USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN GR

-
-%

BIST 100

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:13 Ocak 2026 12:00

Kuşak çatışması değil, zorunlu evrim

Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, "Geleceğin iş dünyasında farkı yaratan kuşaklar değil, bu kuşakları ortak bir amaç etrafında buluşturabilen iş yeri kültürleri olacaktır” diyor.

Kuşak çatışması değil, zorunlu evrim

Son yıllarda iş dünyasının en kritik konularından biri haline geldi X, Y ve Z kuşaklarının bir arada verimli çalışması meselesi... Bu durumda yaşanan aksaklıkları yaygın olarak tanımlandığı gibi 'kuşak çatışması' olarak değil, 'iş kültürünün zorunlu evrimi' olarak gördüğünü belirtiyor Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere.

Yeşildere, iş hayatında ilk kez üç, hatta Geleneksel Kuşak ve Baby Boomer eklendiğinde beş kuşağın işe bakış, otorite algısı ve iletişim dili açısından bu denli farklı şekilde aynı çatı altında yer aldığını vurguluyor: "Bu tablo bize şunu söylüyor: Artık kurumların tek bir çalışan profiline göre sistem tasarlaması mümkün değil. Çalışma kültürü 'nasıl çalışılacağı'nı değil, 'neden ve ne üretileceğini' merkeze alarak evrilecek." Yeşildere, her kuşağın temel beklentilerinin farklılaştığını, bunun da çoklu çalışma modellerini zorunlu kıldığını ifade ediyor:

X kuşağı: Yapı, netlik ve sorumluluk arar.

Y kuşağı: Anlam, katılım ve geri bildirim bekler.

Z kuşağı: Hız, esneklik ve psikolojik güvenlik talep eder.

KUŞAK FARKLILIKLARINI DOĞUM TARİHİ ETRAFINDA TARTIŞMAK YETERLİ DEĞİL

Gelecekte aynı hedef için farklı çalışma biçimlerinin normalleştiği, çoklu modellerin birlikte var olduğu bir iş dünyası görülecek. Yeşildere'ye göre en besleyici alan ise kuşakların getirdiği bakış açısı çeşitliliği: X kuşağı deneyime dayalı risk okuması yaparken, Y kuşağı kararların insan ve müşteri etkisine odaklanır; Z kuşağı ise süreci sorgulayıp hızlandırır. Bu farklı yaklaşımların birleşimi, daha sağlıklı kararları ve daha dirençli organizasyonları ortaya çıkarıyor. Yeşildere, kuşaklararası etkileşimi artırmanın anahtarı olarak mentörlük ve tersine mentörlük uygulamalarının büyük değer yarattığını sözlerine eklerken kuşak farklılıklarını sadece doğum tarihi etrafında tartışmanın yeterli olmayacağının altını çiziyor. Yeşildere, "Örneğin ABD'deki Z kuşağı ile Türkiye'deki Z kuşağı arasındaki, hatta Beşiktaş ya da Kadıköy'deki Z kuşağı ile Esenyurt ya da Bağcılar'daki Z kuşakları arasındaki farkları da görmek gerekiyor" diyerek coğrafi ve sosyo-ekonomik değişkenlerin hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.

ÇATIŞMANIN KAYNAĞI: ZAMAN, BAĞLILIK VE İLETİŞİM

Yeşildere, kuşaklararası en çok çatışma yaratan konuları zaman, bağlılık ve iletişim dili olarak sıralıyor. Öyle ki X kuşağı için zaman, emeğin ve sadakatin göstergesiyken; Z kuşağı için esas ölçüt sonuç üretmek oluyor. X kuşağı uzun vadeli aidiyeti önemserken, Z kuşağı kurumu bir gelişim ve deneyim alanı olarak görüyor. Bu fark yönetilemezse taraflar birbirini 'fedakâr değil' ya da 'nankör' gibi etiketlerle tanımlayabiliyor. Geri bildirim ve iletişim dili farklılıklarına da değinen Yeşildere, Z kuşağı düzenli geri bildirim beklerken, X kuşağının bunu zaman zaman güvensizlik ya da denetim olarak algılayabildiğine dikkat çekiyor. Ayrıca Z kuşağının doğrudan ve hızlı iletişimi X kuşağı tarafından saygısızlık olarak okunabilirken, X kuşağının daha dolaylı yaklaşımı Z kuşağı için belirsizlik yaratabiliyor açıklamasında bulunuyor. Yeşildere, bu kırılmaların önüne geçmek için ortak bir iletişim zemini kurulmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor: "Geleceğin iş dünyasında farkı yaratan kuşaklar değil, bu kuşakları ortak bir amaç etrafında buluşturabilen iş yeri kültürleri olacaktır."

EN ÇOK OKUNANLAR