Yayın Tarihi:
11 Temmuz 2026 09:05Güncelleme Tarihi:
11 Temmuz 2026 09:05Yayın Tarihi:
11 Temmuz 2026 09:05
Dünya genelinde tıp, biyoteknoloji ve dijital dönüşüm alanında yaşanan devrimsel gelişmeler, insan ömrünü kronolojik olarak uzatmanın ötesine geçerek bu uzayan yılların nasıl daha kaliteli, üretken ve dinamik kılınacağı sorusunu iş dünyasının merkezine taşıyor. Geleneksel finansal dinamiklerin aksine, günümüz modern toplumları artık yalnızca bir hasar ya da hastalık anında devreye giren reaktif güvence mekanizmalarıyla yetinmiyor. Bu köklü paradigma değişimi, küresel sigorta devlerini risk yönetimi stratejilerini baştan aşağı yenilemeye ve bireylerin tüm hayat yolculuğuna aktif birer yol arkadaşı olarak eşlik etmeye zorunlu kılıyor. Türkiye'de bu büyük demografik ve teknolojik dönüşüme öncülük eden AXA Türkiye, sektöre kazandırdığı 'Empati Güvencesi' vizyonunu uzun yaşam (longevity) ekonomisinin dinamikleriyle kusursuz bir şekilde entegre ediyor. Şirket, hasar anında müşterinin yanında olmanın ötesine geçerek, riskleri henüz ortaya çıkmadan öngören, analiz eden ve engelleyen bütünsel bir koruma kalkanı kurguluyor.
2026 yılı stratejik hedefleri doğrultusunda yapay zeka ve büyük veri analitiğini iş modelinin tam merkezine yerleştiren şirket, Phenome Omics ile imzaladığı stratejik ortaklık sayesinde Türkiye'de önleyici sağlık alanında çığır açan somut bir adım atıyor. Phenome Longevity platformu üzerinden sunulan ileri seviye genetik ve biyolojik veri analizleri, tek tip öneriler sunan standart modelleri tamamen yıkarak kişiye özel bir zeka katmanı yaratıyor. Bu vizyoner hamle, bireylerin kendi biyolojik profillerini en ince ayrıntısına kadar tanıyarak sürdürülebilir küçük alışkanlıklarla yaşam kalitelerini en üst seviyeye çıkarmalarına olanak tanıyor. Toplumsal ölçekte ise kronik hastalık risklerini erken aşamada tespit ederek sağlık ekonomisinin üzerindeki devasa finansal baskıyı ve maliyet yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Küresel AXA vizyonunun yerel ölçekteki en başarılı başarı hikayelerinden biri olan bu yatırım, sigortayı pasif bir poliçe satışı algısından çıkarıp toplumsal dayanıklılığı destekleyen dinamik bir güç haline getiriyor. Gelecekte sadece tedavi masraflarını karşılayan klasik poliçelerin yerini, dijital sağlık çözümlerini barındıran bütünsel ekosistemlerin alacağını gösteren bu yaklaşımı AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken ile konuştuk...
*AXA Türkiye olarak sektöre kazandırdığınız 'Empati Güvencesi' yaklaşımını, bugün tüm dünyanın konuştuğu uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) trendiyle nasıl bağdaştırıyorsunuz?
Sigortacılık uzun yıllar boyunca daha çok risk gerçekleştikten sonra devreye giren bir güvence mekanizması olarak konumlandı. Ancak bugün hem toplumların beklentileri hem de sağlık teknolojilerindeki gelişmeler bu yaklaşımın dönüşmesini gerektiriyor. 'Empati Güvencesi' yaklaşımımız da tam olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Çünkü empati, yalnızca bir hasar anında müşterinin yanında olmak değil; onun ihtiyaçlarını henüz ortaya çıkmadan anlayabilmek ve yaşam kalitesini koruyacak çözümler geliştirebilmektir. Longevity yaklaşımı da benzer şekilde insanların daha uzun yaşamasından çok, daha sağlıklı, daha üretken ve daha kaliteli bir yaşam sürmesine odaklanıyor. Bu nedenle önleyici sağlık, erken risk tespiti ve kişiselleştirilmiş sağlık yönetimi gibi alanlar sigortacılığın doğal bir parçası haline geliyor. Biz geleceğin sigortacılığını insanların yaşam yolculuğuna eşlik eden bir çözüm ortağı olarak görüyoruz.
*Phenome Omics'in geliştirdiği Phenome Longevity platformu ile imzaladığınız stratejik iş birliği, Türkiye'de bu alandaki ilk somut adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Bu ortaklığın AXA'ya yüklediği temel sorumluluk ve motivasyon nedir?
AXA olarak her zaman sigortacılığın geleceğini şekillendiren alanlara yatırım yapmayı önemsiyoruz. Phenome Omics ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği de bu bakış açısının bir sonucu. Bugün sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu en önemli konulardan biri, hastalık oluştuktan sonra müdahale etmek yerine sağlıklı yaşamı destekleyen modeller geliştirmek. Bu iş birliği bize yeni bir hizmet sunma fırsatı verirken; aynı zamanda sigortacılığın geleceğine ilişkin önemli bir sorumluluk da yüklüyor. İnsanların kendi sağlık verilerini daha iyi anlamlarına, yaşam tarzlarını bilinçli şekilde yönetmelerine ve risklerini erken aşamada görmelerine katkı sunmak istiyoruz. Bu yaklaşım hem bireyler hem de sağlık sistemleri açısından daha sürdürülebilir bir geleceğin kapısını aralıyor.
*Yapay zeka ve büyük veri analitiğini iş modelinizin merkezine aldığınızı biliyoruz. Bu yeni longevity iş birliği, müşterilerinize tamamen kişiselleştirilmiş bir sağlık deneyimi sunmada nasıl bir yarar sağlayacak?
Sağlığın geleceği kişiselleştirmeden geçiyor. Her bireyin genetik yapısı, yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörleri birbirinden farklı. Dolayısıyla herkese aynı öneriyi sunan standart modellerin yerini giderek daha kişiselleştirilmiş yaklaşımlar alıyor. Yapay zeka ve veri analitiği bu noktada çok önemli bir rol üstleniyor. Phenome Longevity platformu sayesinde elde edilen bilimsel veriler, bireylerin sağlık risklerini daha iyi anlamalarına ve kendilerine özel öneriler almalarına imkân sağlayacak. Biz bu teknolojileri yalnızca veri üretmek için değil, veriyi anlamlı içgörülere dönüştürmek için kullanıyoruz. Böylece müşterilerimiz sağlıklarıyla ilgili daha bilinçli kararlar alabilecek ve yaşam kalitelerini artırabilecekler.
*Longevity odaklı bu yeni yaklaşımın, Türkiye'deki sağlık ekonomisinin sürdürülebilirliğine nasıl bir katkı sunmasını öngörüyorsunuz?
Dünyada sağlık harcamalarının önemli bir bölümü önlenebilir hastalıklar nedeniyle oluşuyor. Erken teşhis, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesi ise bu maliyetleri önemli ölçüde azaltabiliyor. Longevity yaklaşımının en önemli katkılarından biri, sağlık sistemlerinin üzerindeki baskıyı azaltabilecek olmasıdır. İnsanların sağlıklarını daha iyi yönetebilmeleri, kronik hastalık risklerinin daha erken aşamada belirlenmesi ve önleyici uygulamaların yaygınlaşması hem bireysel hem de toplumsal ölçekte önemli faydalar yaratacaktır. Bu nedenle biz longevity yaklaşımını yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda sağlık ekonomisinin sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.
*Phenome Longevity platformu ile tanışacak bir AXA müşterisinin günlük yaşam alışkanlıklarında ve sağlık bilincinde ne gibi somut değişimler hedefliyorsunuz?
Buradaki temel hedefimiz bireylerin geleceğe daha sağlıklı ve bilinçli hazırlanmasına katkı sunmak. Uzun ve sağlıklı yaşam odaklı yaklaşım, sigortayı pasif bir güvence olmaktan çıkarıp bireyin hayat yolculuğuna eşlik eden aktif bir destek mekanizmasına dönüştürüyor. Çünkü sağlıklı yaşam çoğu zaman büyük değişimlerden değil, sürdürülebilir küçük alışkanlıklardan oluşuyor. Phenome Longevity platformu ile başlattığımız iş birliğimiz sayesinde bireylerin kendi biyolojik profillerini daha iyi tanımaları, yaşam tarzlarının sağlık üzerindeki etkilerini daha net görmeleri ve kendilerine özel öneriler doğrultusunda hareket etmeleri mümkün olacak. Sektörde bu alanda ilk adımı atan şirketlerden biri olmak bizim için ayrı bir sorumluluk ve aynı zamanda güçlü bir motivasyon kaynağı.
*AXA Türkiye'nin longevity alanında attığı bu öncü adım, küresel AXA vizyonu içinde nasıl bir başarı hikayesi olarak konumlanıyor?
AXA Grubu uzun yıllardır sigortacılığın geleceğini yalnızca finansal güvence perspektifiyle değil, toplumsal dayanıklılık ve sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alıyor. Önleyici sağlık da bu yaklaşımın önemli başlıklarından biri. Türkiye'de attığımız bu adım, küresel AXA vizyonunun yerel ölçekte somutlaşmış örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. İnsanların daha uzun ve daha sağlıklı yaşamalarına katkı sağlayan çözümler geliştirmek, aynı zamanda geleceğin sigortacılık modelini inşa etmek anlamına geliyor. Bu nedenle Phenome Omics iş birliğini yalnızca bir ürün veya hizmet geliştirme projesi olarak değil, geleceğin sağlık ekosistemine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.
*Önümüzdeki dönemde AXA müşterilerini longevity alanında bekleyen yeni sürprizler ve somut uygulamalar neler olacak?
Bugün sağlık sigortacılığı önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Gelecekte yalnızca tedavi masraflarını karşılayan poliçeler değil, sağlıklı yaşamı destekleyen ve riskleri azaltmaya odaklanan çözümler daha fazla ön plana çıkacak. Biz de bu dönüşümün bir parçası olarak önleyici sağlık hizmetlerini, dijital sağlık çözümlerini ve kişiselleştirilmiş sağlık deneyimlerini ürün ekosistemimizin daha güçlü bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde müşterilerimizin sağlıklarını daha yakından takip etmelerine yardımcı olacak yeni hizmetler, kişiselleştirilmiş sağlık önerileri ve dijital sağlık deneyimleri göreceğiz. Amacımız yalnızca poliçe sunmak değil; insanların daha sağlıklı, daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmelerine katkı sağlayan bütünsel bir sağlık ekosistemi oluşturmak.

(AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken)