USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

21 Mart 2026 09:48

Tarımda dijital eşik: Veri sahadan yükseliyor

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü dijitalin şeffaflığıyla birleştiren Farmolog, sahadan toplanan birincil veriyi karbon düzenlemeleri ve ihracat standartlarıyla entegre ederek sektörde bütüncül bir dönüşümün kapılarını aralıyor.

Tarımda dijital eşik: Veri sahadan yükseliyor

Tarım sektörü, bir yandan iklim krizi diğer yandan küresel tedarik zinciri regülasyonlarının baskısı altındayken, geleneksel yöntemlerle dijital dünyanın sunduğu imkanlar arasındaki boşluk her geçen gün derinleşiyor. Türkiye'nin üretim potansiyeli ve güçlü insan kaynağına rağmen, tarımsal verinin hâlâ kağıt üzerindeki notlarda veya dağınık dosyalarda kalması verimlilik kaybını da beraberinde getiriyor. Farmolog Kurucu Ortağı ve COO'su Çağdaş Türk, bu tablonun değişmesinin ancak üretim sahasından başlayan, doğrulanabilir ve parsel bazlı bir dijital altyapıyla mümkün olduğunu belirtiyor. Türk'e göre Farmolog, sadece bir yazılım değil; tarımı deneyime dayalı tahminlerden kurtarıp ölçülebilir bir stratejiye dönüştüren bir vizyonun ürünü.

GELENEKSEL YÖNETİMDEN DİJİTAL STANDARDA

Farmolog'un geliştirdiği dijital tarım platformu, geleneksel yönetim anlayışından en temelde veriye dayalı yaklaşımıyla ayrışıyor. Geleneksel yapıda tarımsal faaliyetler çoğunlukla geriye dönük ve parçalı manuel kayıtlarla yönetilirken Farmolog, üretimi parsel bazında ve anlık veriyle izlenebilir kılıyor. Platformun ekimden hasada kadar yapılan tüm faaliyetlerin mobil uygulama üzerinden kaydedilmesini sağladığını aktaran Türk, üretim sürecinin bu sayede dijital olarak görünür hale geldiğini dile getiriyor. Zirai danışmanların kendi sorumluluğundaki tarlaları tek bir yerden takip edebildiğini vurgulayan Türk, tarım işletmelerinin yüzlerce üreticiyi aynı standartta izleyebildiğini ve bu durumun zaman tasarrufu ile risklerin erken tespiti gibi kazanımlar sağladığını söylüyor.

SÖZLEŞMELİ TARIM VE ŞEFFAF İZLENEBİLİRLİK

Sözleşmeli tarım ve izlenebilirlik, son yıllarda gıda güvenliği açısından artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Çağdaş Türk, bu yapının sağlıklı işlemesi için sadece sözleşmelerin imzalanmasının yeterli olmadığını, üretimin sahada gerçekten nasıl yapıldığının doğrulanabilir biçimde ortaya konması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca Türk, "Farmolog platformu, sözleşmeli üretim yapılan çiftliklerde tüm faaliyetlerin zaman damgalı ve kullanıcı bazlı kaydedilmesini sağlıyor. Ekim, gübreleme ve ilaçlama gibi kritik adımlar sahadan anlık işlendiği için sözleşme kurallarının uygulanıp uygulanmadığı şeffaf şekilde izlenebiliyor" diyor. Böylece bu yaklaşım, ürünü tarladan sofraya kadar tüm üretim sürecini uçtan uca izlenebilir hale getirerek gıda güvenliğini güçlendiriyor.

(Farmolog Kurucu Ortağı ve COO'su Çağdaş Türk)

VERİ ANALİTİĞİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAĞI

Tarımda veri toplamak kadar, bu veriyi anlamlandırmak da kritik bir öneme sahip. Farmolog'un topladığı standart verileri Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve karbon ayak izi hesaplamalarının temeli olarak kullandığını açıklayan Türk, sürdürülebilir tarımda pestisit ve gübre kullanımının takibinin dijital bir denetim mekanizmasına bağlandığını ifade ediyor. Türk, platform üzerinden yapılan tüm uygulamaların kullanılan ürün ve doz bilgileriyle kaydedilmesi sayesinde İyi Tarım Uygulamaları (GAP) gibi sertifikasyon süreçlerinde ihtiyaç duyulan kayıt bütünlüğünün kendiliğinden oluştuğunu belirtiyor. Bu sayede tarım, sezgisel kararların ötesine geçerek ölçülebilir ve regülasyonlara uyumlu bir yapıya kavuşuyor.

TARIMIN GELECEĞİ VERİYLE ŞEKİLLENİYOR

Önümüzdeki 10 yıl içinde dijitalleşmenin tarımın temel altyapısı haline geleceğini öngören Çağdaş Türk, Farmolog'un bu dönüşümdeki rolünü "Bizim için dijitalleşme, üreticiyi yoran bir yapı değil, onun emeğini görünür kılan ve karar alma gücünü artıran bir dönüşümdür" sözleriyle özetliyor. Farmolog, önümüzdeki dönemde operasyonel yönetimi finans, sigorta, tedarik zinciri ve karbon piyasalarıyla entegre ederek ekosistem temelli bütüncül bir platforma dönüşmeyi hedefliyor. Bu bağlamda tarımın geleceğinin veriye dayalı, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekosistemde olduğunu belirten Türk, "Doğru veriyle desteklenen tarımın, hem ekonomik hem de çevresel olarak daha güçlü olacağına inanıyoruz" diyerek dijital dönüşümün kaçınılmazlığını vurguluyor.

EN ÇOK OKUNANLAR