüm sürecinin kritik başlıkları ve geleceğe yönelik stratejik yaklaşımlar değerlendirildi.
Türkiye'nin en güçlü üretim ve ihracat ekosistemlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal değişimler, iş dünyası temsilcileri, sektör liderleri ve akademisyenlerin katılımıyla çok boyutlu bir perspektiften tartışıldı.
Program, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu'nun açılış konuşmasıyla başladı.
Ardından SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ümit Özüren ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren sektörün dönüşüm ihtiyacına ve küresel rekabet koşullarının hızla değiştiğine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"SEKTÖREL DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ"
SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem yaptığı konuşmada, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü, ustalığı, esnekliği, dünya pazarlarına yakınlığı ve geçtiğimiz yıl 26 milyar dolara ulaşan ihracatı ile Türkiye ekonomisinin en sağlam omurgalarından birisi olduğunu vurguladı.
SEDEFED Başkanı Emine Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün birlikte cevap arayacağımız temel soru: Yeni dönemin kumaşını nasıl dokuyacağız? Artık küresel rekabette fark yaratan yalnızca ne ürettiğiniz değil; geleceği hangi dönüşümlerle dokuduğunuzdur. SEDEFED olarak Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu belirleyecek stratejik çerçeveyi üç temel dönüşüm üzerinden ele alıyoruz: Dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm."
Geleceğin kumaşını farklı kılacak desenin, bu üç güçlü ipliğin birlikte dokunmasıyla ortaya çıkacağını belirten Erdem "İlk güçlü ipliğimiz, dijital dönüşüm. Bu konuda yakın zamanda AImpact Programı'nı başarıyla tamamladık. Sektörel yapay zekâ dönüşümü çalıştayları serisini başlattık. TGSD ile düzenlediğimiz çalıştayda sektörün yapay zekâ ihtiyaç haritasını çizdik. İkinci güçlü ipliğimiz, yeşil dönüşüm. Dijital iplik kumaşa hız kazandırıyor; ancak o kumaşın dünya pazarlarında değer bulması için yeşil ipliğe de ihtiyacımız var. Üçüncü güçlü ipliğimiz: Toplumsal dönüşüm. Elbette hiçbir tezgâh kendi kendine çalışmaz, kumaşı dokuyan yalnızca makine değil; insandır. Toplumsal dönüşüm, rekabet gücünün en insani boyutudur. Nitelikli iş gücü, yeni yetkinlikler, kapsayıcı çalışma kültürü, kadın istihdamı ve çalışan hakları demektir."
"EMEK YOĞUN SEKTÖRDEN BİLGİ VE TEKNOLOJİ YOĞUN SEKTÖRE DÖNÜŞMEYİ HEDEFLİYORUZ"
TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren yaptığı konuşmada Türkiye'de kadın istihdamının en yoğun olduğu sektörün %55 ile hazır giyim olduğunu belirterek, "Ülke geneline yayılan yüksek istihdamla kadınların ekonomiye ve hayata katılımını desteklerken Türkiye'nin sosyal yapısında da büyük bir etkiye sahibiz. Ancak özellikle artan maliyetler dolayısıyla rekabette güç aşınması yaşarken son dört yılda kadın-erkek 400 bine yakın istihdam kaybı yaşadık. Eğer katma değerimizi bilgi-teknoloji ve tasarım temelli olarak sağlayabilirsek rekabet gücümüz artacak ve sektörümüz ucuz işçilikle anılan bir sektör olmaktan çıkacak. Bu nedenle gelecek vizyonumuzu, sektörümüzün emek yoğun değil, bilgi ve teknoloji yoğun bir sektör olarak dönüşmesini sağlamak olarak belirledik" dedi. Hazır giyim ve tekstilin binlerce yıldır bu coğrafyanın genlerinde olduğunu, Atatürk'ün ortaya koyduğu Sümerbank vizyonunun ise Türkiye'de sanayileşmenin temelini oluşturduğunu vurgulayan Özüren ayrıca, hazır giyim ve tekstil sektörlerinin toplamda 14 milyar dolardan fazla dış ticaret fazlası vererek Türkiye'nin gelişmesine ve cari açığın kapanmasına katkı sağladığını açıkladı.
"SÜRDÜRÜLEBİLİR REFAH; GÜÇLÜ BİR ÜRETİM TABANI, NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI VE REKABETÇİ SANAYİ KAPASİTESİ ÜZERİNDE YÜKSELECEK"TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye'nin önündeki soru şudur: Hangi teknolojilere odaklanacağız? Hangi pazarlarda rekabet edeceğiz? Küresel değer zincirinde hangi konuma çıkmak istiyoruz? İhtiyacımız olan şey; kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığı, veriye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizmasıdır. Bu mekanizma, yalnızca sorunları tespit eden değil; öncelikleri belirleyen, dönüşüm yol haritalarını hazırlayan, destek araçlarını bu hedeflere göre uygulamaya alan ve sonuçları düzenli olarak ölçen bir yapıda olmalıdır.
Diren ayrıca konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Ekonomik programın başarısı elbette enflasyonun kalıcı biçimde düşmesiyle ölçülebilir. Ama bunun yanında sanayinin nabzı kaçta atıyor, üreticinin yatırım iştahı ne durumda, gençlerimiz geleceğin üretiminde kendilerine nasıl bir yer görüyor, ihracatçımız küresel pazarda hangi katma değerle rekabet ediyor; bu soruların cevapları da en az makro göstergeler kadar önemli. Çünkü sürdürülebilir refah; güçlü bir üretim tabanı, nitelikli insan kaynağı ve rekabetçi sanayi kapasitesi üzerinde yükselecek."
"TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN YENİ BİR SANAYİ POLİTİKASI OLUŞTURMALIYIZ"
TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumuna ilişkin kapsamlı sunumunda hazır giyim ve tekstil sektörlerinin 845 bin kişilik istihdam, 26 milyar dolarlık ihracat ve 75 milyar dolarlık üretim hacmine sahip olduğunu, sektörün kilogram başına 16,2 dolarlık ihracat değeriyle Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 katına ulaştığını söyledi. Sektörün son yıllarda yaşadığı kayıpların nedenlerini anlatan Narbay, "2022-2025 döneminde enflasyon %216, finansman maliyeti %241, asgari ücret %351 artarken gelirlerimiz %144 yükseldi. Buna hiçbir yapının dayanması mümkün değil" dedi.
TGSD bünyesinde kurdukları yapay zekâ destekli bilgi merkeziyle sektörün rekabet gücünü farklı ülkelerle karşılaştırdıklarını ifade eden Narbay, "Analizlerimiz, rekabet sorununun yalnızca işçilik maliyetinden kaynaklanmadığını gösteriyor. Finansman koşulları ve diğer yapısal sorunlar çözülmeden kalıcı bir iyileşme sağlanamıyor. Bu nedenle yeni bir oyun kurmamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.
Mevcut üretim modeliyle maliyetleri daha fazla düşürme imkanının kalmadığına dikkat çeken Narbay, "Bir yol ayrımındayız. Stratejik müdahale yapılmadığı takdirde üretim kapasitesi daralan ve butikleşen bir sektör olacağız. Bunu önlemek için rekabetçiliği yeniden tanımlamalı, ürünü ve üretimi yeniden konumlandırmalı, üretim havzalarını çeşitlendirmeliyiz. Yeni bir sanayi politikasına ihtiyacımız var" diye konuştu.
Küresel Rekabet Gücünü Artırmak İçin Yeni Stratejiler
Toplantının ana tartışma paneli, "Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Küresel Rekabet Gücünü Güçlendirmek İçin Yeni Stratejiler" başlığıyla SEDEFED Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Aslan Kesimer moderatörlüğünde yapıldı.
Panelde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran, SEDEFED Denetim Kurulu Üyesi ve BUZLANCER Kurucusu Tuğrul Baran,
TGSD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu ile TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay sektörün rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni stratejileri değerlendirdi.
Tekstil ve Hazır Giyimde Yapay Zekâ Gündemi
Panelde ayrıca Tuğrul Baran, SEDEFED koordinasyonunda yürütülen Sektörel Yapay Zekâ Çalıştayları serisinin ikinci uygulaması olan ve TGSD iş birliğiyle 18 Haziran 2026'da MEXT Teknoloji Merkezi'nde gerçekleştirilen çalıştayın çıktılarını paylaştı. Çalıştayda sektörün hız, maliyet, kalite, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri ve küresel entegrasyon alanlarında yapay zekâ ile yaratılabilecek somut fırsatlar ortaya kondu.
Bu kapsamda tekstil ve hazır giyim sektörü için öne çıkan somut fırsat alanları şu şekilde:
1. Trend ve Talep Tahmini
2. Tasarım ve Koleksiyon Geliştirme
3. Kalite Kontrol
4. Üretim Planlama ve Kapasite Yönetimi
5. Fiyatlama ve Maliyet Hesaplama
6. Müşteri Deneyimi
Yapay zekanın sektörde beraberinde getireceği geleceğe yönelik üç büyük dönüşüm alanı:
1. Uçtan Uca Yapay Zekâ Ajanları
Müşteri brief'inden başlayarak trend verileri, geçmiş koleksiyonlar, kumaş seçenekleri, kapasite durumu, maliyetler ve termin riskini birlikte okuyabilen sistemler; tasarım önerisi, teknik dosya, ön maliyet, üretim planı ve risk uyarılarını otomatik oluşturabilecek.
2. Sektörel Kapasite ve İş Birliği Platformları
Firmaların kapasite arayışı ile üreticilerin görünürlük ihtiyacını buluşturan, yapay zekâ destekli akıllı kapasite ağları sektör için yüksek değer yaratma potansiyeli taşıyor. Doğru tedarikçi–doğru üretici eşleşmesi daha hızlı ve verimli yapılabilecek.
3. Sürdürülebilirlik ve İzlenebilirlik
Avrupa pazarı başta olmak üzere karbon ayak izi, su kullanımı, malzeme kaynağı, sosyal uygunluk ve geri dönüşüm kapasitesi artık rekabet kriterine dönüşüyor. Yapay zekâ; izlenebilirlik, veri toplama ve raporlama süreçlerini otomatikleştirerek firmaların sürdürülebilirlik performansını güçlendirecek.
Açık Mikrofon: Dönüşüm İçin 10 Kritik Adım
Programın son bölümünde, SEDEFED Başkan Yardımcısı ve DIŞYÖNDER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Çınar moderatörlüğünde "Açık Mikrofon: Dönüşüm İçin 10 Kritik Adım" oturumu gerçekleştirildi. Oturumda sektörün geleceği açısından öncelik taşıyan dönüşüm alanları somut başlıklar altında tartışıldı ve katılımcıların görüşleriyle zenginleşen bir ortak akıl çıktısı oluşturuldu.
Açık Mikrofon Bölümünde Vurgulalan Dönüşüm İçin 10 Kritik Adım:
1. Sektörel Bazlı ve Üretim Potansiyeline Göre Vergi Politikası
Konuşmacılar, ithalat vergisi artışlarının üretim potansiyeli olan sektörlerde uygulanması gerektiğini, aksi halde rekabet gücünü zayıflattığını vurguladı.
"Sektörel bazda gerçekten Türkiye'de üretilmeyen ya da üretilme potansiyeli olan sektörlerde vergi artışlarını sağlayalım."
2. Türk Markalarına Güvenin Artırılması ve Marka Algısının Dönüştürülmesi
Türkiye'den marka çıkmasının zor olduğu algısının kırılması, yerli markaya güvenin artırılması gerektiği belirtildi.
"Türkiye'den bir marka çıkması çok zor... Bu algıyı yenmemiz lazım."
3. Avrupa Birliği Fonları ve Konsorsiyum Modellerinin Etkin Kullanımı
AB hibeleri, konsorsiyum yapıları ve ortak projelerin sektör için önemli bir kaynak olduğu vurgulandı.
"Birkaç firmanın birlikte konsorsiyum oluşturduğu çok güzel projeler var."
4. Üniversite–Sanayi İş Birliğinin Güçlendirilmesi ve Ar-Ge'nin Ticarileştirilmesi
Üniversitelerde geliştirilen yenilikçi tekstil teknolojilerinin dünyaya duyurulamadığı, Ar-Ge'nin ticarileşmesi için mekanizmaların eksik olduğu ifade edildi.
"Harran Üniversitesi'nde radyasyon karşıtı kumaş geliştirildi ama uluslararası çapta kimse bilmiyor."
5. Markalaşma Desteklerinin Takip Mekanizmasıyla Güçlendirilmesi
Marka danışmanlığı ve brand book gibi hizmetlerin "yap–işlet–devret" mantığıyla kısa süreli kaldığı, markalaşma sürecinin uzun vadeli takiple desteklenmesi gerektiği belirtildi.
"Sonrasındaki takip mekanizması eksikliğinden doğan bir şeyle çıktı benim şirketim."
6. Küçük Markalar ve Düşük Adetli Üretim İçin Ulusal "Mikro Üretim Erişim Platformu" Kurulması
Türkiye'de e-ticaret odaklı, küçük hacimli ama yüksek katma değer yaratma potansiyeli olan markaların üretici bulmakta zorlandığı, mevcut üreticilerin düşük adetli siparişleri kabul etmediği ve bu nedenle yabancı markaların Türkiye'de sourcing yapamadığı vurgulandı.
Konuşmalardan öne çıkan ihtiyaç:
"Küçük markalar Türkiye'de üretim yeri bulamıyor... Büyük üreticiler küçük adetlerle ilgilenmiyor... Burada bir boşluk var."
Bu nedenle kritik adım: Küçük markaları, düşük adetli üretim yapmaya istekli mikro ve orta ölçekli üreticilerle eşleştiren ulusal bir dijital platform kurulması.
Bu platform:
● Yabancı ve yerli küçük markaların Türkiye'de üretici bulmasını kolaylaştırır.
● Mikro üreticilerin görünürlüğünü artırır.
● Katma değerli yeni markaların Türkiye'de doğmasını destekler.
● İstihdam yaratma potansiyeli yüksek küçük üreticileri sisteme dahil eder.
● Kumaşçıların "paslama" yöntemi yerine kurumsal bir eşleşme mekanizması sağlar.
7. Tekstil Mühendisliği ve Teknik Eğitimin Güçlendirilmesi
Tekstil mühendislerinin kritik rolü, eğitim kalitesinin artırılması, burs ve İngilizce desteklerinin sağlanması gerektiği dile getirildi.
"Tekstil mühendislerine olan önemin artırılmasını talep ediyoruz."
8. Ürün Güvenliği ve Test Süreçlerinde Sektörle İstişare Mekanizması
Yanmazlık testi gibi maliyet artırıcı uygulamaların sektörle istişare edilmeden yürürlüğe girdiği, bunun üreticiyi zorladığı belirtildi.
"Bir çantanın üzerinde 10 kumaş varsa hepsine test yapmak zorundasınız."
9. Dijital Dönüşümde 'Back to Basics' Yaklaşımı ve Veri Okuryazarlığı
Dijitalleşmenin süreçleri karmaşıklaştırmaması, sadeleştirmesi; üreticilerin veri okuryazarlığının artırılması gerektiği vurgulandı.
"Dijitalleştiğimiz süreç bizi sadeleştiriyor olmalı... back to basics'e hizmet etmeli."
10. Büyük İşletmeleri Geliştirme Başkanlığı (BİGEB) – 250+ İstihdamlı Firmalar İçin Özel Destek
Türkiye'nin katma değerli üretim, Ar-Ge, markalaşma ve dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için yalnızca KOBİ'leri değil, büyük ölçekli işletmeleri de sistemli biçimde geliştiren bir destek mimarisine ihtiyaç var. KOSGEB'in KOBİ'ler için üstlendiği role benzer şekilde, 250 ve üzeri istihdam sağlayan firmaların kapasitelerini güçlendirecek Büyük İşletmeleri Geliştirme Başkanlığının (BİGEB) kurulmasını önerildi.