Yayın Tarihi:
04 Kasım 2026 16:04Güncelleme Tarihi:
04 Kasım 2026 16:04Güncelleme Tarihi:
04 Kasım 2026 16:04Yayın Tarihi:
04 Kasım 2026 16:04
CEO'LARA ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR
Etki kültürünün DNA'sının en tepeden başlayarak alınan kararlar ve gösterilen reflekslerle oluştuğunu dile getiren Murat Yeşildere; "CEO'nun davranışları, yöneticilerin ve çalışanların davranışlarına yön veriyor. Eğer bir organizasyonda tek öncelik kârı maksimize etmekse, herkes de davranışlarını bu hedefe göre şekillendiriyor. Bunun sonucunda çalışanlar arasında mutsuzluk, sessiz istifa ve zamanla kuruma yönelik mikro kopuşlar ortaya çıkabiliyor" diyor. Yeşildere'ye göre kültürü belirleyen ise liderlerin söylediklerinden çok, organizasyonun tamamına yukarıdan aşağıya verdikleri mesajlar ve yarattıkları davranış kalıpları. Yeşildere bu süreci şu sözleriyle özetliyor: "Çünkü kültür, kimse bakmazken ne yaptığınızla tanımlanıyor."
ETKİ KÜLTÜRÜNDEN ETKİ EKONOMİSİNE
Etki kültürünün etki ekonomisine dönüşebilmesi için iki temel unsuru barındıran bir çalışma modeli kurulması gerektiğini söyleyen Yeşildere, "İlki niyet, ikincisi de doğru ekip... Niyeti doğru, yani kurumun ve toplumun yarattığı etkiyi önemseyen; aynı zamanda işinde yetkin ve liyakat sahibi insanlarla çalışmak gerekiyor. Bu iki unsur bir araya geldiğinde, organizasyonun sistemi ve çalışma modeli çok daha sağlıklı işliyor. Ancak bunlardan biri eksik olduğunda sistem zorlanmaya başlıyor. Özellikle niyetin eksikliği, kurum kültürünü zayıflatabiliyor. Burada iyi niyetten kastım, herkesin sürekli iyi şeyler düşünmesi değil. Çalışanların, yöneticilerin ve hissedarların çevresel ve toplumsal etkiyi de gündemlerinde tutmaları, bu konuda fikir üretmeye ve değişime açık olmaları. Etki kültürü ancak bu yaklaşımın organizasyonun tamamında ortak bir anlayışa dönüşmesiyle kalıcı hale gelebilir" diyor.

BAŞARININ DEĞERİ YARATTIĞI ETKİDE SAKLI
Yeşildere'ye göre şirketlerde performansın nasıl tanımlandığı, kurum kültürünü de doğrudan şekillendiriyor. Çalışanlar çoğunlukla satış, kârlılık ve pazar payı gibi somut sonuçlar üzerinden ödüllendirilirken bu sonuçlara nasıl ulaşıldığı gözden kaçabiliyor. Oysa yüksek performans gösteren ancak ekibini yıpratan, birlikte çalıştığı insanları baskılayan liderlerin yarattığı başarıyı tek başına rakamlarla değerlendirmek yeterli değil. "Bir liderin ne başardığı kadar, bunu nasıl başardığını da anlamamız gerekiyor" diyen Murat Yeşildere, yetenek yönetiminde odağın sonuçların ötesine taşınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Podcastin tamamını dinlemek için TIKLAYINIZ